İBB Davasında Kritik Savunmalar

İBB Davasında Kritik Savunmalar
Yayınlama: 11.09.2026 09:42

İstanbul Büyükşehir Belediyesine yönelik “çıkar amaçlı suç örgütü” suçlamaları kapsamında açılan geniş çaplı davanın ikinci duruşması, İstanbul’un Silivri ilçesindeki Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde devam ediyor. İkinci duruşmanın 15’inci gününde tutuksuz sanıkların yaptığı savunmalar, iddianamede yer alan bazı suçlamaları ve delillerin değerlendirilme biçimini yeniden tartışmaya açtı.

Ekrem İmamoğlu’nun da sanıkları arasında bulunduğu davada savunma yapan isimler, haklarındaki suçlamaları reddetti. Sanıklar ve avukatları; iddianamede farklı tarihlerde gerçekleşen işlemlerin tek bir örgütsel yapı içerisinde gösterildiğini, belediyedeki görev ilişkilerinin suç bağlantısı gibi değerlendirildiğini ve bazı iddiaların somut delillerle desteklenmediğini savundu.

Savunma makamı, bir kişinin belediyede görev yapmasının, başka sanıklarla aynı toplantılara katılmasının veya idari işlemlerde imzasının bulunmasının tek başına suç örgütü üyeliğinin kanıtı sayılamayacağını belirtti. Suçlamaların kişiselleştirilmesi, her sanık yönünden ayrı ve kesin delil ortaya konulması gerektiği vurgulandı.

Duruşmada özellikle tanık anlatımları, dijital materyaller, telefon irtibatları ve belediye bünyesinde gerçekleştirilen işlemlerin hukuki niteliği üzerinde duruldu. Avukatlar, dosyada bulunan her görüşmenin ya da kurumsal ilişkinin örgütsel bağlantı olarak yorumlanamayacağını ifade ederek delillerin elde edilme ve değerlendirilme yöntemlerine itiraz etti.

Yapılan savunmaların ardından mahkeme heyetinin tanıkların yeniden dinlenmesine, bazı belgelerin ilgili kurumlardan istenmesine veya uzman incelemesi yapılmasına karar vermesi hâlinde yargılamanın kapsamı genişleyebilir. Ancak bu aşamada duruşmanın seyrinin kesin olarak değiştiğini söylemek mümkün değil. Savunmaların dava üzerindeki etkisi, mahkeme heyetinin ara kararları ve delillere ilişkin değerlendirmesiyle ortaya çıkacak.

İmamoğlu’nun avukatları daha önceki oturumlarda müvekkillerinin savunma hakkının sınırlandırıldığını ileri sürmüş, sorgusunun tamamlanması için uygun koşulların oluşturulmasını istemişti. Avukat Fikret İlkiz, İmamoğlu’nun susma hakkını kullanmadığını ve iddianameye karşı kapsamlı savunma yapmak istediğini belirtmişti.

Dosyada yer alan iddialar henüz kesinleşmiş bir mahkeme kararı niteliği taşımıyor. Ekrem İmamoğlu ile diğer sanıklar, yargılama tamamlanıncaya ve haklarında kesin hüküm kuruluncaya kadar masumiyet karinesinden yararlanıyor.

Kamuoyunun yakından takip ettiği davada bundan sonraki kritik aşamayı, mahkemenin savunmalar doğrultusunda vereceği ara kararlar oluşturacak. Yeni tanıkların dinlenmesi, mevcut delillerin yeniden incelenmesi veya tutukluluk durumlarının değerlendirilmesi yönünde alınabilecek kararlar, uzun süredir devam eden yargılamanın yönü üzerinde belirleyici olacak.