Kayseri Otogarı’nda Esnafa Reva Görülen Yer Bu mu? Lağım Kokusu, Egzoz ve Araçların Arasında Ticaret!

Yayınlama: 04.08.2026 07:25

Kayseri Şehirlerarası Otogarı’nın otopark bölümünde esnafa ayrıldığı belirtilen alan, daha hizmete açıldığı ilk günlerden itibaren ağır şikâyetlerin merkezine yerleşti. Kanalizasyonu andıran kötü koku, sürekli hareket hâlindeki araçlar, egzoz dumanı ve yayalar için elverişsiz trafik düzeni nedeniyle esnafın çalışmakta, vatandaşın ise alışveriş yapmakta zorlandığı ifade ediliyor. Kayseri’de daha uygun onlarca alan bulunabilecekken, esnafın neden otogar otoparkına sıkıştırıldığı açıklanmayı bekliyor.

Kayseri’de esnafı desteklemek amacıyla yapıldığı belirtilen bir düzenleme, daha başlangıçta yanlış yer seçimi tartışmasının gölgesinde kaldı.

Şehirlerarası Otogar’ın otopark bölümünde esnafa tahsis edilen alanın, hem ticaret yapılmasına hem de vatandaşların güvenli ve rahat biçimde alışveriş yapmasına uygun olmadığı ileri sürülüyor. Bölgeden yükseldiği belirtilen ağır kanalizasyon kokusu, sürekli giriş çıkış yapan araçların oluşturduğu karmaşa ve otopark içindeki düzensiz yaya hareketliliği, ortaya kabul edilmesi güç bir görüntü çıkarıyor.

Esnafa destek adı altında insanları araçların, egzoz dumanının ve kötü kokunun arasına yerleştirmek hizmet değildir.

Bu şehirde meydan mı kalmadı?

Fuar ve etkinlik alanı mı bulunamadı?

İnsanların rahatça yürüyebileceği, ailelerin güvenle ziyaret edebileceği, esnafın ürününü temiz ve düzenli bir ortamda sergileyebileceği tek bir uygun nokta mı yok?

Kayseri gibi geniş imkânlara sahip bir şehirde esnaf için otogar otoparkından başka bir yer bulunamaması, yerel yönetim ve organizasyon sorumlularının şehir planlama anlayışını ciddi biçimde sorgulatıyor.

ESNAFA DESTEK DEĞİL, ADETA CEZA ALANI

Bir organizasyon hazırlanırken önce insan düşünülür.

Esnafın hangi şartlarda çalışacağı, vatandaşın alana nasıl ulaşacağı, araçlarla yayaların karşı karşıya gelip gelmeyeceği, tuvalet ve temizlik imkânları, koku, gürültü, aydınlatma ve güvenlik gibi temel şartlar incelenir.

Bunların hiçbiri hesaplanmadan yalnızca boş görünen bir alanı tezgâhlarla doldurmak organizasyon yapmak değildir.

Otopark, adı üzerinde araçların giriş yaptığı, çıktığı, manevra yaptığı ve beklediği alandır. Böyle bir yerin ticaret alanına dönüştürülmesi, hem esnafı hem de müşterileri sürekli bir riskin içine bırakır.

Alışveriş yapmak isteyen vatandaş bir yandan tezgâhlara bakarken diğer yandan arkasından veya yanından geçen araçları kontrol etmek zorunda kalıyorsa burada ticari düzen kurulmuş sayılamaz.

Çocuklarıyla gelen ailelerin araçların arasında dolaşmak zorunda kaldığı bir alan güvenli değildir.

Yaşlıların, engellilerin ve bebek arabasıyla gelen ailelerin rahatça hareket edemediği bir yer erişilebilir değildir.

Esnafın bütün gün egzoz dumanı ve kötü koku altında beklediği ortam ise insani çalışma şartlarından uzaktır.

Buna “esnafa yer tahsisi” demek, ortaya çıkan kötü koşulları değiştirmiyor. Gerçek görüntü, esnafa destekten çok insanların elindeki ürünleri satabilmek için kötü şartlara razı edilmelerini andırıyor.

KANALİZASYON KOKUSU İDDİASI DERHÂL İNCELENMELİ

Alandan lağım veya kanalizasyonu andıran ağır bir koku geldiği yönündeki şikâyetler, meselenin yalnızca estetik bir sorun olmadığını gösteriyor.

Kötü kokunun kaynağı nedir?

Kanalizasyon hattında kaçak veya tıkanıklık mı bulunmaktadır?

Yağmur suyu ve atık su kanalları arasında bir sorun mu vardır?

