Kayseri’nin tarihî merkezinde bulunan Tennuri Sokak’ın üzerine metrelerce dekoratif LED ışık ağı gerildi. Gündüz vakti kablo yığını gibi görünen sistemin hangi kurum tarafından, hangi proje kapsamında ve ne kadar harcanarak kurulduğu açıklanmış değil. Akşamları yeterli yaya hareketliliğinin bulunmadığı yönünde eleştirilerin dile getirildiği bir sokağa yapılan bu harcama, “Gerçek bir ihtiyaç mı karşılandı, yoksa vatandaşın parası görüntü uğruna havaya mı asıldı?” sorusunu gündeme getirdi.
Kayseri’nin Melikgazi ilçesine bağlı Cumhuriyet Mahallesi’ndeki Tennuri Sokak, günlerdir başların yukarı çevrilmesine neden olan bir uygulamayla gündemde.
Sokağın iki tarafı arasına gerilen taşıyıcı hatların üzerine binlerce küçük lambadan oluşan uzun dekoratif ışık perdeleri yerleştirildi. Geceleri ışıklı bir tavan görüntüsü vermesi amaçlanan sistem, gündüz saatlerinde ise sokak boyunca havada asılı duran büyük bir kablo ve plastik yığını izlenimi oluşturuyor.
Ortaya çıkan görüntü kadar cevaplanmayan sorular da dikkat çekiyor:
Bu uygulamayı hangi belediye yaptı?
Proje kimin tarafından hazırlandı?
Montaj için ne kadar ödeme yapıldı?
Işıkların satın alma bedeli ne kadar?
Elektrik tüketimini kim karşılayacak?
Bakım, söküm ve arıza masrafları hangi bütçeden ödenecek?
Sokaktaki esnafa ve mahalle sakinlerine görüşleri soruldu mu?
Sokağın akşam saatlerindeki gerçek ziyaretçi yoğunluğu ölçüldü mü?
Bu soruların hiçbiri kamuoyuna açık biçimde cevaplandırılmadan, belediyecilik adına gökyüzüne yeni bir “estetik uygulama” daha asılmış görünüyor.
Fotoğraflarda görülen uygulama, sektörde dekoratif LED perde, saçak aydınlatması veya sokak üstü ışık ağı olarak adlandırılıyor. Sistem, çelik taşıyıcı teller veya gerdirme halatları üzerine belirli aralıklarla bağlanan LED dizilerinden oluşuyor.
Böyle bir uygulamanın maliyeti yalnızca görünen lambalardan ibaret değil.
Taşıyıcı çelik teller, bağlantı aparatları, ankrajlar, enerji kabloları, elektrik panoları, kaçak akım koruma sistemleri, zamanlayıcılar, montaj araçları, işçilik, proje hazırlanması ve periyodik bakım da toplam harcamaya ekleniyor.
Üstelik sistem bir defa kurulup unutulmuyor.
Rüzgâr, kar yükü, yağmur, güneş, don, gevşeyen bağlantılar ve arızalanan LED grupları düzenli bakım gerektiriyor. Bir bölüm söndüğünde personel ve yüksek erişim aracı gönderilmesi, tellerin kontrol edilmesi ve arızalı parçaların değiştirilmesi gerekiyor.
Dolayısıyla vatandaş yalnızca ilk montaj ücretini değil, yıllarca devam edecek elektrik ve bakım giderlerini de ödemek zorunda kalabilir.
Öyleyse belediye çıkıp açıkça söylemelidir:
Tennuri Sokak’ın üzerine asılan bu sistemin ilk kurulum ve yıllık işletme maliyeti kaç liradır?
Tennuri Sokak, idari olarak Melikgazi ilçesinin Cumhuriyet Mahallesi’nde yer alıyor. Sokakta Kayseri Atatürk Evi Müzesi, tarihî yapılar, iş hanları ve çeşitli işletmeler bulunuyor. Kültür ve Turizm Bakanlığının kayıtları da Atatürk Evi Müzesi’nin Tennuri Sokak’ta bulunduğunu doğruluyor.
