Temmuz ayıyla birlikte zorunlu trafik sigortasına yapılan yeni zam, milyonlarca araç sahibini adeta çıkmaza sürükledi. En yüksek primin 394 bin lirayı aşması “Artık araç sahibi olmak değil, trafiğe çıkabilmek bile zengin işi oldu” yorumlarını beraberinde getirdi.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin (SBM) açıkladığı yeni tarifeyle birlikte zorunlu trafik sigortası primleri yüzde 4 artırıldı. Ancak vatandaşın tepkisi yalnızca bu son zamma değil. Son yıllarda peş peşe gelen artışlarla birlikte trafik sigortası birçok aile için ödenmesi giderek zorlaşan bir yük haline geldi.
İstanbul’da dördüncü risk basamağındaki sıradan bir otomobil için ödenecek prim 18 bin 789 liraya yükselirken, en yüksek risk grubunda bu rakam 56 bin lirayı geçti. Ticari araçlarda ise tablo çok daha ağır. Ticari taksilerde primler 160 bin liraya dayanırken, 31 ve üzeri koltuklu otobüslerde sigorta bedeli tam 394 bin 539 liraya ulaştı.
Zorunlu trafik sigortasını yaptıramayan sürücüler yalnızca para cezasıyla karşılaşmıyor. Sigortası bulunmayan araçlar trafikten men ediliyor. Yani aracı olsa bile sigortasını yaptıramayan vatandaş direksiyon başına geçemiyor.
Ekonomik krizin etkisiyle zaten akaryakıt, bakım, yedek parça, motorlu taşıtlar vergisi ve diğer giderlerle mücadele eden araç sahipleri, şimdi de yüksek sigorta primleri nedeniyle büyük bir mali baskıyla karşı karşıya.
Sigortasını zamanında yenileyemeyenler için her 30 günde bir yüzde 5 gecikme zammı uygulanıyor. Gecikme uzadıkça toplam artış yüzde 50’ye kadar çıkabiliyor. Yani ödeme güçlüğü yaşayan vatandaş, geciktikçe daha büyük bir borç yükünün altına giriyor.
Üstelik sigortasız yakalanan sürücülere idari para cezası kesiliyor, araç trafikten men ediliyor ve olası bir kazada tüm maddi zarar doğrudan araç sahibinin omuzlarına yükleniyor.
Sürücüler, zorunlu trafik sigortasının artık amacını aşan bir mali külfete dönüştüğünü belirterek primlerin yeniden gözden geçirilmesini istiyor. Özellikle ticari araç sahipleri, yüz binlerce liraya ulaşan poliçe bedellerinin sektörün sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini dile getiriyor.
Araç sahibi olmanın her geçen gün daha pahalı hale geldiği Türkiye’de, birçok vatandaş şu soruyu soruyor: “Devlet, vatandaşın trafiğe güvenli çıkmasını mı istiyor, yoksa bunu yalnızca ödeme gücü olanların ayrıcalığı haline mi getiriyor?”
Art arda gelen zamlar, yüksek vergiler ve artan sigorta maliyetleri nedeniyle direksiyon başına geçmek her geçen gün daha da zorlaşırken, milyonlarca sürücü trafik sigortasında daha adil ve ulaşılabilir bir fiyatlandırma modeli bekliyor.