Suriye’de Türkmen’in Türkçesi Müfredattan Silindi

Suriye’de Türkmen’in Türkçesi Müfredattan Silindi
Yayınlama: 09.09.2026 10:15

Suriye – Kuzey Suriye ve Türkmenlerin yoğun yaşadığı bölgeler

Suriye’de Şam yönetiminin eğitim programlarını tek merkezde toplama kararı, Türkmen çocuklarının ana dilleriyle bağını hedef alan tartışmalı bir uygulamaya dönüştü. Yeni eğitim-öğretim yılı için hazırlanan müfredatta Türkçe derslerine yer verilmemesi, özellikle ülkenin kuzeyindeki Türkmen nüfusun yoğun yaşadığı bölgelerde sert tepkiyle karşılandı.

Suriye Eğitim Bakanlığı, daha önce farklı bölgelerde uygulanan eğitim programlarının yerine ülke genelinde tek bir müfredata geçileceğini açıkladı. Ancak bu düzenlemeyle birlikte Türkmen öğrencilerin eğitim gördüğü okullardaki Türkçe dersleri programdan çıkarıldı. Türkçenin seçmeli dersler arasından kaldırıldığı, yabancı dil seçeneği olarak ise Fransızcanın müfredata eklendiği bildirildi.

Kürtçeye İki Saat, Türkçeye Sıfır

Kararın en fazla tepki çeken yanı, Kürt nüfusun yoğun olarak yaşadığı bölgelerde Kürtçenin haftada iki saat seçmeli ders olarak okutulmasına izin verilirken Türkçenin tamamen program dışında bırakılması oldu.

Kürtçenin eğitimde yer alması temel bir dil ve kültür hakkı olarak görülürken, aynı hakkın Türkmen çocuklarından esirgenmesi Şam yönetiminin eşitlik anlayışını tartışmaya açtı. Bir topluluğun diline alan açılırken diğerinin dilinin müfredattan silinmesi, yeni Suriye yönetiminin toplumsal birlik söylemiyle açık biçimde çelişti.

Türkmen Meclisi Şam’a Seslendi

Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa, Eğitim Bakanlığını kararını yeniden değerlendirmeye çağırdı. Türkçe derslerinin kesintiye uğramadan devam etmesi için gerekli düzenlemelerin yapılmasını isteyen Mustafa, seçmeli ders uygulamasının da kalıcı bir çözüm olmayacağını vurguladı.

Türkmen Meclisi, asıl taleplerinin Suriye Türkmenlerinin kendi dillerini öğrenme ve yaşatma hakkının anayasal ve yasal güvence altına alınması olduğunu açıkladı. Yapılan çağrının geçiş dönemi için geçici bir talep olduğu, Türkmenlerin temel dil ve kültür haklarından vazgeçtiği anlamına gelmediği özellikle belirtildi.

Yeni Dönemin İlk Büyük Eşitlik Sınavı

Şam yönetiminin devlet kurumlarını ve eğitim sistemini tek çatı altında toplama girişimi, ülkede bütünleşme sağlama gerekçesiyle savunuluyor. Ancak birlik adına hazırlanan bir müfredatın Suriye’nin asli unsurlarından biri olan Türkmenlerin dilini görmezden gelmesi, bütünleşmeden çok yeni bir ayrımcılık tartışmasını büyütüyor.

Yıllardır savaşın, göçün ve kimlik baskısının ağır bedelini ödeyen Türkmen toplumunun çocukları şimdi de ana dillerinden uzaklaştırılma tehlikesiyle karşı karşıya bırakıldı. Türkçenin okuldan çıkarılması yalnızca haftalık bir dersin kaldırılması değildir. Bu karar, Türkmenlerin kültürel hafızasını, kimliğini ve gelecek kuşaklarla kuracağı bağı doğrudan etkileyen siyasi bir tercihtir.

Suriye’nin yeni döneminde toplumsal barışın kurulması isteniyorsa dil hakları pazarlık konusu yapılamaz. Kürtçeye tanınan seçmeli ders hakkının Türkçeye tanınmaması açık bir çifte standarttır. Şam yönetiminin bu ayrımcı tablodan geri dönmesi ve Türkmen çocuklarının kendi dillerini öğrenme hakkını güvenceye alması gerekiyor.