REKTÖRLÜK ATAMASI ÖNCESİ BÖHÜRLER ERÜ’DE: ZİYARET DESTEK MESAJI MI?

Yayınlama: 15.08.2026 17:52

Erciyes Üniversitesi’nde yeni rektörün belirleneceği kritik süreç işlerken gözler bu kez akademisyenlerden çok siyasetin üzerine çevrildi. Kayseri kulislerinde, Erciyes Üniversitesi ve Kayseri Üniversitesi için rektörlük başvurusu yapan çok sayıda akademisyenin AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler ile görüşmek istediği, bu sayının yaklaşık 70’e ulaştığı ileri sürülüyor.

Bu rakamı doğrulayan kamuya açık resmî bir ziyaret listesi bulunmuyor. Ancak iddia doğruysa ortada cevap bekleyen çok ciddi bir soru var:

Ayşe Böhürler’in rektörlük atamasında görevi ne?

Çünkü YÖK’ün Erciyes Üniversitesi’nin de aralarında bulunduğu 12 üniversite için açtığı rektör adaylığı başvuruları 17-31 Temmuz 2026 arasında gerçekleştirildi. Ayşe Böhürler bu sürecin başvuru makamı değil, YÖK üyesi değil ve rektör atayan makam da değil. TBMM kayıtlarında Böhürler’in sıfatı AK Parti Kayseri Milletvekilliği. Rektörlük adaylarını değerlendirme veya atama konusunda kendisine verilmiş özel bir yetki görünmüyor.

O halde onlarca profesörün yolunun neden özellikle bir milletvekilinin makamına düştüğü açıklanmaya muhtaçtır.

Üstelik Kayseri’de tek AK Parti milletvekili Ayşe Böhürler değil. AK Parti’nin kentte Hulusi Akar, Şaban Çopuroğlu, Murat Cahid Cıngı, Sayın Bayar Özsoy ve daha sonra partiye katılan Dursun Ataş gibi başka milletvekilleri de bulunuyor. 2026 itibarıyla Kayseri’nin TBMM’de toplam 10 milletvekili var.

Dolayısıyla ortaya çok basit bir soru çıkıyor: Madem rektör adaylarının amacı Kayseri’nin siyasi temsilcilerine üniversite projelerini anlatmak, neden özellikle Ayşe Böhürler?

Neden Hulusi Akar değil?

Neden Şaban Çopuroğlu değil?

Neden Murat Cahid Cıngı veya diğer milletvekilleri değil?

Kayseri kulislerinde dile getirilen “adayların Böhürler üzerinde yoğunlaştığı” iddiası doğruysa, bunun sıradan bir nezaket ziyareti açıklamasıyla geçiştirilmesi kolay görünmüyor. Çünkü akademisyenlerin bir siyasetçinin rektörlük sürecinde etkili olduğuna inanmaları bile başlı başına tartışılması gereken bir durumdur.

Üstelik Ayşe Böhürler ile mevcut Rektör Prof. Dr. Fatih Altun arasındaki kurumsal temas yeni değil.

Erciyes Üniversitesi’nin kendi resmî kayıtları bu ilişkinin yıllardır oldukça görünür olduğunu gösteriyor.

Mart 2024’te Erciyes Üniversitesi Senato Salonu’nda gerçekleştirilen “Toplumda Sosyolojik Gelişmeler” toplantısında Fatih Altun, Böhürler için dikkat çekici ifadeler kullandı. Altun, Böhürler’in gayretini ve enerjisini takdir ettiğini belirterek, üniversite ev sahipliğinde milletvekiliyle “birçok alanda” birlikte programlar yaptıklarını açıkça söyledi.

Bu tek bir ziyaret de değildi.

Mart 2025’te Böhürler, AK Parti Kayseri İl Başkanı Hüseyin Okandan ve Rektör Fatih Altun birlikte Erciyes Teknopark’ın ikinci gelişme bölgesindeki yatırımları ziyaret etti. Bu buluşma da Erciyes Üniversitesi tarafından resmî haber olarak yayımlandı.

Şubat 2026’da Böhürler bir kez daha Erciyes Üniversitesi’ndeydi. KADEM tarafından üniversitede düzenlenen Genç KADEM Söyleşileri’nin konuğu olan Böhürler’in bulunduğu programda yine Rektör Fatih Altun ve üniversite yönetiminden isimler vardı.

Elbette bir milletvekilinin kentindeki üniversiteyi ziyaret etmesinde tek başına olağan dışı hiçbir şey yok.

Bir milletvekili üniversitenin bilimsel çalışmalarını takip eder, öğrencilerle buluşur, projeleri inceler, akademisyenleri dinler. Bunların tamamı siyasi temsil görevinin doğal parçası olarak değerlendirilebilir.

Ama işin rengi rektörlük atama süreci başlayınca değişiyor.

Çünkü Fatih Altun’un ilk ataması 15 Eylül 2022’de Cumhurbaşkanı kararıyla gerçekleşti. Dört yıllık dönemin sonuna yaklaşılırken 2026’da yeni rektörlük başvurularının alınmasıyla Altun’un geleceği de yeniden gündeme geldi. Yerel basında Altun’un görevine devam etmek istediği ve yeniden atanmasının konuşulduğu haberleri yayımlandı.

