Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün aydınlatılması için aylardır mücadele eden baba Nizamettin Kabaiş bu kez doğrudan ölüm tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Kabaiş’e WhatsApp ve BİP üzerinden gönderilen mesajlarda silah fotoğrafı kullanıldığı, şikâyetinden vazgeçmemesi halinde kendisinin ve evinin hedef alınacağı yönünde açık tehditler savrulduğu belirtildi.
Tehdit mesajlarının, Diyarbakır merkezli 8 ilde gerçekleştirilen ve Rojin Kabaiş’in ailesinin de aralarında bulunduğu bazı aileleri hedef aldığı öne sürülen dijital yapılanmaya yönelik operasyonun hemen ardından gelmesi dikkat çekti.
Siber Suçlarla Mücadele ekiplerinin yürüttüğü soruşturmada dijital platformlarda “C47” ve “C99” isimleri altında örgütlenen grupların yasa dışı sorgu panellerinden elde edildiği değerlendirilen kişisel verileri kullanarak siber zorbalık, taciz, tehdit ve şantaj faaliyetlerinde bulunduğu tespit edilmişti. Operasyonda 10 şüpheli gözaltına alınırken, bunlardan 2’si tutuklanmıştı.
Ancak operasyonun ardından tehditlerin sona ermediği ortaya çıktı.
Nizamettin Kabaiş’in açıklamasına göre bu kez Türkiye’ye ait bir telefon numarası üzerinden hem WhatsApp hem de BİP aracılığıyla mesaj gönderildi. Mesajlarda silah fotoğrafının yanı sıra, “Şikâyetini çekmezsen bir tane mermi kafanda olur”, “Evi tarayacağım” ve “Şikâyetini çek, yoksa sen de Rojin’in yanına gidersin” şeklinde ölüm tehdidi içeren ifadeler kullanıldı.
Kabaiş, tehditlerin ardından yeniden emniyete giderek şikâyetçi olduğunu açıkladı.
Olay artık yalnızca sosyal medya üzerinden yapılan çirkin paylaşımlar veya siber zorbalık sınırında değerlendirilemeyecek kadar ciddi bir noktaya ulaşmış durumda. Bir babaya kızının ölümünü hatırlatarak silah fotoğrafıyla tehdit mesajı göndermek, doğrudan can güvenliğini hedef alan ağır bir suç iddiasıdır.
Üstelik Kabaiş, bu tehditlerin birkaç günlük olmadığını, yaklaşık 7-8 aydır farklı numaralardan benzer mesajlar aldığını söylüyor.
Baba Kabaiş, kendisinden çok çocuklarının güvenliği konusunda endişe duyduğunu belirterek tehditlere rağmen Rojin’in dosyasının peşini bırakmayacağını söyledi. Kendisini tehdit edenlerden korkmadığını ifade eden Kabaiş, kızının ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılıncaya kadar mücadelesini sürdüreceğini vurguladı.
Ortada cevap bekleyen son derece ciddi sorular var:
Bir ailenin kişisel bilgilerine kimler ulaşıyor? Yabancı ve Türkiye numaraları üzerinden aylarca tehdit mesajı gönderen kişiler kim? Operasyon sonrasında dahi tehditlerini sürdürebilecek cesareti nereden buluyorlar? Tutuklanan şüphelilerle son mesajları gönderen kişiler arasında bağlantı bulunuyor mu?
Ve en önemlisi, Nizamettin Kabaiş ile ailesinin can güvenliği için hangi koruyucu tedbirler alınacak?
Bir evladını kaybeden babanın bir de “şikâyetinden vazgeçmezsen seni de öldürürüz” tehdidi altında yaşamak zorunda bırakılması kabul edilemez.
Rojin Kabaiş dosyasının aydınlatılması için mücadele eden aileyi susturmaya yönelik olduğu öne sürülen her tehdit ayrı ayrı ortaya çıkarılmalı, mesajları gönderen kişiler tespit edilmeli ve varsa arkasındaki bağlantılar sonuna kadar araştırılmalı.
Çünkü artık mesele yalnızca bir tehdit mesajı değil. Bir babanın ve ailesinin can güvenliği söz konusu.