Google’da Karalama Yorumu Yazanlar Dikkat: Bedeli Ağır Olabilir!

Google Maps üzerinden işletmeleri hedef alan sahte yorumlar, hakaretler ve gerçek dışı suçlamalar hukuki sorumluluk doğurabiliyor. Türkiye’de olayın niteliğine göre hakaret, iftira ve haksız rekabet hükümleri uygulanabilirken, zarar görenler tazminat da isteyebiliyor. Ancak her olumsuz yorum suç sayılmıyor; tüketici eleştirisi ile hukuka aykırı saldırı arasındaki ayrım belirleyici oluyor.

Yayınlama: 16.10.2026 00:47

TÜRKİYE — Restoranlardan otellere, mağazalardan hizmet işletmelerine kadar birçok kuruluş hakkında Google Maps üzerinden değerlendirme yapılabiliyor. Bu yorumlarda kullanılan ifadeler ise yalnızca platform kuralları bakımından değil, Türk hukuku açısından da sonuç doğurabiliyor.

Mevzuatta “Google yorumu ile karalama” adıyla ayrı bir suç bulunmuyor. Buna karşılık yorumun içeriği, hedef aldığı kişi, gerçeklikle ilişkisi ve paylaşılma amacı; mevcut suç tipleri ve tazminat hükümleri kapsamında değerlendirilebiliyor. İşletmeye yönelik kötüleme bakımından Türk Ticaret Kanunu, kişiye yönelik hakaret ve belirli nitelikteki asılsız isnatlar bakımından Türk Ceza Kanunu önem taşıyor.

Bir yıldız vermek suç değil, yorumun içeriği belirleyici

Google’ın kuralları, gerçek bir deneyime dayanan olumsuz değerlendirmelere izin veriyor. Bir müşterinin hizmetten memnun kalmaması, fiyatı yüksek bulması veya ürünü beğenmemesi, tek başına sahte yorum anlamına gelmiyor.

Buna karşılık gerçek bir deneyim yaşanmadan yazılan değerlendirmeler, bir kişinin birden fazla hesap kullanarak puanı etkilemesi ve rakip işletmenin itibarını zedelemek için yapılan paylaşımlar platformun yasakladığı davranışlar arasında bulunuyor.

Bu nedenle “Yemeği beğenmedim” şeklindeki kişisel değerlendirme ile yaşanmamış bir olayı yaşanmış gibi anlatmak aynı kapsamda ele alınamıyor. Hukuki değerlendirmede yorumun bütünü, bağlamı ve ilgili suçun unsurları dikkate alınıyor.

Kişiyi hedef alan hakarette hapis veya adli para cezası

Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesi, bir kişinin onur ve saygınlığına saldıran belirli nitelikteki isnatları veya sövmeyi yaptırıma bağlıyor. Suçun temel şekli için üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülüyor.

İşletme sahibi ya da çalışanı hedef alan bir yorumda bu unsurların bulunması, hakaret yönünden inceleme yapılmasına neden olabilir. Ancak sert, rahatsız edici veya nezaketsiz her söz kendiliğinden hakaret suçunu oluşturmaz. Ayrıca işletmenin ticari itibarının zarar görmesi ile belirli bir gerçek kişinin hakarete uğraması ayrı değerlendirmeler gerektirir.

Hakaretin alenen işlenmesi halinde cezanın altıda bir oranında artırılması düzenleniyor. Herkese açık bir yorumda aleniyet koşulunun oluşup oluşmadığı somut olay üzerinden incelenir; internet üzerinden paylaşım yapılmış olması bütün olaylarda otomatik olarak aynı sonucu doğurmaz.

Ticari itibarı hedef alan kötüleme, haksız rekabet kapsamına girebilir

Türk Ticaret Kanunu’nun 55. maddesi; başkalarını, ürünlerini, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı yahut gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemeyi haksız rekabet halleri arasında düzenliyor.

