Çalışanların banka hesaplarına yatırılan maaşlardan hangi şartlarda ve ne kadar kesinti yapılabileceği yeniden gündeme geldi. Mevcut mevzuata göre kesinleşmiş bir icra takibi bulunması hâlinde çalışanın maaşından kural olarak yüzde 25 oranında kesinti yapılabiliyor.
Maaş haczi uygulanabilmesi için borcun yasal takibe girmesi ve icra müdürlüğünün çalışanın işverenine haciz yazısı göndermesi gerekiyor. Kesinti banka tarafından kendiliğinden yapılmıyor; işveren, maaşın dörtte birini keserek ilgili icra dosyasına yatırıyor. Maaşın kalan yüzde 75’lik bölümü ise çalışana ödeniyor.
Bir çalışanın birden fazla icra dosyası bulunması durumunda bütün borçlar için aynı anda ayrı ayrı yüzde 25 kesinti yapılamıyor. Hacizler sıraya alınıyor; ilk dosyanın borcu tamamlandıktan sonra sıradaki dosya için kesintiye başlanıyor.
Örneğin net maaşı 40 bin lira olan bir çalışanın maaşına haciz gelmesi hâlinde genel uygulamaya göre aylık 10 bin lira kesiliyor. Kalan 30 bin lira çalışanın hesabına yatırılıyor. Net maaşı 60 bin lira olan bir çalışanda ise aylık kesinti 15 bin liraya ulaşıyor.
Nafaka borçları bu uygulamanın önemli istisnasını oluşturuyor. Mahkeme tarafından belirlenen güncel nafaka tutarı maaşın yüzde 25’inden fazla olsa bile tamamı kesilebiliyor. Birikmiş nafaka ve diğer borçlarda ise dosyanın niteliğine göre farklı değerlendirmeler yapılabiliyor.
Bankanın yalnızca kişinin maaş müşterisi olması veya aynı bankaya kredi ya da kredi kartı borcu bulunması, maaşın tamamına otomatik olarak el koyabileceği anlamına gelmiyor. İcra kararı bulunmadan veya geçerli bir tahsilat talimatına dayanmadan yapılan kesintiler hukuki itiraza konu olabiliyor.
Maaş haczinde yüzde 25’lik sabit oranı gelir düzeyine göre değiştirmeyi amaçlayan çalışmalar kamuoyuna yansımış olsa da kademeli yeni sistem henüz yürürlüğe girmiş değil. Bu nedenle mevcut uygulamada genel kesinti oranı maaşın dörtte biri olarak devam ediyor.