Tam da böyle bir dönemde, çok sayıda rektör adayının Böhürler’in kapısını çaldığı ileri sürülüyorsa artık “tesadüf” demeden önce soruları sormak gerekir.

Adaylar Böhürler’i neden önemli görüyor?

Böhürler adaylarla hangi sıfatla görüşüyor?

Adayların projelerini mi dinliyor?

Adaylar hakkında kanaat oluşturuyor mu?

Bu kanaatini AK Parti Genel Merkezi’ne, YÖK’e veya Cumhurbaşkanlığına aktarıyor mu?

Herhangi bir isim için referans oluyor mu?

Ve hepsinden önemlisi, mevcut Rektör Fatih Altun’un ikinci döneminden yana mı?

Bugün bu sorunun sorulması için yeterince dikkat çekici bir siyasi görüntü vardır. Çünkü bir tarafta yıllardır aynı programlarda yan yana gelen Ayşe Böhürler ile Fatih Altun var. Diğer tarafta mevcut rektörün yeniden görev almak istediğine ilişkin haberler var.

Öbür tarafta ise onlarca rektör adayının Böhürler’le temas kurduğu iddiası var. Bütün bunlar aynı takvimde birleştiğinde Kayseri kamuoyunun “Ayşe Böhürler neden?” diye sorması son derece doğaldır.

Dahası, gerçekten yaklaşık 70 adayla görüşüldüyse bu da açıklanmalıdır.

Kaç aday geldi?

Kimlerle görüşüldü?

Görüşmeler Böhürler’in talebiyle mi, adayların talebiyle mi gerçekleşti?

Diğer Kayseri milletvekilleriyle neden aynı yoğunlukta görüşme yapılmadı?

Görüşülen isimler hakkında Ankara’ya herhangi bir değerlendirme gönderildi mi?

Bunlar kişisel merak soruları değildir. Erciyes Üniversitesi gibi Türkiye’nin önemli devlet üniversitelerinden birinin yönetiminin nasıl belirlendiğine ilişkin şeffaflık sorularıdır.

Üstelik burada akademisyenlerin de kendilerine sorması gereken bir soru var:

Bir profesörün rektörlük yolculuğu neden milletvekili makamından geçsin?

Profesörün elinde bilimsel yayınları, araştırmaları, projeleri, uluslararası bağlantıları, üniversite için hazırladığı yönetim modeli ve akademik geçmişi varsa bunların değerlendirilmesi gereken yer siyasi makamlar mı olmalıdır?

Bir rektör adayının “Şu milletvekili beni destekliyor” görüntüsüne ihtiyacı varsa, üniversitelerde liyakat tartışmasını nasıl bitireceğiz?

Asıl rahatsız edici olan nokta da burada. Ayşe Böhürler hiçbir adaya destek vermiyor olabilir. Adayları yalnızca milletvekili sıfatıyla dinliyor da olabilir. Ama onlarca profesör kendisini ziyaret etmeyi rektörlük yolunda önemli görüyorsa, bu algının neden oluştuğunu açıklamak da siyasetin sorumluluğundadır.

Ayşe Böhürler açısından bu tartışmayı bitirmenin yolu son derece basittir: “Rektörlük atamasında hiçbir resmî görevim yoktur. Hiçbir adayın arkasında değilim. Görüştüğüm bütün adaylara eşit mesafedeyim ve hiçbir isim için siyasi referans vermedim.” Böyle bir açıklama varsa kamuoyunun önüne konulur ve tartışmanın önemli kısmı kapanır. Ama böyle bir açıklama yoksa sorular devam edecektir. Çünkü Erciyes Üniversitesi AK Parti’nin il teşkilatı değildir.

Rektörlük makamı da milletvekillerinin siyasi nüfuzlarını ölçtüğü bir koltuk olmamalıdır.

Kayseri’de bu kadar milletvekili ve bu kadar siyasi aktör varken rektör adaylarının yolunun özellikle Ayşe Böhürler’e düştüğü iddiası doğruysa, kamuoyu bunun nedenini bilmelidir.

Hele mevcut Rektör Fatih Altun ile yıllardır devam eden yakın ve görünür kurumsal temas düşünüldüğünde, sorulması gereken soru artık daha da nettir:

Ayşe Böhürler Erciyes Üniversitesi’nde yalnızca Kayseri milletvekili sıfatıyla mı bulunuyor, yoksa rektörlük atamasında adayların etkili olduğuna inandığı bir siyasi kapı haline mi geldi?

Rektörlük atamasına bu kadar kısa süre kala bu soruların cevapsız bırakılması, üniversitenin üzerinde siyasi gölge olduğu yönündeki tartışmaları azaltmaz; tam tersine büyütür. Erciyes Üniversitesi’nin ihtiyacı kapalı kapılar ardındaki siyasi referans tartışması değil; hangi adayın hangi akademik ve idari başarısıyla öne çıktığının açıkça konuşulduğu bir süreçtir. Çünkü üniversitelerin kapısından içeri girmesi gereken şey siyasal nüfuz değil, bilim ve liyakattir.