Yargıtay’ın verdiği bu karar, boşanma davalarında yalnızca ekonomik yükümlülüklerin değil, eşe karşı ilgi, destek ve aile yaşamına katılım gibi unsurların da hukuki açıdan önemli görüldüğünü bir kez daha ortaya koydu.
Aile içi sorumlulukların yerine getirilmemesi ve eşin sürekli yalnız bırakılması konusunda dikkat çeken bir karar veren Yargıtay, boşanma davalarında emsal niteliği taşıyabilecek bir hükme imza attı.
Yüksek Mahkeme, sürekli kahvehanede vakit geçirerek eşini ve evini ihmal ettiği belirtilen kocayı “ağır kusurlu” kabul ederek kadın eş lehine tazminat ödenmesi gerektiğine hükmetti.
Dosyaya göre taraflar arasında uzun süredir devam eden geçimsizlik nedeniyle karşılıklı boşanma davası açıldı. Kadın eş, kocasının sürekli kahvehanede zaman geçirdiğini, evin temel ihtiyaçlarına katkı sağlamadığını ve aile yaşamına gereken önemi göstermediğini ileri sürdü.
Mahkemeye sunulan iddialar arasında elektrik, doğal gaz, kıyafet ve çeşitli yaşam giderlerinin büyük bölümünün kadın tarafından karşılandığı da yer aldı.
Dava dosyasında yalnızca ekonomik ihmal değil, psikolojik şiddet iddiaları da dikkat çekti. Kadın eş, evlilik süresince hakaretlere maruz kaldığını ve çeşitli aşağılayıcı ifadeler kullanıldığını öne sürdü.
Yerel mahkeme, dosyadaki delilleri değerlendirerek tarafların boşanmasına ve kadın lehine maddi ile manevi tazminata hükmetti.
Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, eşini sosyal yaşamda yalnız bırakmanın, aile sorumluluklarını yerine getirmemenin ve sürekli kahvehanede zaman geçirmenin evlilik birliğini temelinden sarsan davranışlar arasında değerlendirilebileceğine dikkat çekti.
Kararda, aile yaşamının gerektirdiği sorumlulukların ihmal edilmesinin boşanma davalarında kusur değerlendirmesinde önemli bir kriter olduğu vurgulandı.
Hukukçular, kararın benzer boşanma davalarında emsal olarak gösterilebileceğini belirtiyor. Özellikle eşini sürekli yalnız bırakan, evin ekonomik ve sosyal yükümlülüklerini yerine getirmeyen tarafların kusur değerlendirmesinde daha ağır sorumlulukla karşılaşabileceği ifade ediliyor.
Karar sosyal medyada da geniş yankı uyandırdı. Bir kesim aile sorumluluklarının ihmal edilmesine karşı önemli bir mesaj verildiğini savunurken, bazı kullanıcılar ise her olayın kendi özel koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.