Ancak bir sokağın Melikgazi sınırlarında bulunması, üzerindeki her uygulamanın mutlaka Melikgazi Belediyesi tarafından yapıldığı anlamına gelmez. Kent merkezindeki bazı ana ulaşım, meydan, peyzaj ve dekoratif aydınlatma çalışmaları Büyükşehir Belediyesi tarafından da gerçekleştirilebiliyor.
Kayseri Büyükşehir Belediyesi, daha önce 27 Mayıs Caddesi’ndeki yaklaşık 60 aydınlatma direğinde bulunan LED figürlerin bakımını yaptığını kendi açıklamasında duyurdu. Bu durum, Büyükşehir Belediyesinin dekoratif kent aydınlatmaları üzerinde çalışma yürüttüğünü gösteriyor.
Öte yandan Melikgazi Belediyesi de 2026 yılında “Elektrik Malzemesi ve LED Aydınlatma Armatür Alımı” adıyla üç kısımdan oluşan bir kamu alımı gerçekleştirdi. İKN’si 2026/292301 olan ihalenin ürünlerinin Park ve Bahçeler Müdürlüğü Yeniköy tesislerine teslim edileceği açıklandı. İhale sonucunda 8 Nisan 2026 tarihinde 3 milyon 642 bin 195 TL bedelli sözleşme imzalandığı görülüyor.
Ancak burada çok önemli bir ayrım bulunuyor:
Söz konusu ihalenin varlığı, Tennuri Sokak’taki ışık perdesinin bu alımdan karşılandığı anlamına gelmez. Kamuya açık özet belgelerde Tennuri Sokak’ın adı veya fotoğraflardaki sistemin ayrıntılı kalemleri yer almıyor.
Bu nedenle kamuoyu tahmin yürütmek zorunda bırakılmamalıdır.
Melikgazi Belediyesi ile Kayseri Büyükşehir Belediyesi açıkça cevap vermelidir:
Melikgazi Belediyesinin 2026’daki elektrik ve LED armatür alımının yaklaşık maliyeti 4 milyon 682 bin 934 TL, sözleşme bedeli ise 3 milyon 642 bin 195 TL olarak kayıtlara geçti. İhalede altı geçerli teklif verildiği ve sözleşmenin özel bir şirketle imzalandığı görülüyor.
Bu bütçenin tamamının Tennuri Sokak için kullanıldığını söylemek doğru olmaz. İhalenin çok sayıda elektrik ve aydınlatma ürününü kapsaması mümkündür.
Ancak belediye, bu ışıkların söz konusu ihale kapsamında alınıp alınmadığını açıklamak zorundadır.
Alındıysa:
Kaç metre LED perde kullanıldı?
Birim fiyatı neydi?
Kaç bağlantı aparatı satın alındı?
Montaj mevcut belediye personeli tarafından mı yapıldı?
Yüklenici firmaya ayrıca montaj bedeli ödendi mi?
Sistem başka sokaklarda da kullanılacak mı?
Alınmadıysa hangi bütçe kaleminden karşılandı?
Doğrudan temin mi kullanıldı?
Başka bir ihale veya hizmet alımı mı yapıldı?
Yoksa daha önce alınmış belediye stoklarındaki malzemeler mi kullanıldı?
Bunların devlet sırrı olmadığı açıktır.
Ortada belediyenin kendi parası değil, vatandaşın vergisi vardır. Kamu ihale sisteminin temelinde de saydamlık, kamuoyu denetimi, ihtiyaçların uygun şartlarda karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması ilkeleri bulunuyor.
Tennuri Sokak’ta yaşayan ve çalışan bazı vatandaşların temel eleştirisi son derece açık:
“Akşam saatlerinde sokağın hareketliliği zaten sınırlı. Bu ışıklar kimin için asıldı?”
