
Donald Trump, Venezuela’ya yönelik gerçekleştirildiği iddia edilen operasyonun perde arkasını aralarken daha önce kamuoyunda duyulmamış bir silahın adını telaffuz etti: “Discombobulator.”
Trump’ın açıklamaları, askeri çevrelerde ve savunma uzmanları arasında ciddi tartışma başlattı.
Trump, Venezuela’nın devrik lideri Nicolas Maduro’ya yönelik operasyonda ABD’nin “daha önce kullanılmamış askeri teknolojiler” kullandığını iddia etti.
New York Post’a verdiği röportajda, operasyon sırasında karşı tarafın radar ve roket sistemlerinin devre dışı kaldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Rus ve Çin yapımı roketleri vardı ama hiçbiri fırlatılamadı. Düğmelere bastılar ama hiçbir şey çalışmadı.”
Trump, söz konusu teknolojinin detaylarını paylaşmanın “yasak” olduğunu söyleyerek silahın adını “discombobulator” olarak açıkladı.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt’in aktardığı bir güvenlik görevlisi ifadesinde, Venezuela’da radar sistemlerinin aniden kapandığı ve “yoğun ses dalgasına benzer” bir etki hissedildiği ileri sürüldü.
İddiada yer alan ifadeler arasında “kafası patlayacakmış gibi hissetti” detayı da bulunuyor. Bu açıklamalar, silahın yalnızca elektronik sistemleri değil, insan algısını da etkileyebileceği yönündeki spekülasyonları artırdı.
Uzmanlara göre “discombobulator” adı verilen sistem büyük olasılıkla tek bir devrimsel silah değil, mevcut teknolojilerin kombinasyonu olabilir.
Olası bileşenler:
LRAD sistemleri yüksek frekanslı ses dalgalarıyla kalabalık kontrolü sağlamak için kullanılıyor ve yüksek yoğunlukta baş ağrısı, baş dönmesi ve yön kaybı yaratabiliyor.
Bazı askeri analistler ise sistemin yüksek güçlü mikrodalga silahı olabileceğini düşünüyor. Bu tür silahlar, fiziksel patlama olmaksızın elektronik devreleri yakabiliyor ve hedef sistemleri işlevsiz bırakabiliyor.
CNN’e konuşan ABD’li askeri yetkililere göre operasyon kapsamında 150’den fazla uçak kullanıldı. Bu uçaklar arasında bombardıman uçakları, savaş jetleri ve istihbarat platformlarının bulunduğu belirtildi.
Ayrıca hava savunma sistemlerinin siber operasyonlarla devre dışı bırakıldığı ifade edildi.
Savunma çevrelerinde iki görüş öne çıkıyor:
Uzmanlar, ABD’nin elektronik ve siber harp kapasitesinin zaten dünya çapında bilindiğini, bu açıklamanın caydırıcılık mesajı taşıyabileceğini değerlendiriyor.
ABD Savunma Bakanlığı tarafından “discombobulator” isimli spesifik bir silah sistemine dair resmi teknik açıklama yapılmış değil.
Şu aşamada:
Eğer iddialar doğruysa, bu tür sistemler gelecekte savaş alanında klasik mermi ve bombaların yerini alabilecek bir teknolojiye işaret ediyor olabilir.
Ancak uzmanların büyük bölümü, “discombobulator” ifadesinin bir kod isim ya da propaganda unsuru olabileceğini düşünüyor.
Net olan şu: Modern savaş artık sadece fiziksel değil; siber, elektronik ve algısal cephelerde yürütülüyor.