Kayseri’nin Develi ilçesinde özel bir sağlık kabininde yetkisiz şekilde gerçekleştirildiği iddia edilen sünnet işlemi sonrası uzuv kaybı yaşayan 7 yaşındaki çocuğun davasında kritik aşamaya gelindi. Esas hakkındaki mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, üç sanığın “bilinçli taksirle hayati tehlike oluşturacak ve uzuv kaybına neden olacak şekilde yaralama” ile yetkisiz tıbbi müdahaleye ilişkin kanuna muhalefet suçlarından cezalandırılmasını talep etti.
Türkiye’nin gündemine oturan olayın ardından açılan davada, mahkeme salonunda duygusal anlar yaşandı. Küçük çocuğun babası, yaşadıkları acıyı anlatırken gözyaşlarına hakim olamadı.
Develi 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada Cumhuriyet Savcısı, sanıklar H.Ç., S.T. ve S.D. hakkında hazırladığı esas hakkındaki mütalaayı mahkemeye sundu.
Savcı, sanıkların;
suçlarından cezalandırılmasını istedi.
Duruşmada söz alan mağdur çocuğun babası, yaşananların hayatlarını tamamen değiştirdiğini söyledi.
Acılı baba mahkemede şu ifadeleri kullandı:
“Benim çocuğumun canı ucuz değil. Çocuğumun uzvu gitti. Fakülte hastanelerinde kan kustuk. Her günümüz zehir oldu. Çocuğum sondayla geziyor ve bugüne kadar 13-14 kez ameliyat geçirmek zorunda kaldı.”
Mahkeme salonunda yankılanan bu sözler, olayın yalnızca hukuki değil, aynı zamanda insani boyutunu da bir kez daha gözler önüne serdi.
Tutuksuz yargılanan sanıklardan H.Ç., kendisini doktor olarak tanıtmadığını ve yalnızca pansuman yaptığını öne sürdü.
Diğer sanıklar S.D. ile S.T. ise mağdur çocuk ve ailesiyle herhangi bir bağlantılarının bulunmadığını savunarak beraat talebinde bulundu.
Müşteki avukatı Adem Can ise mahkemede yaptığı açıklamada sünnet işleminin basit bir uygulama değil, cerrahi bir operasyon olduğuna dikkat çekti.
Avukat Can, sağlık kabinlerinde bu tür müdahalelerin yapılmasının mevzuata aykırı olduğunu belirterek sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istedi.
Sanık avukatlarının esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma hazırlamak için süre talep etmesi üzerine mahkeme duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Mahkeme ayrıca sanıklar hakkındaki yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol tedbirlerinin devamına karar verdi.
Olay, Ağustos 2024’te Kayseri’nin Develi ilçesinde meydana geldi.
İddiaya göre özel bir sağlık kabininde gerçekleştirilen sünnet işleminin ardından küçük çocuğun cinsel organında kangren gelişti. Yaşanan komplikasyon nedeniyle çocuk uzuv kaybı yaşarken, uzun süren tedavi sürecinde defalarca ameliyat geçirmek zorunda kaldı.
Olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında üç kişi hakkında dava açıldı.
Bu dosya, yalnızca üç kişinin cezai sorumluluğunun belirlenmesinden ibaret değil.
Aynı zamanda şu soruların da cevabını arıyor:
Çünkü bu davanın merkezinde yalnızca bir dosya değil; ömür boyu taşıyacağı ağır bir bedelle yaşam mücadelesi veren 7 yaşındaki bir çocuk bulunuyor. Mahkemenin vereceği karar, hem adalet arayan aile hem de benzer olayların önlenmesi açısından emsal niteliğinde olacak.