
Türkiye’de televizyon ekranları, artık hikâye anlatmıyor; suçu parlatıyor, şiddeti pazarlıyor, çete kültürünü meşrulaştırıyor. Silahlı gruplar, mafya liderleri ve suç örgütleri; lüks araçlar, pahalı villalar ve “sefahat” sahneleriyle adeta özendiriliyor. Bu yapımlar, milyonların izlediği saatlerde gençliğe rol model diye sunuluyor.
Ekranlarda anlatılan hayat; emekle, ahlakla, adaletle değil, silahla, parayla ve korkuyla kazanılan bir güç masalı. Uyuşturucu kullanımı, alkol bağımlılığı ve yozlaşmış cinsellik “normal” bir yaşam tarzı gibi gösterilirken, şiddet sıradanlaştırılıyor. Sonuç ise sokakta karşımıza çıkıyor: Daha genç yaşta bıçaklanan çocuklar, çete diliyle konuşan ergenler, suçu güç sanan bir kuşak.
Bu tablo karşısında asıl soru şu: Bu içerikleri denetlemekle yükümlü kurumlar nerede?
Başta Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olmak üzere, denetim mekanizmalarının bu kadar açık bir zehirlenmeye karşı sessiz kalması artık basit bir ihmal değil; toplumsal bir sorumluluktur. Reyting gerekçesiyle göz yumulması, “sanatsal özgürlük” bahanesiyle geçiştirilmesi, suçu perdelemekten başka bir işe yaramıyor.
Bir de işin unutulan tarafı var:
Eski sinemalar.
Aileyi merkeze alan, insanı anlatan, iyilikle kötülük arasındaki çizgiyi net çizen filmler… Silahın değil sözün, zorbalığın değil vicdanın ağır bastığı Yeşilçam hikâyeleri… Bugün ise racon suçta, saygınlık şiddette, güç parayla ölçülüyor.
Uzmanlar, ekranlarda sürekli tekrar edilen bu şiddet ve suç imgelerinin, özellikle çocuklar ve gençler üzerinde doğrudan davranış etkisi oluşturduğunu vurguluyor. “Bir sabah uyanıp katil olan çocuk yok” diyenler, bu dönüşümün en büyük tetikleyicilerinden birinin ekran kültürü olduğuna dikkat çekiyor.
Bu bir dizi tartışması değil. Bu, toplumsal çöküşün ekranlardan normalleştirilmesi meselesidir. Ve artık açıkça söylenmesi gerekiyor: Bu düzeni görüp susanlar, sadece izleyenler, müdahale etmeyenler; yarın işlenen her suçun, dökülen her kanın ahlaki sorumluluğunu taşımaya devam edecektir. Çünkü bugün mafya ekranda alkışlanıyorsa, bedeli yarın sokakta ödenir.