Marmara Denizi’nde beklenen olası büyük depremin büyüklüğüne ilişkin bilim insanları arasındaki tartışmalar devam ederken, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu’ndan dikkat çeken bir uyarı geldi. Kutoğlu, depremin büyüklüğünün kesin olarak tahmin edilmesinin mümkün olmadığını belirterek, İstanbul ve Marmara Bölgesi’ndeki hazırlıkların 7,5 büyüklüğündeki bir deprem senaryosu dikkate alınarak yapılması gerektiğini söyledi.
Marmara Denizi’ndeki fayların oluşturabileceği depremin büyüklüğü konusunda farklı bilimsel görüşlerin bulunduğuna dikkat çeken Kutoğlu, yer bilimlerindeki çalışmaların belirli bir yanılma payı içerdiğini vurguladı.
Depremin 6 veya 7 büyüklüğü civarında gerçekleşebileceğine yönelik farklı senaryolar bulunduğunu belirten Kutoğlu, bilimsel belirsizlik nedeniyle tek bir rakam üzerinden kesin konuşmanın doğru olmayacağını ifade etti.
Kutoğlu’na göre asıl önemli konu, depremin tam olarak kaç büyüklüğünde gerçekleşeceğini tartışmaktan ziyade, en ağır senaryoya karşı hazırlıklı olmak.
Prof. Dr. Kutoğlu’nun dikkat çektiği en önemli risklerden biri ise kamuoyunda oluşabilecek rehavet.
Beklenen depremin büyüklüğüne ilişkin daha düşük tahminlerin toplum ve karar vericiler tarafından yanlış yorumlanabileceğini belirten Kutoğlu, olası bir büyük depremin yaratacağı sonuçların göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Kutoğlu, düşük büyüklük tahminlerinin hazırlık çalışmalarını yavaşlatması veya risk algısını azaltması halinde, beklenenden daha büyük bir deprem gerçekleştiğinde çok ağır sonuçlarla karşılaşılabileceği uyarısında bulundu.
Kutoğlu, İstanbul ve Marmara Bölgesi için deprem hazırlıklarında ihtiyatlı yaklaşılması gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Deprem hazırlığı bakımından yapılması gereken şey, en kötü senaryoya göre hazırlık yapılmalı. İstanbul ve Marmara’da deprem hazırlıklarının 7,5 büyüklüğünde bir depreme göre yapılması lazım.”
Daha düşük deprem büyüklüklerine ilişkin bilimsel tartışmaların ise akademik çevrelerde devam edebileceğini ifade eden Kutoğlu, toplumun güvenliği açısından hazırlıkların yüksek risk senaryosu üzerinden yürütülmesinin önemine dikkat çekti.
Kutoğlu’nun değerlendirmelerinde Marmara’daki fay segmentleri arasındaki enerji aktarımı da gündeme geldi.
Fay hattında batıdan doğuya doğru bir enerji transferi bulunduğunu ifade eden Kutoğlu, bazı fay parçalarının kilitli olduğu yönündeki değerlendirmelerin doğru olması durumunda dahi, bölgedeki farklı segmentlerin 7’nin üzerinde deprem üretme potansiyelinin göz ardı edilmemesi gerektiğini savundu.
Uzmanlar arasında Marmara’da meydana gelebilecek depremin zamanı, büyüklüğü ve hangi fay segmentinin kırılacağı konusunda farklı bilimsel değerlendirmeler bulunuyor. Ancak birçok bilim insanının ortaklaştığı temel nokta, İstanbul’un ciddi bir deprem riskiyle karşı karşıya olduğu ve yapı stokunun güçlendirilmesi gerektiği.
Kentsel dönüşümün hızlandırılması, riskli yapıların tespit edilmesi, ulaşım ve iletişim altyapısının depreme dayanıklı hale getirilmesi, toplanma alanlarının korunması ve afet sonrası müdahale kapasitesinin artırılması, İstanbul’un deprem hazırlıklarında öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor.
Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu’nun açıklamaları ise Marmara depremi tartışmalarında yeniden kritik bir noktaya işaret ediyor: Depremin tam büyüklüğü konusunda bilimsel tartışmalar devam etse de, hazırlık konusunda en kötü senaryonun esas alınması gerekiyor.