Türkiye’de son dönemde sokak çetelerinin çocukları suçlarda kullanması ve çocukların taraf olduğu ağır şiddet olayları üzerinden büyüyen tartışmalar Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşındı. Çocuk adalet sisteminde önemli değişiklikler öngören Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin ilk iki maddesi TBMM Genel Kurulu’nda kabul edildi.
14 Temmuz 2026’da TBMM Başkanlığına sunulan 2/3771 esas numaralı teklif; çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasının önlenmesi, bazı ağır suçlarda uygulanan yaş indirimlerinin yeniden düzenlenmesi, infaz ve rehabilitasyon sisteminin değiştirilmesi ve çocukların silahlara erişiminin engellenmesi gibi geniş kapsamlı hükümler içeriyor.
Düzenlemenin en dikkat çekici başlıklarından biri, ateşli silah sahiplerine getirilen yeni sorumluluk oldu. Silahını çocuğun ulaşabileceği şekilde bırakan hapisle karşılaşacak Kabul edilen düzenlemeye göre, ateşli silahını gerekli dikkat ve özeni göstermeden muhafaza eden ve bu nedenle silahın bir çocuğun eline geçmesine yol açan kişi hakkında doğrudan cezai sorumluluk doğacak. Eylem daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmuyorsa silah sahibine 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Böylece evde, iş yerinde veya başka bir ortamda bulunan ateşli silahın çocuk tarafından ele geçirilmesi yalnızca ihmal olarak değerlendirilmeyecek, müstakil bir suç haline gelecek.12-15 yaş grubunda ceza sistemi değişiyor Teklif, Türk Ceza Kanunu’ndaki çocukların ceza sorumluluğuna ilişkin hükümleri de yeniden düzenliyor. Suçu işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş ancak 15 yaşını doldurmamış bir çocuğun yaptığı eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği belirlenirse ceza sorumluluğu bulunmayacak. Ancak bu durum çocuğun hiçbir tedbire tabi tutulmayacağı anlamına gelmeyecek. Çocuk hakkında çocuklara özgü koruyucu ve güvenlik tedbirleri uygulanabilecek. Çocuğun yaptığı eylemin anlam ve sonuçlarını kavrayabilecek durumda olduğunun belirlenmesi halinde ise ceza uygulanacak.
Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren bir suçta 13 yıldan 18 yıla, müebbet gerektiren suçlarda ise 10 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası verilebilecek. Diğer suçlarda cezanın yarısı indirilecek ve tek bir fiil nedeniyle uygulanabilecek hapis cezası 9 yılı geçemeyecek. 15-18 yaş grubunda cezaların sınırı yükseliyor En önemli değişikliklerden biri de 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşını henüz tamamlamamış kişiler için geliyor. Bu yaş grubunda ağırlaştırılmış müebbet gerektiren bir suç işlendiğinde verilecek ceza 19 yıldan 27 yıla kadar çıkabilecek. Suçun müebbet hapis cezasını gerektirmesi halinde ise 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası öngörülüyor. Diğer suçlarda cezanın üçte biri indirilecek ancak her bir fiil bakımından uygulanacak hapis cezasının üst sınırı 15 yıl olacak.
Cinayet ve ağır yaralamada kritik değişiklik Genel Kurul görüşmelerinde kabul edilen önergeyle düzenlemenin en kritik hükümlerinden birinde değişiklik yapıldı. 15-18 yaş grubundaki çocukların kasten öldürme ve son derece ağır sonuçlara yol açan bazı yaralama suçlarında yaş nedeniyle otomatik ceza indiriminden yararlanamamasının önü açılıyor. Mahkeme; failin kastının ağırlığını, suçun hangi amaç ve saikle işlendiğini, suçun gerçekleştirilme biçimini ve çocuğun daha önce kasıtlı bir suç nedeniyle hapis cezasına mahkûm edilip edilmediğini değerlendirecek.
Bu kriterlerden biri veya birkaçı dikkate alınarak kasten öldürme suçları ile mağdurun bitkisel hayata girmesi, organ veya duyu işlevini kaybetmesi, konuşma ya da çocuk yapma yeteneğini yitirmesi, yüzünde kalıcı değişiklik meydana gelmesi veya ölümle sonuçlanan ağır yaralama olaylarında yaş indirimi uygulanmayabilecek. 12-15 yaş grubunda da hâkime yeni yetki Düzenleme yalnızca 15-18 yaş grubunu kapsamıyor.
12-15 yaş arasındaki çocukların durumunda da mahkemeye önemli bir takdir yetkisi getiriliyor. Belirlenen şartların oluşması halinde hâkim, bu yaş grubundaki bir çocuk hakkında bir üst yaş grubuna ilişkin ceza rejiminin uygulanmasına karar verebilecek. Tekerrür maddesi son anda tekliften çıkarıldı Teklifin dikkat çeken bir başka düzenlemesi ise Genel Kurul’da kabul edilen önergeyle metinden çıkarıldı. Başlangıçtaki düzenleme, “suçta tekerrür ve özel tehlikeli suçlular” hükümlerinin uygulanmasındaki yaş istisnasını 18’den 15’e düşürmeyi öngörüyordu. Ancak teklifin 3’üncü maddesi Genel Kurul aşamasında metinden çıkarıldı. Dolayısıyla çocuklar bakımından tekerrür sisteminde yapılması planlanan bu değişiklik mevcut haliyle yasalaşma sürecinde ilerlemeyecek.
Amaç çocukları çetelerin elinden almak Düzenlemenin gerekçesinde yalnızca cezaların artırılması değil, çocukların organize suç yapılanmaları tarafından kullanılmasının önüne geçilmesi de temel hedeflerden biri olarak gösteriliyor.
Teklif ayrıca çocuk hükümlüler için bireysel müdahale planları oluşturulmasını, aile yapısı, eğitim durumu ve psikososyal koşulların değerlendirilmesini, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlayan infazın iyi hâl durumunda eğitimevlerinde sürdürülebilmesini ve bazı kesici-delici aletlerin çocuklara satışının yasaklanmasını da kapsıyor.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel de düzenlemeyle çocuk adalet sisteminde “cezasızlık algısının” önüne geçilmesinin ve çocukların suç örgütlerinin etkisine açık hale gelmesinin engellenmesinin hedeflendiğini belirtti.
Yasa henüz çıkmadı Kamuoyunda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta ise düzenlemenin henüz tamamen yasalaşmamış olması. 7 Ağustos 2026 itibarıyla teklifin ilk iki maddesi TBMM Genel Kurulu tarafından kabul edildi. TBMM’nin resmî sisteminde teklif hâlen “gündemde” görünüyor. Dolayısıyla teklifin kalan maddelerinin de görüşülmesi, tamamının Genel Kurul’dan geçmesi ve yasalaşma sürecinin tamamlanması gerekiyor.
Teklifin 4’üncü maddesinin görüşmeleri sırasında TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun Genel Kurul’daki yerini almaması üzerine birleşim saat 14.00’te yeniden toplanmak üzere kapatıldı.
Türkiye’nin uzun süredir tartıştığı çocuk suçluluğu, çete yapılanmaları ve çocukların ağır suçlarda kullanılması meselesinde yeni bir hukuki dönem kapıda. Ancak tartışmanın yalnızca cezaların artırılmasıyla sınırlı kalmayacağı; çocukların suç örgütlerinin eline düşmesini engelleyecek eğitim, aile, sosyal politika ve rehabilitasyon tedbirlerinin de önümüzdeki süreçte tartışmanın merkezinde olacağı görülüyor.