Elbette tarihî bir sokağın daha görünür, güvenli ve estetik hâle getirilmesine kimse karşı çıkmaz. Ancak aydınlatma çalışması yapılacaksa bunun turizm, güvenlik ve ticaret açısından gerçek bir planının bulunması gerekir.
Yalnızca yukarıya binlerce lamba asmak, bir sokağı turizm merkezine dönüştürmez.
Tarihî yapıların cepheleri bakımsızsa…
Kaldırımlar düzensizse…
Otopark karmaşası devam ediyorsa…
Araçlar yaya geçişini engelliyorsa…
Esnaf akşam erken saatte kepenk indiriyorsa…
Sokakta kültür, sanat veya turizm etkinliği yoksa…
İnsanları bölgeye çekecek kalıcı bir program hazırlanmamışsa…
Gökyüzüne asılan ışıklar yalnızca birkaç fotoğraflık görüntü üretir.
Kent yönetmek, karanlık bir sokağın üzerine parlak lambalar bağlayıp sorunun çözüldüğünü düşünmek değildir.
Asıl görev, o sokağı yaşayan bir şehir parçasına dönüştürmektir.
Tennuri Sokak sıradan bir arka sokak değildir. Atatürk Evi Müzesi, tarihî ibadet yapıları ve geleneksel Kayseri mimarisinin izlerini taşıyan alanlarla birlikte kentin kültürel merkezinde bulunuyor.
Böylesine önemli bir bölgede yapılacak müdahalenin bütüncül bir koruma ve canlandırma projesinin parçası olması gerekir.
Sokağın tarihî kimliğine uygun bir aydınlatma tasarımı hazırlandı mı?
Koruma kurulundan veya ilgili kültür birimlerinden görüş alındı mı?
Tarihî yapıların algısını kapatıp kapatmadığı değerlendirildi mi?
Işık rengi, parlaklık seviyesi ve çalışma saatleri hangi ölçüte göre belirlendi?
Cephelerin ve tarihî eserlerin önüne görsel bir kablo ağı oluşturulması şehir estetiği açısından incelendi mi?
Yoksa katalogdan beğenilen bir LED sistemi alınarak iki direk arasına gerilmekle mi yetinildi?
Tarihî bölgeye yapılan her parlak uygulama estetik değildir.
Bazen sade ve doğru bir aydınlatma, binlerce yanıp sönen lambadan daha değerlidir.
Kayseri’nin tarihî kimliği düğün salonu dekoruna çevrilemez.
Dekoratif ışıklandırmalar genellikle yalnızca gece görüntüleriyle tanıtılır. Belediyeler paylaşım yaparken sistemin ışıl ışıl yandığı kareleri gösterir.
Ancak aynı uygulamanın gündüz nasıl göründüğü çoğu zaman gözden kaçırılır.
Tennuri Sokak’taki fotoğraflarda, ışıklar kapalıyken gökyüzünde uzun bir kablo ve saçak ağı bulunduğu görülüyor. Sistem bazı açılardan sokağın üzerini örten düzensiz bir fileyi andırıyor.
Kent estetiği yalnızca hava karardıktan sonra değerlendirilmez.
Bir uygulama geceleri birkaç saat parlıyor diye gündüzleri oluşturduğu görsel kirlilik yok sayılamaz.
Belediyenin şu soruya cevap vermesi gerekir:
Gece görüntüsü için sokağın bütün gün kablo tavan altında bırakılması gerçekten doğru bir tasarım tercihi midir?
Kayseri’de vatandaşın belediyelerden beklediği çok sayıda temel hizmet bulunuyor.
Bozuk kaldırımlar…
Karanlık ara sokaklar…
Otopark sorunu…
Trafik karmaşası…
Yağmurda su biriken yollar…
Engellilerin kullanamadığı yaya güzergâhları…
Bakım bekleyen mahalle parkları…
Esnafın ekonomik sıkıntıları…
Bütün bu sorunların ortasında, bir sokağın üzerine dekoratif ışık ağı germek elbette yasak veya tek başına yanlış değildir.
