Kayseri’nin Talas ilçesinde bulunan Erciyes Üniversitesi’nde rektörlük süreci yalnızca bir makam değişikliği olarak görülmüyor. Akademik birimlerden üniversite hastanelerine kadar uzanan geniş yapı; liyakatli kadrolar, şeffaf yönetim, çalışanların karar süreçlerine katılması ve sağlık hizmetlerindeki sorunların çözülmesi için güçlü bir yönetim bekliyor.
Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, 15 Eylül 2022’de dört yıllık dönem için göreve atanmıştı. Görev süresinin sona yaklaşmasıyla Yükseköğretim Kurulu, Erciyes Üniversitesi’nin de aralarında bulunduğu 12 üniversite için rektör adaylığı sürecini başlattı. Başvurular 17-31 Temmuz 2026 tarihleri arasında elektronik ortamda alındı.
Erciyes Üniversitesi rektörlüğü için onlarca akademisyen başvuruda bulundu. Aday sayısının yüksekliği, göreve yönelik ilgiyi gösterirken üniversite çevrelerinde asıl tartışma isimlerden çok yeni dönemde hangi yönetim anlayışının hâkim olacağı üzerinde yoğunlaşıyor.
Erciyes Üniversitesi sıradan bir yükseköğretim kurumu değil. Binlerce öğrencisi, akademik ve idari personeli, araştırma merkezleri, fakülteleri ve çevre illerden de hasta kabul eden sağlık kuruluşlarıyla Kayseri’nin en önemli kamu kurumlarından biri konumunda. Bu nedenle yapılacak atamanın etkisi yalnızca kampüs sınırlarında kalmayacak; kentin sağlık, bilim, eğitim ve ekonomik yapısını da doğrudan etkileyecek.
Üniversitedeki fakülteler yeni dönemde kadro dağılımının kişisel ilişkilere değil akademik yeterliliğe göre yapılmasını, görevlendirmelerde liyakatin esas alınmasını ve yöneticilerin eleştiriye açık olmasını bekliyor. Akademisyenlerin yayın, proje ve araştırma üretmesini isteyen bir yönetimin laboratuvar, bütçe, teknik personel ve çalışma ortamı ihtiyaçlarını da karşılaması gerekiyor.
Akademik başarı yalnızca törenlerde açıklanan sıralamalarla ölçülemez. Bilim insanının araştırma yapamadığı, genç akademisyenlerin gelecek kaygısı taşıdığı, bölümlerin teknik ve fiziki ihtiyaçlarının ertelendiği bir düzende kurumsal başarıdan söz etmek mümkün değildir. Yeni rektörün önündeki en önemli görevlerden biri, üniversite içinde güven duygusunu yeniden güçlendirmek ve başarı ölçütlerini herkes için açık hâle getirmek olacak.
Öğrenciler açısından da çözüm bekleyen geniş bir alan bulunuyor. Eğitim kalitesi, laboratuvar olanakları, yemekhane hizmetleri, ulaşım, barınma, kampüs güvenliği, sosyal alanlar ve mezuniyet sonrası istihdam bağlantıları yeni yönetimin doğrudan ilgilenmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor. Öğrencilerin yalnızca sayı olarak görüldüğü değil, karar süreçlerinde dinlendiği bir üniversite yönetimi talep ediliyor.
Rektörlük yarışının en kritik bölümünü ise Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastaneleri oluşturuyor. Üniversite hastaneleri Kayseri’nin yanı sıra çevre illerden gelen binlerce vatandaş için önemli bir sağlık merkezi niteliğinde. Hasta yoğunluğu, randevu ve muayene süreçleri, fiziki koşullar, tıbbi cihaz ihtiyacı, otopark ve ulaşım sorunları ile sağlık çalışanlarının çalışma şartları yeni dönemin ertelenemez gündemi olarak öne çıkıyor.
Üniversite hastanelerinin yalnızca bina ve yatak sayısıyla değerlendirilmesi yeterli değil. Hekimden hemşireye, teknisyenden temizlik personeline kadar bütün çalışanların güvenli ve sürdürülebilir şartlarda hizmet verebilmesi gerekiyor. Personel yetersizliği, ağır iş yükü veya teknik eksiklikler varsa bunların üzeri başarı açıklamalarıyla kapatılamaz. Sorunların açıkça tespit edilmesi ve bütçenin öncelikli ihtiyaçlara yönlendirilmesi şart.
ERÜ yönetimi, Tıp Fakültesi için planlanan 800 yataklı yeni hastane binasının 2026 yatırım programına alındığını açıkladı. Proje Kayseri adına önemli bir yatırım olmakla birlikte, yeni rektörün yalnızca inşaat sürecini takip etmesi yetmeyecek. Binanın finansmanı, tıbbi donanımı, personel planlaması ve mevcut sağlık hizmetlerinin inşaat döneminde aksamaması da şeffaf biçimde yönetilmeli.
Yeni yönetimden beklenen bir başka adım ise üniversite bütçesinin anlaşılır şekilde kamuoyuna açıklanması. Hangi fakülteye ne kadar kaynak ayrıldığı, hastanelerin ihtiyaçlarının nasıl karşılandığı, yatırımlarda hangi önceliklerin esas alındığı ve dışarıdan alınan hizmetlerin hangi yöntemlerle belirlendiği açık olmalı. Kamu kaynaklarının kullanıldığı bir kurumda hesap verebilirlik tercih değil zorunluluktur.
Erciyes Üniversitesi’nde rektörlük makamı; yalnızca protokol programlarına katılmak, ziyaret kabul etmek ve başarı mesajları yayımlamak için kullanılacak bir koltuk değildir. Bu makam, fakültelerde bilimsel üretimi artırmak, hastanelerde hizmet kalitesini yükseltmek, çalışanların hakkını korumak ve öğrencilerin geleceğine sahip çıkmakla yükümlüdür.
Kayseri’nin beklentisi isimlerin yarıştığı kapalı bir atama süreci değil; projelerin, yönetim anlayışlarının ve hedeflerin konuşulduğu açık bir dönemdir. Rektör adaylarının üniversite hastanelerine, fakültelere, akademik özgürlüğe, kadro politikasına ve öğrenci sorunlarına ilişkin programlarını kamuoyuna açıklaması gerekiyor.
Erciyes Üniversitesi’nin yeni dönemde ihtiyacı, yalnızca yeni bir isim değil; sorunları dinleyen, liyakati koruyan, hesap veren ve üniversiteyi ortak akılla yöneten bir rektördür. Fakülteler ile hastanelerin beklentisi açık: Makamı değil kurumu önceleyen bir yönetim.