Kayseri’de her geçen yıl artan araç sayısı, şehir merkezindeki trafik ve otopark sorununu daha da içinden çıkılmaz bir hale getiriyor. Günün özellikle mesai başlangıç ve bitiş saatlerinde Cumhuriyet Meydanı, Sivas Caddesi, İstasyon Caddesi, Düvenönü, Sahabiye, Kiçikapı ve çevresindeki ana arterlerde yaşanan yoğunluk, hem sürücülerin hem de yayaların günlük yaşamını olumsuz etkiliyor. Şehir planlaması konusunda uzmanlar ise sorunun yalnızca yeni otopark yapmakla çözülemeyeceğini, kent merkezindeki yoğunluğu oluşturan kamu kurumları, bankalar ve idari birimlerin daha planlı alanlara taşınmasının artık ciddi şekilde değerlendirilmesi gerektiğini dile getiriyor.
Şehir merkezinde park yeri bulmak artık birçok sürücü için günün en büyük sorunlarından biri haline geldi.
Vatandaşlar çoğu zaman bir kamu kurumunda beş dakikalık işlem yapmak için dakikalarca otopark aramak zorunda kalıyor. Yol kenarları tamamen dolarken, ikinci sıra parklar trafik akışını yavaşlatıyor, toplu ulaşım araçları da bu yoğunluktan olumsuz etkileniyor.
Özellikle banka şubelerinin yoğun olarak bulunduğu bölgelerde gün içerisinde araç sirkülasyonu sürekli artıyor. Resmî kurumlara gelen vatandaşlar, personel araçları, ticari araçlar ve şehir merkezindeki alışveriş hareketliliği birleşince mevcut yol kapasitesi yetersiz kalıyor.
Kayseri’nin nüfusu büyürken araç sayısı da her yıl artış gösteriyor. Buna karşın şehir merkezindeki cadde ve sokakların fiziksel kapasitesi aynı hızda genişleyemiyor.
Bu durum, geçmiş yıllarda yeterli görülen ulaşım altyapısının bugün artan nüfus ve araç yoğunluğunu taşımakta zorlanmasına neden oluyor.
Şehir plancıları, birçok Avrupa kentinde uygulanan planlama anlayışında yoğun kamu hizmetlerinin tek merkezde toplanması yerine farklı bölgelere dağıtıldığını hatırlatarak, benzer modellerin Kayseri için de değerlendirilebileceğini ifade ediyor.
Vatandaşların gün içerisinde en fazla ziyaret ettiği yerler arasında belediyeler, valilik birimleri, adliyeler, tapu müdürlükleri, vergi daireleri, SGK birimleri, banka şubeleri ve çeşitli kamu hizmet noktaları bulunuyor.
Bu kurumların büyük bölümünün şehir merkezinde yer alması, her gün binlerce aracın aynı bölgeye yönelmesine neden oluyor.
Uzmanlara göre yeni kamu yatırımlarının şehir merkezine değil, ulaşımı güçlü ancak otopark kapasitesi yüksek yeni hizmet alanlarına yapılması, uzun vadede trafik yükünü azaltabilir.
Kent planlamacıları, gelecekte yapılacak belediye hizmet binaları, kamu müdürlükleri ve idari merkezlerin şehir merkezinden daha geniş alanlara taşınmasının birçok avantaj sağlayabileceğini belirtiyor.
Geniş otoparklara sahip modern hizmet kampüsleri sayesinde vatandaşlar park yeri aramadan işlemlerini gerçekleştirebilir.
Aynı zamanda şehir merkezindeki araç yoğunluğu azalırken toplu taşıma da daha verimli çalışabilir.
Bu model birçok gelişmiş şehirde uygulanırken, eski merkezler ise daha çok ticaret, turizm, kültürel faaliyetler ve yaya kullanımına ayrılıyor.
Şehir merkezindeki yoğunluğun önemli nedenlerinden biri de banka şubelerinin aynı bölgelerde kümelenmiş olması.
Her gün binlerce vatandaşın ATM, kredi, ticari işlem ve vezne hizmetleri için aynı caddelere yönelmesi trafik yükünü artırıyor.
Uzmanlar, büyük ölçekli finans merkezlerinin ve operasyon şubelerinin alternatif bölgelerde planlanmasının şehir merkezindeki yoğunluğu azaltabilecek seçeneklerden biri olduğunu değerlendiriyor.
Bazı esnaf temsilcileri, şehir merkezindeki hareketliliğin ticaret açısından önemli olduğunu belirtirken, diğer kesimler ise otopark bulunamaması nedeniyle müşterilerin merkeze gelmek istemediğini ifade ediyor.
Araçlarını park edecek yer bulamayan vatandaşların alışverişlerini AVM’lere veya otopark sorunu yaşamayacakları bölgelere kaydırdığı yönünde değerlendirmeler de yapılıyor.
Bu nedenle şehir merkezindeki ticari canlılığın korunması için ulaşım ve otopark sorununa kalıcı çözümler üretilmesi gerektiği dile getiriliyor.
Uzmanlara göre sorunun çözümü yalnızca katlı otopark inşa etmekten ibaret değil.
Asıl ihtiyaç, şehirdeki günlük araç hareketliliğini oluşturan nedenleri azaltacak bütüncül bir planlama yaklaşımı.
Yeni gelişim bölgelerinde kamu hizmet alanlarının oluşturulması, raylı sistem ve otobüs bağlantılarının güçlendirilmesi, park-et-devam et (Park & Ride) uygulamalarının yaygınlaştırılması ve şehir merkezindeki gereksiz araç girişinin azaltılması uzun vadeli çözümler arasında gösteriliyor.
Şehirlerin büyümesiyle birlikte kent merkezlerinin de yeni ihtiyaçlara göre yeniden şekillendirilmesi kaçınılmaz hale geliyor.
Kayseri’nin üretim gücü, ticaret hacmi ve artan nüfusu dikkate alındığında, ulaşım ve şehir planlamasına ilişkin kararların yalnızca bugünü değil, gelecek 20-30 yılı da kapsayacak şekilde ele alınması gerektiği belirtiliyor.
Uzmanlar, yeni kamu binalarının, belediye hizmet merkezlerinin ve yoğun ziyaretçi çeken idari kurumların otopark kapasitesi yüksek yeni yaşam ve hizmet bölgelerinde planlanmasının şehir merkezini rahatlatabileceğini ifade ediyor.
Kayseri’nin daha yaşanabilir, daha erişilebilir ve daha sürdürülebilir bir kent yapısına kavuşması için ulaşım, otopark ve kamu hizmetlerinin dağılımını birlikte ele alan kapsamlı bir şehircilik vizyonuna ihtiyaç duyulduğu yönündeki değerlendirmeler ise giderek daha fazla dile getiriliyor. Bu yaklaşımın hayata geçirilmesi halinde hem şehir merkezindeki trafik baskısının azalabileceği hem de vatandaşların kamu hizmetlerine daha konforlu şekilde erişebileceği öngörülüyor.