Kanunun 62. maddesi uyarınca, ilgili haksız rekabet fiillerinin kasten işlenmesi halinde, gerekli koşullar ve şikâyet üzerine iki yıla kadar hapis veya adli para cezası gündeme gelebiliyor. Fiilin daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturması hali ayrıca değerlendiriliyor.

Ancak işletmeye yöneltilen her eleştiri bu suçu oluşturmaz. Açıklamanın niteliği, kast ve haksız rekabet koşullarının varlığı araştırılmalıdır.

Her gerçek dışı yorum hukuken “iftira” değildir

Günlük dilde kullanılan “iftira” ifadesi ile Türk Ceza Kanunu’ndaki iftira suçu aynı kapsamda değil.

TCK’nin 267. maddesinde; bir kişinin işlemediği bilinen hukuka aykırı bir fiilin, hakkında soruşturma veya kovuşturma başlatılmasını ya da idari yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla isnat edilmesi düzenleniyor. Fiilin kanunda belirtilen yollarla gerçekleştirilmesi gerekiyor. Suçun temel şeklinin yaptırımı bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası.

Dolayısıyla yalnızca yorumun yanlış olduğunun ileri sürülmesi, iftira suçunun oluştuğunu göstermiyor. Bilerek asılsız isnatta bulunma ve ilgili makamların harekete geçmesini sağlama amacı gibi unsurların da değerlendirilmesi gerekiyor.

Ceza sorumluluğunun yanında tazminat da istenebilir

Hukuka aykırı yorumlar yalnızca ceza soruşturmasına konu olmayabilir. Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi kapsamında, kusurlu ve hukuka aykırı davranışla verilen zararın giderilmesi istenebilir. Kişilik hakkının zedelenmesinde ise 58. madde çerçevesinde manevi tazminat talebi gündeme gelebilir.

Her olumsuz yorum için belirlenmiş sabit bir tazminat tutarı bulunmuyor. Talebin dayanağı, ihlalin niteliği, zarar ve diğer yasal koşullar mahkeme tarafından değerlendirilir.

Haksız rekabet durumunda da koşullarına göre fiilin tespiti, önlenmesi, yanlış veya yanıltıcı açıklamaların düzeltilmesi ve tazminat talepleri ileri sürülebilir.

Google’a bildirim yapılabiliyor, kaldırma kararı otomatik değil

Google, politika ihlali içerdiği düşünülen yorumların işletme profili üzerinden bildirilmesine imkân tanıyor. Bildirimin durumu takip edilebiliyor; ihlal bulunmadığı yönündeki karara karşı bir defalık itiraz yolu da sunuluyor.

Ancak bildirim yapılması, yorumun mutlaka kaldırılacağı anlamına gelmiyor. Platformdaki inceleme ile mahkemelerin suç veya hukuki sorumluluk değerlendirmesi farklı süreçler olarak işliyor.

Uyuşmazlıklarda deliller önem taşıyor

Hukuki başvuru düşünülüyorsa yorumun tam metni, bağlantısı, paylaşım tarihi ve görünen hesap bilgileri korunmalı. Ekran görüntüleriyle birlikte, olayın niteliğine göre sipariş kayıtları, yazışmalar ve diğer belgeler de değerlendirmeye sunulabilir.

Bir hesabın işletme kayıtlarında bulunamaması ise tek başına yorumun sahte olduğunu kesinleştirmez. Aynı şekilde bir iddianın henüz belgelenmemiş olması ile bilerek uydurulduğunun kanıtlanması farklıdır. Özellikle iftira bakımından kanunun aradığı bilme ve amaç unsurları göz ardı edilemez.

Google Maps’te yorum yazmak hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmıyor. İşletmeyi bilerek gerçek dışı açıklamalarla hedef almak, kişiye hakaret etmek veya kanundaki koşulları taşıyan asılsız isnatlarda bulunmak yaptırıma yol açabiliyor.