Otopark çevresindeki mazgalların temizliği düzenli olarak yapılmakta mıdır?

Koku nedeniyle herhangi bir teknik inceleme gerçekleştirilmiş midir?

Bu sorulara cevap verilmeden alanda ticari faaliyetin sürdürülmesi doğru değildir.

Gıda, tekstil veya farklı ürünlerin sergilendiği bir yerde sürekli kanalizasyon kokusu bulunduğu iddia ediliyorsa, sorumlular önce etkinliği değil halk sağlığını düşünmelidir.

“Bir süre sonra geçer” veya “Rüzgârın yönüne göre geliyor” şeklindeki geçiştirici açıklamalar kabul edilemez. Kokunun kaynağı teknik ekiplerce belirlenmeli, ölçüm yapılmalı ve sonuç kamuoyuyla paylaşılmalıdır.

Esnafın sağlığı ve vatandaşın alışveriş güvenliği, bir organizasyonun devam ettirilmesinden daha önemlidir.

Bir alanda kötü koku şikâyeti varken insanları saatlerce orada tutmak, problemi çözmek yerine mağduriyeti normalleştirmektir.

OTOPARKIN İÇİNDE ESNAF ALANI KURMAK HANGİ PLANLAMANIN ÜRÜNÜ?

Şehirlerarası otogarlar zaten günün büyük bölümünde yoğun araç hareketliliğinin yaşandığı noktalardır.

Otobüsler, servisler, ticari taksiler, yolcu indiren özel araçlar ve otoparka girip çıkan sürücüler aynı bölgeyi kullanır. Böylesine hareketli bir ulaşım merkezinin otopark alanına tezgâhlar yerleştirmek, araç ve yaya trafiğini daha da karmaşık hâle getirir.

Bir aracın geri manevrası sırasında tezgâhlara yaklaşması mı beklenecek?

Otoparkta yer arayan sürücüler ile alışveriş yapan vatandaşlar aynı koridoru mu kullanacak?

Acil durumda ambulans, itfaiye veya polis aracı alana nasıl girecek?

Yangın veya panik anında insanların çıkış yapabileceği güvenli koridorlar belirlendi mi?

Araçlarla tezgâhlar arasında yeterli güvenlik mesafesi bırakıldı mı?

Yaya geçişleri dubalarla ve fiziki engellerle korunuyor mu?

Bunların tamamı, organizasyon kurulmadan önce cevaplanması gereken temel güvenlik sorularıdır.

Sadece birkaç güvenlik şeridi çekmek veya araçları yavaşlatan tabela koymak yeterli değildir. İnsanların alışveriş yaptığı alan, otopark trafiğinden fiziksel olarak ayrılmalıdır.

Aksi hâlde yaşanabilecek bir kazanın ardından “Gerekli uyarılar yapılmıştı” demek hiçbir sorumluyu kurtaramaz.

Önlem, kaza olduktan sonra alınmaz. Önlem, yanlış yer seçiminin daha başlangıçta reddedilmesidir.

KAYSERİ’NİN İMAJINA YAKIŞMAYAN BİR MANZARA

Şehirlerarası otogarlar, bir kente gelen ziyaretçilerin karşılaştığı ilk yerlerden biridir.

Başka bir şehirden Kayseri’ye gelen yolcu; terminalin temizliğine, düzenine, çevresindeki trafik akışına ve sunulan hizmetlere bakarak şehir hakkında ilk izlenimini oluşturur.

Otogarın otoparkında düzensiz tezgâhlar, araç karmaşası, kötü koku ve egzoz dumanı bulunduğu yönündeki görüntü ve iddialar Kayseri’nin tanıtımına katkı sağlamaz. Tam tersine, şehrin yönetim ve organizasyon kapasitesi hakkında olumsuz bir izlenim bırakır.

Bir tarafta “marka şehir”, “turizm şehri” ve “örnek belediyecilik” söylemleri kullanılacak; diğer tarafta şehre giriş kapısı niteliğindeki otogarın otoparkında esnaf kötü şartlara mahkûm edilecek…

Bu büyük bir çelişkidir.

Kayseri’nin tanıtımı yalnızca hazırlanan videolarla, afişlerle ve açılış törenleriyle yapılmaz. Şehrin gerçek yüzü; otogarında, pazarında, kaldırımlarında, toplu taşımasında ve vatandaşa sunduğu günlük hizmetlerde görülür.

Vitrin güzel gösterilip arka taraftaki kötü koku saklanamaz.

ESNAF FOTOĞRAF MALZEMESİ DEĞİLDİR

Esnafın tezgâhını açması, yetkililerin gelip fotoğraf çektirmesi ve organizasyonun başarıyla yapıldığının duyurulması gerçek destek anlamına gelmez.

