Türkiye İçin Kritik İklim Uyarısı! El Nino ve NAO Etkisi Kapıda

Prof. Dr. Cem Gazioğlu’na göre 2026 yılında El Nino ve NAO’nun birlikte etkili olması, Türkiye’nin bulunduğu Doğu Akdeniz Havzası’nda kuraklık, aşırı yağış, taşkın, deniz sıcaklıklarında artış ve müsilaj gibi çevresel riskleri artırabilir. Uzmanlar özellikle Marmara, Ege, Akdeniz ve Karadeniz bölgeleri için dikkatli olunması gerektiği uyarısında bulunuyor.

Yayınlama: 20.06.2026 08:28

İSTANBUL – İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cem Gazioğlu, 2026 yılının yaz ve sonbahar dönemine ilişkin dikkat çeken iklim değerlendirmelerinde bulundu. Uzman isme göre, küresel ölçekte etkili olması beklenen El Nino ile Kuzey Atlantik Salınımı (NAO), Türkiye’nin de içinde bulunduğu Doğu Akdeniz Havzası’nda önemli çevresel riskleri beraberinde getirebilir.

İki Küresel Sistem Türkiye’nin Hava Durumunu Etkileyebilir

Prof. Dr. Cem Gazioğlu, atmosfer ve okyanus sistemleri arasındaki etkileşimlerin Türkiye üzerinde doğrudan sonuçlar doğurabileceğini belirterek, özellikle El Nino ve NAO’nun aynı dönemde etkili olmasının dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti.

Uzmanlara göre bu iki iklim sistemi; sıcaklık, yağış rejimi, kuraklık ve aşırı hava olaylarının oluşumunda belirleyici rol oynayabiliyor.

Kuraklık ve Aşırı Yağış Riski Aynı Anda Görülebilir

Yapılan değerlendirmelerde, Türkiye’nin bazı bölgelerinde yağışların azalması ve kuraklık riskinin artması beklenirken, bazı bölgelerde ise kısa süreli ancak şiddetli yağışlar, sel ve taşkın olaylarının yaşanabileceği belirtiliyor.

Özellikle Marmara, Karadeniz, Ege ve Akdeniz bölgelerinin bu süreçten doğrudan etkilenebileceği değerlendiriliyor.

Marmara İçin Müsilaj Uyarısı

Prof. Dr. Gazioğlu’nun dikkat çektiği en önemli başlıklardan biri de Marmara Denizi oldu.

Deniz yüzeyi sıcaklıklarının mevsim normallerinin belirgin şekilde üzerine çıkması halinde;

  • Denizel sıcak hava dalgaları,
  • Oksijen seviyelerinde düşüş,
  • Alg patlamaları,
  • Ekosistem baskıları,
  • Müsilaj oluşumu

gibi çevresel sorunların yeniden gündeme gelebileceği ifade edildi.

Tarım ve Su Kaynakları Risk Altında

Uzmanlar, kuraklık riskinin özellikle tarımsal üretim ve içme suyu kaynakları üzerinde baskı oluşturabileceğine dikkat çekiyor.

Gediz, Büyük Menderes ve Çukurova gibi önemli tarım havzalarında su stresi ve tuzlanma risklerinin artabileceği değerlendiriliyor.

Fırtına ve Taşkınlar Artabilir

NAO’nun negatif faza geçmesi durumunda ise Türkiye üzerinde daha hareketli atmosferik koşulların oluşabileceği belirtiliyor.

Bu senaryoda;

  • Kuvvetli yağışlar,
  • Sel ve taşkınlar,
  • Fırtınalar,
  • Ani sıcaklık değişimleri

daha sık görülebilecek riskler arasında gösteriliyor.

Uzmanlardan Yakın Takip Çağrısı

İklim uzmanları, 2026 yılının ikinci yarısında yaşanabilecek gelişmelerin yakından izlenmesi gerektiğini belirtiyor. Özellikle sıcak hava dalgaları, kuraklık ve aşırı yağış risklerinin aynı dönemde görülebilmesi nedeniyle yerel yönetimlerin ve ilgili kurumların hazırlıklı olması gerektiği vurgulanıyor.