Miras Satışlarında Yeni Dönem: İlk İhale Önce Mirasçılar Arasında Yapılacak

Miras kalan taşınmazların satışında önceliğin mirasçılara verilmesi, ortak mülkiyet kaynaklı uyuşmazlıklarda yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Düzenlemenin amacı aile mallarının korunmasını sağlamak ve mirasçılara öncelikli satın alma imkânı sunmak olarak değerlendiriliyor. Gözler şimdi uygulamanın sahadaki sonuçlarına çevrilmiş durumda.

Yayınlama: 23.06.2026 10:07

Miras yoluyla intikal eden taşınmazların satış süreçlerinde önemli bir değişiklik gündeme geldi. Yeni düzenlemeye göre, mirasçılar arasında anlaşmazlık nedeniyle satışa çıkarılan taşınmazlarda ilk açık artırma doğrudan dışarıdan alıcılara değil, öncelikle miras hakkı bulunan paydaşlar arasında gerçekleştirilecek.

Uzmanlar, düzenlemenin aile mallarının üçüncü kişilere geçmeden önce mirasçılar tarafından korunmasını amaçladığını belirtiyor.

Aile Mallarının Korunması Hedefleniyor

Mevcut uygulamada ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davaları sonucunda satışa çıkarılan taşınmazlar açık artırma yoluyla satılabiliyordu. Bu süreçte dışarıdan yatırımcılar veya üçüncü kişiler de ihaleye katılabiliyordu.

Yeni uygulamayla birlikte ilk aşamada yalnızca malik konumundaki mirasçıların ihaleye katılabilmesinin önü açılıyor. Böylece aileye ait taşınmazların öncelikle aile içinde kalması amaçlanıyor.

Tarla, Bağ, Bahçe ve Evleri Kapsayabilecek

Düzenleme kapsamında miras yoluyla intikal eden;

  • Tarım arazileri,
  • Arsalar,
  • Bağ ve bahçeler,
  • Konutlar,
  • Ticari taşınmazlar

gibi ortak mülkiyete konu olan birçok taşınmazın etkilenmesi bekleniyor.

Mirasçılar İçin Ne Değişecek?

Yeni sistemde ilk artırmada yalnızca paydaşların teklif verebilmesi sayesinde mirasçılar taşınmazı piyasa koşullarında kendi aralarında satın alma fırsatı elde edecek.

İlk artırmada satış gerçekleşmez veya gerekli şartlar oluşmazsa, sonraki aşamada genel katılıma açık satış yöntemine geçilebilecek.

Uzmanlardan Değerlendirme

Hukukçular, uygulamanın özellikle yıllardır süren miras anlaşmazlıklarında aile mallarının düşük bedellerle üçüncü kişilere geçmesinin önüne geçebileceğini belirtiyor.

Bununla birlikte bazı uzmanlar, uygulamanın satış süreçlerini uzatıp uzatmayacağının ve taşınmaz değerleri üzerindeki etkilerinin zaman içerisinde görüleceğini ifade ediyor.