Esnafa destek olmak için önce satış yapabileceği ortam hazırlanmalıdır.

Vatandaşın rahatça ulaşamadığı, araç trafiği nedeniyle girmekte tereddüt ettiği veya kötü koku nedeniyle uzun süre kalamadığı alanda esnaf nasıl kazanç sağlayacaktır?

İnsanların birkaç dakika durup uzaklaşmak istediği yerde tezgâh açan esnafın günlük cirosu nasıl artacaktır?

Ürünler egzoz dumanına ve otopark tozuna maruz kalıyorsa bunun hesabını kim verecektir?

Organizasyona katılan esnaftan herhangi bir ücret alındıysa, bu ücretin karşılığında hangi hizmetler sunulmuştur?

Elektrik, güvenlik, temizlik, lavabo, dinlenme alanı ve atık toplama hizmetleri yeterli midir?

Esnafın görüşü alan belirlenmeden önce sorulmuş mudur, yoksa hazırlanan yer kendilerine sonradan mı gösterilmiştir?

Esnaf, belediye veya işletme yöneticilerinin reklam çalışmasında kullanılacak dekor değildir. Geçimini sağlamaya çalışan insanların çalışma şartları ciddiyetle ele alınmalıdır.

Kendisine tahsis edilen yerin kötü olduğunu söyleyen esnaf nankörlük etmiş olmaz. Tam tersine, hizmetin eksikliğini dile getirerek yöneticileri görevlerini yapmaya çağırır.

KAYSERİ’DE DAHA UYGUN BİR ALAN BULUNAMADI MI?

Kayseri’de geniş meydanlar, etkinlik alanları, pazar yerleri ve ulaşım bakımından daha elverişli noktalar bulunurken neden otogarın araç otoparkı tercih edildi?

Bu karar hangi kurum tarafından alındı?

Kaç farklı alan değerlendirildi?

Trafik yoğunluğu analizi yapıldı mı?

Esnaf odalarının görüşü soruldu mu?

İtfaiye, zabıta, emniyet ve sağlık birimlerinden güvenlik değerlendirmesi alındı mı?

Alanın kanalizasyon, temizlik ve altyapı durumu önceden kontrol edildi mi?

Bu sorular cevapsız kaldığı sürece, yer seçiminin planlı bir değerlendirme sonucunda değil, “Boş alan var, tezgâhları buraya kuralım” kolaycılığıyla yapıldığı düşüncesi güçlenecektir.

Kayseri’nin ortasında esnafa yakışır bir yer hazırlamak bu kadar mı zor?

Kent merkezinde vatandaşın toplu taşımayla ulaşabileceği, araçlardan korunmuş, temiz, aydınlık ve düzenli bir alan oluşturmak için belediyenin imkânı mı yok?

İmkân varsa neden kullanılmadı?

Yoksa asıl hedef esnafın kazanması değil, bir organizasyon yapılmış görüntüsü vermek mi?

BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ VE OTOGAR İŞLETMESİ AÇIKLAMA YAPMALI

Kayseri Şehirlerarası Otogarı, Kayseri Büyükşehir Belediyesinin resmî sayfasındaki bilgiye göre 1 Aralık 2023’ten itibaren üç yıllığına Anadolu Terminal Hizmetleri A.Ş. tarafından işletiliyor. Dolayısıyla otogar içerisindeki alanların kullanımı, güvenliği, temizliği ve ticari düzeni konusunda hem işletmenin hem de ilgili belediye birimlerinin kamuoyunu aydınlatması gerekiyor.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve otogar işletmesi şu sorulara açıkça cevap vermelidir:

Esnafa ayrılan alanın otopark içinde kurulmasına kim karar verdi?

Yer seçimi yapılırken hangi güvenlik ve trafik raporları hazırlandı?

Alandaki kötü koku şikâyetleri hakkında inceleme yapıldı mı?

KASKİ veya ilgili teknik birimlerden görüş alındı mı?

Otopark içerisindeki yaya ve araç yolları nasıl ayrıldı?

Olası bir kazaya karşı hangi önlemler alındı?

Esnafın çalışma koşullarına ilişkin denetim gerçekleştirildi mi?

Organizasyona katılan esnafın görüş ve şikâyetleri kayıt altına alındı mı?

Alandaki şartlar düzelmezse etkinlik daha uygun bir yere taşınacak mı?

Kamu kurumları yalnızca olumlu haber yayımlamak için değil, eleştirileri cevaplandırmak için de vardır.

