
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen olağanüstü toplantının ardından yayımlanan ortak bildiri, uluslararası kamuoyunda tartışmaları beraberinde getirdi. Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 12 ülke, İran’ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarını kınarken, İran’a yönelik gerçekleştirilen saldırıların bildiride yer almaması dikkat çekti.
Toplantıya Türkiye, Azerbaycan, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Suriye ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları katıldı. Görüşmeler sonrası yayımlanan bildiride, İran’ın yerleşim alanları, enerji tesisleri ve kritik altyapıya yönelik balistik füze ve İHA saldırıları sert ifadelerle eleştirildi. Bu saldırıların uluslararası hukuka aykırı olduğu vurgulanarak askeri eylemlerin derhal durdurulması çağrısı yapıldı.
Ancak bildiride ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarına herhangi bir şekilde değinilmemesi, “tek taraflı yaklaşım” eleştirilerini gündeme taşıdı. Uzmanlara göre, yalnızca İran’ın hedef alınması ve İran’a yönelik saldırıların görmezden gelinmesi, bölgedeki gerilimi azaltmak yerine daha da derinleştirebilir.
Kamuoyunda da geniş yankı uyandıran gelişme sonrası sosyal medyada çok sayıda kullanıcı, “İran’a yapılan saldırılar neden yok sayılıyor?” ve “Uluslararası hukuk herkes için geçerli değil mi?” sorularını gündeme taşıdı. Yapılan yorumlarda, bildirinin dengeli bir yaklaşım sergilemediği ve çifte standart algısını güçlendirdiği ifade edildi.
Orta Doğu’da tansiyonun her geçen gün yükseldiği bir dönemde, diplomatik metinlerdeki bu yaklaşımın bölgesel dengeler ve uluslararası güven ortamı üzerindeki etkisi tartışılmaya devam ediyor.