Pyongyang’dan 11 Ülkeye Sert Çıkış: “Siber Suçlamalar Siyasi Baskı Aracı”

Pyongyang’dan 11 Ülkeye Sert Çıkış: “Siber Suçlamalar Siyasi Baskı Aracı”
Yayınlama: 04.08.2026 12:32

Kuzey Kore, ABD öncülüğündeki 11 ülkenin sahte kimliklerle yabancı şirketlerde çalıştığı öne sürülen Kuzey Koreli bilişim uzmanlarına ilişkin ortak uyarısını reddetti. Pyongyang yönetimi suçlamaların ülkenin itibarını hedef aldığını savunurken, aynı gün yayımlanan bir başka açıklamada RIMPAC deniz tatbikatı da “saldırı hazırlığı” olarak nitelendirildi.

Kore Yarımadası’nda silahlanma ve askerî tatbikatlar üzerinden süren gerilim, bu kez siber güvenlik suçlamalarıyla yeni bir boyuta taşındı. Kuzey Kore yönetimi, ABD ve müttefikleri tarafından yayımlanan ortak uyarıya son derece sert ifadelerle karşılık verdi.

Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı adına konuşan bir sözcü, Pyongyang’ın siber faaliyetlerine yönelik suçlamaların somut gerçeklere dayanmadığını savundu. Sözcü, Washington’ın bu iddiaları Kuzey Kore’nin uluslararası alandaki itibarını zedelemek ve bağımsız devletlere yönelik baskı politikalarını meşrulaştırmak amacıyla kullandığını ileri sürdü.

Pyongyang’ın açıklaması, ABD, Güney Kore, Japonya, Avustralya, Kanada, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda, Yeni Zelanda ve Birleşik Krallık tarafından 31 Temmuz’da yayımlanan ortak uyarının ardından geldi.

Uyarının merkezinde sahte kimlikle işe giren çalışanlar var

On bir ülkenin ortak açıklamasında, Kuzey Kore bağlantılı bilgi teknolojisi çalışanlarının gerçek kimliklerini ve bulundukları ülkeleri gizleyerek internet üzerinden iş başvuruları yaptıkları öne sürüldü.

Bu kişilerin farklı ülke vatandaşlarına ait kimlik bilgilerini kullanabildiği, uzaktan çalışma ilanlarına başvurduğu ve elde ettiği gelirin bir bölümünü Kuzey Kore yönetimine aktardığı iddia edildi. Uyarıyı yayımlayan ülkeler, bu yöntemle sağlanan gelirin Pyongyang’ın nükleer silah ve balistik füze programlarının finansmanında kullanılabileceğini savundu.

Ortak metinde yalnızca yaptırımların aşılması ihtimaline değil, şirketlerin doğrudan karşılaşabileceği güvenlik risklerine de dikkat çekildi. Sahte kimliklerle işe alınan kişilerin şirket sistemlerine erişerek hassas bilgileri ele geçirebileceği, veri ve kripto varlık hırsızlığına karışabileceği veya kurum içinde güvenlik tehdidi oluşturabileceği belirtildi.

Ayrıca kimlik, öz geçmiş, görüntü ve çevrim içi görüşmelerdeki tutarsızlıkları gizlemek amacıyla yapay zekâ destekli araçların giderek daha yoğun kullanılmaya başlandığı ileri sürüldü.

Kuzey Kore suçlamaları tersine çevirdi

Pyongyang yönetimi ise uyarının içeriğini kabul etmek yerine ABD’yi siber alanı askerîleştirmekle suçladı. Kuzey Kore Dışişleri Bakanlığı sözcüsü, dünyadaki en kapsamlı siber imkânlardan birini yöneten Washington’ın başka ülkeleri “siber tehdit” olmakla suçlamasının kendi içinde çelişkili olduğunu savundu.

Açıklamada, ABD’nin siber komutanlıkları, müttefik ülkelerle gerçekleştirdiği ortak tatbikatları ve dijital operasyon kapasitesi hedef alındı. Washington’ın siber güvenlik başlığını dış politikada bir baskı aracına dönüştürdüğünü ileri süren Pyongyang, bu yöndeki girişimlere sessiz kalmayacağını bildirdi.

Kuzey Kore ayrıca Çok Taraflı Yaptırım İzleme Ekibi’ni de eleştirdi. MSMT adıyla bilinen yapı, Kuzey Kore’ye yönelik Birleşmiş Milletler yaptırımlarının ihlal edilip edilmediğini incelemek ve elde edilen bulguları kamuoyuna açıklamak amacıyla 11 ülke tarafından oluşturuldu.

Pyongyang ise bu mekanizmanın tarafsız bir denetim organı olmadığını, ABD ve müttefiklerinin siyasi hedefleri doğrultusunda hareket ettiğini savunuyor.

Siber gerilime askerî tatbikat tartışması eklendi

Kuzey Kore’nin tepkisi yalnızca siber suçlamalarla sınırlı kalmadı. Resmî haber ajansı KCNA’da yayımlanan ayrı bir yorumda, ABD öncülüğünde Pasifik’te gerçekleştirilen RIMPAC deniz tatbikatı da hedef alındı.

Kuzey Koreli askerî yorumcu, ABD, Güney Kore ve Japonya’nın tatbikatları ortak savaş kabiliyetlerini geliştirmek amacıyla kullandığını ileri sürdü. RIMPAC’ın savunma ve deniz güvenliği amacı taşıdığı yönündeki açıklamaları reddeden Pyongyang, tatbikatı bölgeye yönelik bir saldırının provası olarak değerlendirdi.

Kuzey Kore açıklamasında 2026 tatbikatına 30 binden fazla personelin, 30’u aşkın savaş gemisinin, beş denizaltının ve yaklaşık 190 hava aracının katıldığı öne sürüldü. Pyongyang, Washington, Seul ve Tokyo arasındaki askerî iş birliğinin Asya-Pasifik bölgesinde yeni bir güvenlik krizi oluşturduğunu savundu.

Dijital alan yeni cepheye dönüşüyor

Yaşanan karşılıklı suçlamalar, Kore Yarımadası’ndaki gerilimin artık yalnızca füze denemeleri, nükleer silahlar ve askerî tatbikatlarla sınırlı olmadığını gösteriyor. Uzaktan çalışma sistemleri, yapay zekâ destekli kimlik gizleme yöntemleri ve kripto varlıklar, ülkeler arasındaki güvenlik mücadelesinin yeni araçları hâline geliyor.

ABD ve müttefikleri Kuzey Kore’nin uluslararası şirketleri gelir ve bilgi kaynağı olarak kullandığını savunurken, Pyongyang bütün bu iddiaları rejime yönelik yaptırım ve baskı politikasının parçası olarak görüyor.

Tarafların geri adım atmayan açıklamaları, siber güvenlik tartışmasıyla askerî gerilimin birbirine bağlandığını ortaya koyuyor. Bu tablo, önümüzdeki dönemde yalnızca devletleri değil, uzaktan çalışan personel istihdam eden uluslararası şirketleri de Kore Yarımadası merkezli güvenlik mücadelesinin doğrudan tarafı hâline getirebilir.