Okul Kapısında Bağış Tarifesi

Yayınlama: 10.09.2026 09:18

Türkiye genelinde 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala velilerin okul heyecanına masraf endişesi gölge düşürdü. Devlet okullarında eğitimin ücretsiz olduğu açıklanmasına rağmen kayıt, bağış, temizlik, güvenlik, fotokopi, yardımcı kaynak ve sınıf ihtiyaçları gibi farklı adlar altında para istendiğine yönelik şikâyetler yeniden gündeme geldi.

Ders zilinin 14 Eylül 2026 Pazartesi günü çalması beklenirken bazı veliler, çocuklarının okul kaydını tamamlayabilmek veya temel eğitim hizmetlerinden yararlanabilmek için kendilerinden ödeme talep edildiğini öne sürüyor. Kamuoyuna yansıyan şikâyetlerde taleplerin “zorunlu ücret” yerine çoğunlukla “bağış”, “okul-aile birliği desteği” ya da “sınıf ihtiyacı” adı altında iletildiği belirtiliyor.

Şikâyetlerde en sık karşılaşılan başlıkların başında kayıt parası geliyor. Bazı veliler, kayıt bölgesi içinde bulunan devlet okuluna çocuklarını yazdırmak isterken binlerce liralık ödeme talebiyle karşılaştıklarını iddia ediyor. Kayıt ücretinin açıkça istenmediği durumlarda ise bağış yapılmasının beklendiği, ödeme yapmayan velilerin farklı sınıflara yönlendirilmek veya kayıt işlemlerinin geciktirilmesiyle karşı karşıya kalmaktan endişe ettiği ifade ediliyor.

Basına ve şikâyet platformlarına yansıyan bazı örneklerde kayıt için 15 bin liraya ulaşan taleplerden söz edildi. Darıca’da bir devlet anaokuluna ilişkin şikâyette peşin ödeme için 15 bin, taksitli ödeme için 18 bin lira istendiği ileri sürüldü. Bu tutarlar bütün devlet okullarını temsil etmiyor; ancak ücretsiz olması gereken eğitimin daha okul kapısında aile bütçesine yük bindirdiği yönündeki tartışmayı büyütüyor.

Para talepleri yalnızca kayıt dönemiyle de sınırlı kalmıyor. Eğitim başladıktan sonra temizlik görevlisi, deterjan, sabun, tuvalet kâğıdı, güvenlik personeli, fotokopi, toner ve A4 kâğıdı gerekçe gösterilerek aylık veya dönemlik ödeme istendiği öne sürülüyor. Bazı sınıflarda perde, dolap, yazıcı, projeksiyon, akıllı tahta, klima, boya ve tadilat giderlerinin de velilere paylaştırıldığı belirtiliyor.

En ağır yüklerden birini ise yardımcı kaynaklar oluşturuyor. MEB tarafından ücretsiz ders kitabı dağıtılmasına rağmen test kitabı, soru bankası, deneme sınavı ve özel yayınevlerine ait eğitim setlerinin alınmasının istendiğine yönelik şikâyetler sürüyor. Bazı veliler, belirli bir yayınevi ya da satış noktasına yönlendirildiklerini, çocuklarının sınıfta geri kalmaması endişesiyle bu kitapları almak zorunda hissettiklerini ifade ediyor.

Yardımcı kaynak maliyetlerinin sınıf ve okul seviyesine göre birkaç yüz liradan başlayarak binlerce liraya ulaştığı, bazı paketler için 25 bin liraya varan rakamların konuşulduğu belirtiliyor. Bu iddialar bütün okullar için geçerli olmasa da ücretsiz ders kitabı politikasının, dışarıdan alınması istenen ek kaynaklar nedeniyle aile bütçesinde beklenen rahatlamayı sağlamadığı eleştirilerine yol açıyor.

Okul kıyafetlerinin yalnızca belirli bir mağazadan alınmasının istenmesi, ücretli etüt ve deneme kulüplerine yönlendirme, gezi, tiyatro, mezuniyet, fotoğraf çekimi ve öğretmenler günü organizasyonları için para toplanması da velilerin tepki gösterdiği diğer uygulamalar arasında bulunuyor. Servis ve yemek gibi hizmetler ücretli olabilse de velinin satın almadığı bir hizmete zorlanması veya eğitim hakkının ödeme şartına bağlanması kabul edilemez.

Sorunun yalnızca okul yönetimlerine yüklenmesi de tablonun tamamını açıklamıyor. Temizlik, güvenlik, kırtasiye, personel ve bakım giderlerinin kamu bütçesinden yeterince karşılanmaması, okul idarelerini velilerin cebine yöneltiyor. Ancak kamu kaynaklarındaki eksikliklerin çözümü, ekonomik kriz altında ezilen ailelerden sürekli para toplamak olmamalı.

Asgari ücretle geçinmeye çalışan, birden fazla çocuğu okuyan veya kira ve temel gıda harcamalarını karşılamakta zorlanan aileler için yüzlerce liralık her yeni talep ciddi bir yük oluşturuyor. Kayıt parası, temizlik ücreti, kıyafet, kaynak kitap ve servis giderleri üst üste eklendiğinde “ücretsiz eğitim” ifadesi birçok veli açısından kâğıt üzerinde kalan bir vaade dönüşüyor.

Devlet okullarında kayıt işlemleri ücretsiz olmak zorunda. Gönüllü bağış yapılabilir ancak bağış; kayıt, nakil, sınıf seçimi, not veya öğrencinin yararlanacağı temel hizmetlerin şartı hâline getirilemez. Elden para istenmesi, makbuz düzenlenmemesi veya ödemenin zorunlu tutulması durumunda velilerin mesajları, ödeme belgelerini ve yazışmaları saklaması önem taşıyor.

Veliler karşılaştıkları uygulamaları okul müdürlüğünün yanı sıra ilçe ve il millî eğitim müdürlüklerine, MEB İletişim Merkezi’nin 444 0 632 numaralı hattına ve CİMER’e bildirebilir. Ancak asıl sorumluluk şikâyet eden velinin omzuna bırakılmamalı; Bakanlığın okullar açılmadan önce denetimleri sıklaştırması, iddiaları tek tek incelemesi ve hangi ad altında olursa olsun zorunlu para talebine karşı açık yaptırım uygulaması gerekiyor.

Eğitim hakkı velinin ödeme gücüne, öğrencinin sınıfı ise ailesinin verdiği “bağışa” göre belirlenemez. Devlet okulunun ihtiyaçlarını karşılamak kamunun görevidir; ekonomik sıkıntının faturası okul kapısında velilere kesilemez.