Üretim Arttı, Çiftçi Borca Sıkıştı

Üretim Arttı, Çiftçi Borca Sıkıştı
Yayınlama: 08.10.2026 10:58

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarımsal üretimdeki artışın çiftçinin gelirine yansımadığını söyledi. Yüksek maliyetler, düşük alım fiyatları ve kredi borçlarının üreticiyi baskıladığını belirten Gürer, tarımsal desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı.

CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, tarım sektöründeki üretim ve gelir dengesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürer, 2026 yılında iklim koşullarının önceki yıla göre daha olumlu seyretmesiyle verim ve rekoltenin arttığını, ancak üreticinin beklediği ekonomik rahatlamanın gerçekleşmediğini ifade etti.

Gürer’in değerlendirmesine göre, 2025 yılında kuraklık ve zirai don nedeniyle bitkisel üretimde 2023’e kıyasla yaklaşık 20 milyon tonluk kayıp yaşandı. Bu yıl üretimde toparlanma görülmesine rağmen alım fiyatları ve yükselen giderler, çiftçinin kazancını sınırladı.

Borç baskısı ürünü erken sattırıyor

Çiftçinin üretimi sürdürebilmek için krediye başvurmak zorunda kaldığını belirten Gürer, tarım sektöründeki kredi borcunun 1 trilyon 511 milyar liraya ulaştığını söyledi.

Borç ödeme baskısının üreticiyi hasat ettiği ürünü hızla paraya çevirmeye yönelttiğini ifade eden Gürer, kamu alımlarındaki koşulların da bazı çiftçilerin daha düşük fiyat sunan tüccara satış yapmasına neden olduğunu savundu. Bazı ürünlerin ise alıcı bulamadığı için tarlada kaldığını dile getirdi.

Alım fiyatları beklentiyi karşılamadı

Gürer; incir, üzüm, fındık, buğday, domates, narenciye ve çay gibi ürünlerde açıklanan fiyatların üreticiyi memnun etmediğini belirtti. Fiyat artışlarının enflasyon karşısında yetersiz kaldığını savunan Gürer, üzümde önceki yılın altında açıklanan fiyatın üreticinin gelir beklentisini olumsuz etkilediğini söyledi.

Karpuzda da sezon başındaki fiyatlarla son hasat dönemindeki koşullar arasında belirgin fark oluştuğunu ifade etti.

Niğde’de pancar üreticisini sulama gideri zorluyor

Şeker pancarı üreticilerinin maliyet baskısına dikkat çeken Gürer, Niğde’de bir dekar pancar arazisinin sulama maliyetinin yaklaşık 25 bin liraya ulaştığını ileri sürdü. Sık sulama ihtiyacının su ve elektrik giderlerini artırdığını belirtti.

Tohum, mazot, gübre ve ilaç harcamalarının da üretim bütçesini büyüttüğünü söyleyen Gürer, pancar üreticisi sayısının geçmiş yıllara göre gerilediğine işaret etti.

Gürer, açıklamasını yaptığı tarih itibarıyla 2026 yılı şeker pancarı alım fiyatının henüz duyurulmadığını belirterek, hasat dönemindeki üreticinin fiyat konusunda belirsizlik yaşadığını ifade etti.

Tarımsal desteklerde büyük fark iddiası

Gürer, Tarım Kanunu’nun 21. maddesindeki destekleme hükmüne dikkat çekerek, 2006–2026 döneminde çiftçiye verilmesi gerektiğini hesapladığı desteklerle gerçekleşen ödemeler arasında toplam 1 trilyon 630 milyar 523 milyon liralık fark bulunduğunu savundu.

2026 için verilmesi gereken desteği 722 milyar lira, programda yer alan destek tutarını ise 168 milyar lira olarak açıklayan Gürer, tarımsal destekleme ödemeleriyle diğer finansman kalemlerinin ayrı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Gürer’in paylaştığı bu iki tutar arasındaki fark 554 milyar liraya karşılık geliyor.

Üretim artışının gelire dönüşmesi çağrısı

Gürer, çiftçinin yalnızca daha fazla ürün elde etmesinin yeterli olmadığını; ürününü maliyetlerini karşılayacak fiyatla satabilmesinin de gerekli olduğunu vurguladı. Alım politikalarının, desteklerin ve üretim giderlerinin birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.