
Türkiye’de binlerce engelli vatandaş, yıllar önce aldığı engelli sağlık kurulu raporuyla vergi indirimi hakkı kazanıp çalışma hayatını buna göre planladı. Ancak şimdi aynı kişiler, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yeniden rapor almaya zorlanıyor. Üstelik yeni raporlarda oranlar düşürülüyor. Sonuç: Emeklilik kapısı kapanıyor. Bu tabloya engelli yurttaşlar tek cümleyle isyan ediyor: “Devlet bir hakkı veriyor, başka bir kapıdan geri alıyor.”
Yıllardır değişmeyen, hatta ilerleyen hastalıklar için alınmış %40 ve üzeri raporlar; yeniden değerlendirmede %30’lara, %20’lere düşürülebiliyor.
Bu düşüş;
Engelli bireyler, “Hastalığım iyileşmedi, oranım nasıl düştü?” sorusuna yanıt bulamıyor.
Vergi indirimi hakkı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kabul edilmiş bir rapora dayanıyor. Ancak SGK, emeklilik aşamasında “kontrol muayenesi” talep ederek süreci başa sarıyor. Engelli dernekleri şu soruyu soruyor: “Bir kamu kurumu ‘engellidir’ diyor, diğeri ‘oran yetmez’ diyorsa vatandaş kime güvenecek?”
Özellikle 15–20 yıl çalışmış, primini doldurmuş engelli çalışanlar için tablo ağır:
Oran %40’ın altına düştüğünde:
Bu durum sadece bürokratik bir işlem değil; doğrudan hayat standardını etkileyen bir hak kaybı. Sosyal medyada ve engelli platformlarında tepkiler çığ gibi. Vatandaşlar, uygulamanın gözden geçirilmesini ve kazanılmış hakların korunmasını talep ediyor. Engelli bireylerin ortak çağrısı net: “Kazanılmış hak geri alınamaz. Aynı rapor iki farklı kurumda iki farklı sonuç doğurmamalı.”
Bu sorular yanıt bekliyor.
Bu mesele teknik bir mevzuat tartışması değil; engelli bireylerin onuru, emeği ve yaşam hakkı meselesidir. Devlet politikalarının amacı engelliyi sistem dışına itmek değil, sosyal güvence sağlamak olmalı. Aksi halde ortaya çıkan tablo nettir: Hak var deniyor, uygulamada yok ediliyor.