Ancak kamu yönetiminde esas soru şudur:
Bu harcama gerçekten öncelikli miydi?
Bir belediye, temel sorunları çözmeden görüntü odaklı projelere yöneliyorsa vatandaşın tepki göstermesi son derece doğaldır.
Çünkü belediye bütçesi sınırsız değildir.
Bir noktaya harcanan para, başka bir ihtiyaç için kullanılamayan paradır.
Havaya asılan her ışığın karşılığında kaç kaldırım taşı yapılamadı?
Kaç karanlık sokak aydınlatılamadı?
Kaç ihtiyaç sahibi esnafa destek verilemedi?
Kaç altyapı arızası ertelendi?
Bu sorular popülizm değil, bütçe denetimidir.
Melikgazi Belediyesi ile Kayseri Büyükşehir Belediyesi, sorumluluğu birbirine bırakmadan ortak bir açıklama yapmalıdır.
Açıklamada şu bilgiler yer almalıdır:
Uygulamayı yapan kurumun adı,
Projenin resmî adı,
Kurulum tarihi,
Amaç ve gerekçe,
Toplam ışık ve kablo miktarı,
Satın alma veya ihale numarası,
Malzeme bedeli,
Montaj bedeli,
Toplam proje maliyeti,
Finansman kaynağı,
Yıllık tahmini elektrik tüketimi,
Bakım gideri,
Teknik güvenlik raporu,
Sistemin ne kadar süre kalacağı,
Sokağın gece hareketliliğine ilişkin çalışma,
Esnaf ve vatandaş görüşleri.
Bir belediye, yaptığı işin hesabını açıklayamıyorsa o uygulamayı başarı diye anlatamaz. “Şehrimizi güzelleştiriyoruz” cümlesi maliyet tablosunun yerine geçmez. “Vatandaşımız çok beğendi” sözü ihtiyaç analizinin yerine geçmez. “LED olduğu için az yakıyor” açıklaması toplam tüketim bilgisinin yerine geçmez. “Her şey mevzuata uygun” demek de belge göstermenin yerine geçmez.
Kayseri’de belediyecilik, giderek uygulamanın kendisinden çok nasıl göründüğüne odaklanan bir anlayışa dönüşmemelidir.
Şehir, sosyal medya için hazırlanan gece görüntülerinden ibaret değildir.
Şehrin gerçek yüzü gündüz ortaya çıkar.
Kabloların görünümü…
Kaldırımların durumu…
Esnafın kazancı…
Vatandaşın güvenliği…
Sokağın gerçek hareketliliği…
Harcamanın karşılığı…
Bunlar açıklanmadan, birkaç parlak fotoğraf üzerinden “estetik dokunuş” anlatısı kurulamaz. Tennuri Sokak’ın üzerine asılan ışıklar güzel olabilir.
Fakat kamu yönetiminde yalnızca güzel görünmek yetmez. Gerekli olacak. İşlevli olacak. Güvenli olacak. Ekonomik olacak. Şeffaf olacak.Ve hesabı verilecek.
Şimdi Melikgazi Belediyesi ile Kayseri Büyükşehir Belediyesine düşen görev, vatandaşı tahmin yürütmek zorunda bırakmadan açıkça konuşmaktır:
Bu ışıkları kim astı, neden astı ve halkın cebinden kaç lira çıktı?
Bu üç soruya cevap verilmediği sürece Tennuri Sokak’taki LED perde, bir şehir güzelleştirme çalışmasından çok, kamu parasının hangi öncelikle kullanıldığını sorgulatan parlak bir soru işareti olarak kalacaktır.
Kayseri’nin tarihî merkezine ışık asmak kolaydır. Zor olan, o ışığın faturasını ve gerekçesini halkın önüne koyabilmektir.