
Gültekin Uysal, son dönemde kamuoyunu derinden sarsan cinayetlere ilişkin dikkat çeken bir açıklama yaptı. Demokrat Parti Genel Başkanı Uysal, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede, tahliyeler sonrası art arda yaşanan suç ve cinayetlerin tesadüf olmadığını vurgulayarak, “Katillerle ilgili konuşmadığımız, görmezden gelinen gerçekler var” ifadelerini kullandı.
Uysal, Ahmet Minguzzi, kız kardeşi ve annesini korumaya çalışırken hayatını kaybeden Hakan Çakır ve son olarak öldürülen Atlas Çağlayan cinayetlerine dikkat çekerek, ceza infaz sisteminin siyasi iktidarın inisiyatifine bırakılmasının ülkede cezasızlık algısını büyüttüğünü söyledi. Her tahliyenin ardından yeni bir suçun işlendiğini belirten Uysal, mevcut sistemin suçluyu caydırmak yerine cesaretlendirdiğini savundu.
“Türkiye’de ‘suça sürüklenen çocuk’ kavramı, sosyal çöküşü perdeleyen bir mazerete dönüştü” diyen Uysal, özellikle kasten öldürme gibi ağır suçlarda failin yaşının mutlak bir dokunulmazlık zırhına çevrilmesini sert sözlerle eleştirdi. Bu yaklaşımın ne rehabilitasyona hizmet ettiğini ne de yeni suçların önüne geçtiğini ifade eden Uysal, tam tersine hukuk devletini aşındıran bir sonuç ürettiğini dile getirdi.
Açıklamasında sorunun cezanın sertliği değil, adalet duygusu veren tutarlı ve inandırıcı bir ceza sistemi olduğunu vurgulayan Uysal, çocukları koruyamayan bir devletin cinayetler sonrası sadece kavramların arkasına saklanmasını “ahlaki ve siyasal bir iflas” olarak nitelendirdi. Eğitimden sosyal politikalara kadar birçok alanda yaşanan çöküşün, çocukları ve gençleri şiddetin içine ittiğini belirten Uysal, televizyon yapımlarında suç ve çeteleşmenin normalleştirilmesine de “Artık buna dur denilmeli” sözleriyle tepki gösterdi.
Gültekin Uysal, açıklamasını “Evlatlarımızın katilleri en ağır şekilde cezalandırılmalı, bu cesaret sarmalı ortadan kaldırılmalıdır. Şiddeti üreten koşullarla yüzleşmeyen her siyasal iktidar, dökülen her kanın sorumluluğunu taşımaya devam eder” diyerek tamamladı.