ANKARA | TÜRKİYE
Ankara siyasetinde yıllardır süren tartışmalar bu kez çok daha ciddi bir başlıkla yargının önüne taşındı. Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında, yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı yönündeki iddialar üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı resen soruşturma başlattı. AKP Ankara Milletvekili Osman Gökçek ise ailesinin Almanya’daki yatırımları ve para trafiğine ilişkin iddiaların araştırılmasından “büyük bir memnuniyet” duyduğunu açıkladı.
Dosyanın merkezinde artık siyasi polemiklerden çok daha önemli bir mesele bulunuyor: Paranın kaynağı ve yurt dışına nasıl aktarıldığı. Gazeteci Murat Ağırel tarafından gündeme getirilen iddialarda, Gökçek ailesiyle bağlantılı şirketler üzerinden Almanya’da milyonlarca euroluk yatırımlar yapıldığı ileri sürüldü. İddiaların ardından Başsavcılık, “maddi gerçeğin ortaya çıkarılması” amacıyla harekete geçti.
Osman Gökçek ise soruşturmanın başlamasının ardından geri adım atmak yerine iddiaların sonuna kadar araştırılmasını istedi. Mansur Yavaş’ın yaptığı suç duyurusundan da memnun olduğunu belirten Gökçek, “Kimin doğru söylediği, hangi iddiaların gerçeği yansıttığı ortaya çıkacaktır” dedi. Ayrıca iddialarda haklılık payı tespit edilmesi durumunda adaletin vereceği karara saygı duyacağını ifade etti.
Bu açıklama artık tartışmanın çıtasını daha da yükseltiyor. Çünkü kamuoyunun beklediği şey karşılıklı siyasi suçlamalar, sosyal medya atışmaları veya meydan okumalar değil; iddia edilen milyonlarca euroluk para hareketlerinin kaynağının belgelerle ortaya çıkarılması. Bir kamu görevlisinin veya ailesinin mal varlığına ilişkin ciddi iddialar ortaya atıldığında cevap verilmesi gereken yer yalnızca televizyon ekranları değil, gerektiğinde yargı makamlarıdır.
Melih Gökçek ise Almanya’daki gayrimenkullere ilişkin kendisine yöneltilen suçlamaları reddetti. Kendisinin yurt dışında herhangi bir mal varlığı veya mülkünün bulunmadığını söyleyen Gökçek, iddiaları “iftira” olarak nitelendirdi. Dolayısıyla ortada henüz mahkeme tarafından doğrulanmış bir suç veya kesinleşmiş bir hüküm bulunmuyor.
Ancak soruşturmanın başlamasıyla birlikte tartışma artık yalnızca siyasetin konusu olmaktan çıktı. Savcılığın önünde yurt dışındaki şirketler, gayrimenkuller ve iddia edilen para transferlerine ilişkin ciddi sorular bulunuyor. Bu soruların cevabını verecek olan da siyasi tarafların birbirlerine yönelttiği suçlamalar değil, banka hareketleri, şirket kayıtları, tapu belgeleri ve soruşturma sonucunda ortaya çıkacak somut deliller olacak.
Ankara’nın yıllarca belediye başkanlığını yapmış bir isim ve ailesi hakkında ortaya atılan böylesine ağır iddiaların üzerinin siyasi tartışmalarla örtülmemesi gerekiyor. Osman Gökçek’in söylediği gibi “kimin doğru söylediği” ortaya çıkacaksa, bunun yolu dosyanın sonuna kadar açılmasından geçiyor.
Şimdi Ankara’nın önünde tek bir beklenti var: İddialar doğruysa hesabı sorulsun, gerçek dışıysa belgeleriyle çürütülsün. Milyonlarca euroluk iddiaların gölgesinde hiçbir soru cevapsız bırakılmasın.