Samsun’dan Rusya’ya yaş meyve ve sebze taşıyan Ro-Ro gemisi, Novorossiysk açıklarında dronların hedefi oldu. Saldırı sonrası gemide yangın çıkarken, üçü Türk vatandaşı dört mürettebat yaralandı. Geminin kaptanı saldırının Ukrayna tarafından düzenlendiğini ileri sürdü; ancak bu iddia henüz bağımsız kaynaklar veya resmî makamlar tarafından doğrulanmadı.
Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşın Karadeniz’de oluşturduğu güvenlik tehdidi, bu kez Türkiye bağlantılı bir ticaret gemisini vurdu.
Samsun’dan hareket ederek Rusya’nın Novorossiysk Limanı’na doğru ilerleyen NADEZHDA adlı Ro-Ro gemisi, limana yaklaşık 30 deniz mili kala insansız hava araçlarının saldırısına uğradı. Türkiye saatiyle 16.30 sıralarında gerçekleştiği bildirilen saldırının ardından gemide yangın başladı.
Olayda gemide görev yapan üç Türk vatandaşı ile bir yabancı uyruklu denizcinin yaralandığı açıklandı. Yaralı mürettebatın sağlık durumuyla ilgili ayrıntılı ve ortak bir resmî bilgilendirme henüz paylaşılmadı.
Geminin Türkiye’den Rusya’ya taze meyve ve sebze taşıdığı bildirildi. Ticari yük taşıyan sivil bir geminin çatışma bölgesinin doğrudan hedefi hâline gelmesi, Karadeniz’de çalışan denizcilerin karşı karşıya kaldığı tehlikenin boyutunu yeniden gözler önüne serdi.
Saldırının ardından başlayan yangına ilk müdahalenin gemi personeli tarafından yapıldığı, daha sonra bölgedeki deniz unsurlarından yardım istendiği aktarıldı. Denizcilik Genel Müdürlüğüne dayandırılan bilgilere göre gemi, Rus deniz birimlerinin desteğiyle güvenli bölgeye alındı.
Yangının geminin hangi bölümünde başladığı, yükte ne ölçüde hasar oluştuğu ve geminin yeniden sefere çıkabilecek durumda olup olmadığına ilişkin teknik incelemenin ardından açıklama yapılması bekleniyor.
Geminin kaptanı, saldırının Ukrayna tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürdü. Ancak dronların nereden gönderildiği ve saldırı emrinin kim tarafından verildiği henüz kesinleşmedi.
Rusya ve Ukrayna makamlarından olayın sorumluluğunu açık biçimde üstlenen veya reddeden doğrulanmış bir açıklama bulunmadığı için kaptanın değerlendirmesi şu aşamada iddia niteliği taşıyor.
Savaş ortamında yapılan ilk açıklamaların propaganda, yanlış değerlendirme veya eksik bilgi içerebileceği dikkate alınarak saldırının kaynağı teknik verilerle belirlenmeli. Dron kalıntıları, radar kayıtları, geminin seyir sistemi ve bölgedeki askerî hareketlilik incelenmeden herhangi bir ülkeyi kesin biçimde sorumlu ilan etmek doğru olmayacaktır.
Karadeniz’de son aylarda limanlara, enerji tesislerine ve ticari gemilere yönelik dron saldırılarının artması, bölgede çalışan mürettebat açısından büyük bir güvenlik sorunu oluşturuyor.
Novorossiysk, Rusya’nın petrol, tahıl ve farklı ticari ürünlerin sevkiyatında kullandığı en önemli Karadeniz limanlarından biri. Liman ve çevresi daha önce de insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırıların hedefi oldu. Rus makamları bu saldırıların Ukrayna tarafından düzenlendiğini savunurken, olayların tamamı bağımsız kaynaklarca doğrulanamadı.
Savaşın taraflarına ait askerî ve stratejik hedeflere yönelik saldırılarla sivil gemiler arasındaki sınırın giderek belirsizleşmesi, uluslararası deniz taşımacılığı açısından kabul edilemez bir risk meydana getiriyor.
Bir ticaret gemisinde çalışan denizcilerin taşıdıkları yük veya gittikleri liman nedeniyle hedef hâline gelmesi, savaş hukukunun ve seyir güvenliğinin ağır biçimde tartışılmasına yol açıyor.
Türkiye bağlantılı gemilerin Karadeniz’de art arda güvenlik tehdidiyle karşılaşması, olayların yalnızca şirketlerin veya gemi işletmecilerinin sorunu olarak görülemeyeceğini ortaya koyuyor.
Türk makamlarının saldırının ayrıntılarını araştırması, yaralı denizcilerin durumunu yakından takip etmesi ve olayın sorumlularının belirlenmesi için Rusya ve Ukrayna nezdinde girişimde bulunması gerekiyor.
Türkiye, daha önce Karadeniz’de Türk işletmeli bir tankerin hedef alınmasının ardından bu tür saldırıların can, mal, seyir ve çevre güvenliğine yönelik ciddi tehlike oluşturduğunu açıklamıştı.
Benzer açıklamalar yapılmasına rağmen ticari gemilerin hedef olmaya devam etmesi, yalnızca diplomatik kınamanın yeterli olmadığını gösteriyor. Ticaret rotaları için güvenli koridorların oluşturulması, gemilere bölgesel tehdit bilgilerinin zamanında ulaştırılması ve yüksek riskli bölgelere ilişkin yeni güvenlik tedbirlerinin değerlendirilmesi gerekiyor.
Saldırıların devam etmesi hâlinde yalnızca denizcilerin yaşamı değil, Türkiye ile Rusya arasındaki ticaret de doğrudan etkilenecek.
Gemi sahiplerinin yüksek risk nedeniyle ek sigorta primi ödemesi, navlun fiyatlarının yükselmesi ve bazı şirketlerin seferlerini askıya alması gündeme gelebilir. Taze meyve ve sebze gibi kısa sürede teslim edilmesi gereken ürünlerde yaşanacak gecikmeler ise ihracatçıya ciddi zarar verebilir.
Bu maliyetin sonunda üreticiye, taşımacıya ve tüketiciye yansıması kaçınılmaz olacaktır.
Karadeniz’in savaş alanına dönüşmesi, ülkeler arasındaki askerî hesaplaşmanın çok ötesinde bölgesel ticareti ve gıda tedarikini de tehdit ediyor.