Kötü koku ve güvenlik şikâyetleri karşısında sessiz kalmak, problemin ortadan kalkmasını sağlamaz. Sessizlik yalnızca yöneticilerin sorumluluktan kaçtığı izlenimini güçlendirir.

KAZA YAŞANMADAN HAREKETE GEÇİLMELİ

Otopark içinde insan ve araç trafiğinin iç içe geçmesi, “Şimdiye kadar bir şey olmadı” denilerek savunulamaz.

Kamu yönetiminde başarı, kazanın yaşanmaması için önceden tedbir almaktır.

Bir çocuk aniden araç yoluna çıktığında mı alanın yanlış olduğu anlaşılacak?

Geri manevra yapan bir araç tezgâha çarptığında mı güvenlik şeridi oluşturulacak?

Kötü koku nedeniyle vatandaş veya esnaf sağlık sorunu yaşadığında mı altyapı kontrol edilecek?

Yönetim anlayışı sürekli olay yaşandıktan sonra müdahale etmeye dayanamaz.

Yetkililer, esnafı ve vatandaşları riske atan bir durum varsa bugün harekete geçmelidir. Alan geçici olarak kapatılmalı, teknik ve trafik incelemesi tamamlanmalı, eksikler giderilemiyorsa organizasyon daha uygun bir yere taşınmalıdır.

Bunu yapmak başarısızlığı kabul etmek değildir.

Asıl başarısızlık, yanlış olduğu görülen uygulamada ısrar etmek ve esnafı kötü koşullara mahkûm etmektir.

ESNAFA DESTEK SLOGANLA DEĞİL, İNSANCA ŞARTLARLA OLUR

Kayseri’de esnafa destek verildiği söyleniyorsa, önce esnafın insanca çalışabileceği bir ortam hazırlanmalıdır.

Kanalizasyon kokusu şikâyetlerinin bulunduğu, araç trafiğinin içinde kalan, egzoz dumanına açık ve müşterilerin güvenle dolaşamadığı bir yer esnafa sunulabilecek hizmet değildir.

Böyle bir alanı hazırlayıp daha sonra “Esnafımıza yer verdik” demek, sorumluluğun yalnızca en kolay kısmını yerine getirmektir.

Yer vermek yetmez.

O yer temiz olacak.

Güvenli olacak.

Vatandaşın rahatça ulaşabileceği bir noktada bulunacak.

Esnaf ürününü tozun ve egzozun içinde sergilemeyecek.

Yaya ile araç aynı koridoru paylaşmayacak.

İnsanlar kötü kokudan kaçmak yerine alışveriş yapabilecek.

Bunlar lütuf değil, en temel organizasyon şartlarıdır.

OTOGAR OTOPARKI TİCARET ALANI DEĞİLDİR

Kayseri’de daha uygun alanlar bulunabilecekken esnafı otogar otoparkına yerleştirmek, şehircilik açısından savunulması son derece güç bir karardır.

Otoparkın işlevi bellidir.

Ticaret alanının şartları bellidir.

Bu iki kullanımın hiçbir hazırlık yapılmadan birbirine karıştırılması; düzensizlik, güvenlik riski ve mağduriyet üretir.

Yetkililer ortaya çıkan eleştirileri küçümsemek yerine sahaya çıkmalı, esnafla ve vatandaşla doğrudan konuşmalıdır. Makam odasından yapılan değerlendirmeyle otoparkın içindeki koku, gürültü, egzoz ve trafik karmaşası anlaşılamaz.

Kayseri’nin yöneticileri, esnafa şu görüntüyü reva görmemelidir:

Bir tarafta park yeri arayan araçlar…

Bir tarafta bagaj açıp kapatan yolcular…

Bir tarafta hareket eden servisler…

Ortada tezgâhının başında müşteri bekleyen esnaf…

Üzerinde egzoz dumanı, çevresinde ağır koku…

Bu görüntü ne Kayseri’ye ne de alın teriyle geçimini sağlayan esnafa yakışır.

Şehir yönetmek, boş bulduğu yere tezgâh kurmak değildir. Doğru alanı seçmek, güvenliği sağlamak, altyapıyı hazırlamak ve insan onuruna yakışır koşullar oluşturmak zorunluluktur.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi ile otogar işletmesi ya bu alanı kısa sürede sağlık, güvenlik ve trafik açısından uygun hâle getirmeli ya da esnafı vakit kaybetmeden daha düzenli bir noktaya taşımalıdır.

Çünkü esnafa yer göstermek hizmet değildir.

Gerçek hizmet, o esnafın kötü kokuya, egzoz dumanına ve araçların arasındaki tehlikeye mahkûm edilmeden ekmeğini kazanabilmesini sağlamaktır.