Ramazan Davulları Tartışma Yarattı: “Gelenek mi, Gürültü Kirliliği mi?”

Ramazan ayının simgelerinden biri olan sahur davulları, bu yıl da birçok kentte tartışma konusu oldu. Yurttaşlar, geleneksel ritim ve maniler yerine düzensiz, yüksek sesli ve zaman zaman motosiklet ya da araç eşliğinde çalınan davulların “gürültü kirliliğine” dönüştüğünü savunuyor.
Bazı mahalle sakinleri, sahur vaktinde çalınan davulların eski Ramazanlara özgü ilahi ve mani geleneğinden uzaklaştığını ifade ediyor. Özellikle:
gibi uygulamaların hem çocukları hem yaşlıları olumsuz etkilediği belirtiliyor.
Mahalle sakinlerinden biri, “Eskiden davulcu mani söylerdi, bir ritmi vardı. Şimdi araçla tur atıp gelişigüzel vuruluyor. Bu gelenek değil, gürültü” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Vatandaşların en çok merak ettiği konulardan biri ise davulcuların hangi usule göre görevlendirildiği.
Belediyelerin birçok yerde Ramazan davulcularına yönelik kayıt, kimlik kartı ve güzergâh belirleme uygulaması yaptığı biliniyor. Ancak bazı bölgelerde izinsiz kişilerin de sahura çıktığı iddia ediliyor.
Uzmanlar, kamu düzeni açısından şu noktaların önemine dikkat çekiyor:
Çevresel Gürültünün Değerlendirilmesi ve Yönetimi Yönetmeliği’ne göre, gece saatlerinde çevreyi rahatsız edecek düzeyde ses çıkarılması idari yaptırıma konu olabiliyor. Ancak Ramazan davulu, geleneksel bir uygulama olduğu için çoğu yerde yerel yönetimlerin belirlediği kurallar çerçevesinde istisnai olarak değerlendiriliyor.
Vatandaşlar, Ramazan geleneğinin korunmasını isterken uygulamanın daha düzenli ve denetimli yapılması gerektiğini savunuyor.
Öneriler arasında:
yer alıyor.
Ramazan davulu, yüzyıllardır süren bir kültürel miras olarak görülse de, artan şehir nüfusu ve değişen yaşam koşulları nedeniyle yeni bir düzenleme ihtiyacı gündeme geliyor. Yetkililerin önümüzdeki dönemde bu konuda nasıl bir adım atacağı merak konusu.