
ABD merkezli finans ajansı Bloomberg, Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi geleceği ve olası halefine ilişkin kapsamlı bir analiz yayımladı. Yaklaşık 20 yılı aşkın süredir Türk siyasetini domine eden Erdoğan’ın ardından kimin geleceği sorusunun Türkiye’de uzun süre tabu olarak görüldüğü belirtilen analizde, son dönemde yeni bir ismin giderek daha fazla konuşulmaya başlandığı ifade edildi: Bilal Erdoğan.
Bloomberg analizinde, “Her şeyin Erdoğan ve yakın çevresi tarafından planlandığı bir ülkede, Cumhurbaşkanı’nın küçük oğlu son dönemde çok daha görünür hale geldi” ifadelerine yer verildi. Bilal Erdoğan’ın devlet ajanslarında daha sık yer aldığı, yurt dışı ziyaretlerinde üst düzey heyetlerde bulunduğu ve kamuoyunda eskisine kıyasla daha fazla görünür olduğu vurgulandı.
Analiz, Ankara’daki AK Parti kulislerine yakın kaynaklara dayandırılarak, parti içinde iktidarın geleceği ve olası geçiş senaryolarının kapalı kapılar ardında daha sık konuşulmaya başlandığını aktardı. Bu tartışmalarda, Bilal Erdoğan’ın siyasete aktif olarak girmesi ve potansiyel liderlik rolü üstlenmesi ihtimalinin masaya yatırıldığı ifade edildi.
Bloomberg muhabirleri Selcan Hacaoğlu ve Fırat Kozok imzasıyla yayımlanan analizde, Bilal Erdoğan’ın gayriresmî bir siyasi liderlik eğitimi aldığı, kendisine sadık bir destek ağı oluşturduğu ve hem parti hem de hükümet içinde bazı üst düzey isimlerin belirlenmesinde etkili olduğu iddia edildi.
Analizde, muhalefetin öne çıkan isimlerinden Ekrem İmamoğlu’na da geniş yer ayrıldı. Bloomberg, İmamoğlu’nun tutuklu bulunmasının ve ağır ceza riskiyle karşı karşıya olmasının, seçimlere katılma ihtimalini zayıflattığını, bu durumun da siyasi dengeleri etkileyebileceğini kaydetti. Analizde, söz konusu suçlamaların muhalefet ve destekçileri tarafından siyasi amaçlı olarak nitelendirildiği hatırlatıldı.
Bloomberg’in analizinde, olası bir geçiş için şu senaryo dile getirildi:
Parti içi kaynaklara göre Erdoğan’ın seçimleri kazanması halinde, AK Parti genel başkanlığının kademeli olarak Bilal Erdoğan’a devredilmesi mümkün olabilir. Ardından Bilal Erdoğan’ın cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atanmasının anayasal olarak mümkün olduğu ifade edildi.
Bloomberg’in yorum taleplerine ise Erdoğan’ın ofisi, AK Parti yetkilileri ve Bilal Erdoğan’ın yanıt vermediği belirtildi.
Analizde Erdoğan için en büyük riskin derinleşen yaşam maliyeti krizi olduğu vurgulandı. Milyonlarca emekliyi de etkileyen ekonomik sıkıntıların, iktidarın toplumsal desteğini aşındırabileceği ifade edildi. Bununla birlikte, enflasyonun yavaş da olsa gerilemesinin, tüketici güvenini artırarak olası seçim sonuçlarını etkileyebileceği kaydedildi.
Bir diğer başlıkta ise yeni barış sürecinin geleceği öne çıkarıldı. Bloomberg’e göre Erdoğan, sürecin başarıya ulaşması halinde bunu siyasi bir zafer olarak sunabilir; başarısızlık halinde ise milliyetçi seçmeni konsolide etmek için daha sert politikalara yönelebilir.