
Et ve Süt Kurumu tarafından gerçekleştirilen tereyağı ithalatı ve daha önce ithalat kapsamında sanayiciye verilen süt tozunun iç piyasada kullanımına izin verilmesi, süt üreticileri arasında tedirginliğe yol açtı. Sektör temsilcileri, kısa vadede fiyatları dengeleyen bu adımların uzun vadede üretimi zayıflatabileceği uyarısında bulunuyor.
Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği Başkanı Müslüm Doğru, yurt içinde artan krema ve tereyağı fiyatlarının ardından sanayicilerin daha düşük maliyetli ürün arayışıyla ithalat talep ettiğini belirterek, bu doğrultuda ESK aracılığıyla İtalya’dan tereyağı getirildiğini ifade etti. Doğru, uygulamaların kısa vadede piyasayı rahatlattığını ancak üretici açısından ciddi riskler barındırdığını dile getirdi.
Sektörde zaten zor bir süreç yaşandığını vurgulayan Doğru, şap hastalığı ve artan maliyetler nedeniyle birçok işletmenin kapandığını ya da hayvan sayısını azaltmak zorunda kaldığını söyledi. “Süt fiyatı biraz yükselmeye başlar başlamaz ithalat devreye giriyor. Bu durum üreticinin motivasyonunu kırıyor. Artık bu baskıdan bunaldık” diyerek tepkisini dile getirdi.
Öte yandan üretim maliyetlerindeki artış dikkat çekiyor. Çiğ süt fiyatının en son 22 Ocak’ta 22,22 TL olarak güncellendiğini hatırlatan Doğru, 28 Şubat sonrası yaşanan gelişmelerin ardından elektrik fiyatlarının yüzde 25, mazotun yüzde 34, yem maliyetlerinin ise yüzde 30 arttığını belirtti. Buna rağmen çiğ süt fiyatının sabit kalmasının üreticiyi zarara sürüklediğini vurguladı.
Sektör temsilcileri, bu dengenin korunamaması halinde hayvan kesimlerinin artabileceği ve bunun da ilerleyen süreçte süt ve süt ürünlerinde daha büyük fiyat artışlarına yol açabileceği uyarısında bulunuyor.
Üretici ile tüketici fiyatı arasındaki makasın da açıldığına dikkat çekiliyor. Çiğ süt fiyatı sabit kalmasına rağmen raflardaki süt ve süt ürünlerinin fiyatlarının yükseldiğini belirten Doğru, “Üreticinin sattığı fiyatın 3–3,5 katı markette karşımıza çıkıyor” diyerek zincir marketlerin sektörde belirleyici hale geldiğini savundu.
Uzmanlar, ithalat politikalarının kısa vadeli fiyat baskılaması yerine üretimi sürdürülebilir kılacak şekilde planlanması gerektiğini vurgularken, aksi halde Türkiye’de süt üretiminin daha da gerileyebileceği ve bunun hem üretici hem de tüketici açısından daha ağır sonuçlar doğurabileceği değerlendiriliyor.