Eskişehir’in Beylikova ve Sivrihisar ilçelerinde bulunan stratejik maden sahaları için dikkat çeken bir kamulaştırma kararı alındı. Beylikova ilçesine bağlı Karkın Mahallesi ile Sivrihisar ilçesine bağlı Okçu ve Kızılcaören mahallelerinde bulunan çok sayıda taşınmaz, Cumhurbaşkanı Kararı ile acele kamulaştırma kapsamına alındı. Kararın, bölgede toryum, barit, florit ve nadir toprak elementlerinin çıkarılması ve işlenmesine yönelik yatırımlar kapsamında alınması, Eskişehir’i Türkiye’nin stratejik madencilik gündeminin merkezine taşıdı.
Söz konusu bölgede Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülmesi planlanan çalışmalar yalnızca maden çıkarılmasıyla sınırlı değil. Proje kapsamında açık ocak işletme alanları, cevher ve pasa stok sahaları, bağlantı yolları, atık depolama alanları ve endüstriyel üretim tesislerinin oluşturulması öngörülüyor. Bu nedenle kamulaştırma kararı, bölgede geniş çaplı ve uzun vadeli bir madencilik yatırımının hazırlığı olarak değerlendiriliyor.
Nadir toprak elementleri; savunma sanayisi, elektrikli araçlar, batarya teknolojileri, elektronik sistemler, yenilenebilir enerji ekipmanları ve ileri teknoloji ürünlerinde kritik öneme sahip. Dünyada özellikle Çin ve ABD arasında bu kaynaklara erişim konusunda ciddi bir rekabet yaşanırken, ülkeler kendi kritik mineral rezervlerini ekonomik ve stratejik güvenlik politikalarının önemli bir parçası haline getiriyor.
ABD Başkanı Donald Trump döneminde Ukrayna’nın kritik mineral ve doğal kaynaklarının Amerikan desteği karşılığında ekonomik anlaşmalara konu edilmesi de bu küresel mücadelenin en dikkat çekici örneklerinden biri oldu. Kritik mineraller üzerindeki uluslararası rekabet giderek büyürken, Eskişehir’deki nadir toprak elementi rezervlerinin nasıl işletileceği, hangi teknolojilerle işleneceği ve ortaya çıkacak ekonomik değerin Türkiye’ye ne ölçüde kazandırılacağı daha da önemli hale geliyor.
Ancak Eskişehir’in Beylikova ve Sivrihisar ilçelerindeki Karkın, Okçu ve Kızılcaören mahallelerini kapsayan acele kamulaştırma kararı beraberinde önemli tartışmaları da getiriyor. Bölgede geçimini tarım ve hayvancılıktan sağlayan vatandaşların arazilerinin geleceği, kamulaştırma bedellerinin nasıl belirleneceği, maden faaliyetlerinin tarım alanları ve su kaynakları üzerindeki etkileri ile özellikle atık depolama alanlarının oluşturabileceği çevresel risklerin nasıl yönetileceği kamuoyuna ayrıntılı biçimde açıklanması gereken başlıklar arasında bulunuyor.
Eskişehir’in toprağının altında bulunan bu kaynaklar yalnızca bölgesel bir maden yatırımı olarak görülmemeli. Nadir toprak elementleri bugün teknoloji, enerji, savunma sanayisi ve ekonomik bağımsızlık açısından ülkelerin en stratejik kaynakları arasında yer alıyor. Bu nedenle Beylikova ve Sivrihisar’daki yatırımların yalnızca cevher çıkarılmasına değil, madenlerin Türkiye’de işlenerek yüksek katma değerli ürünlere dönüştürülmesine hizmet etmesi büyük önem taşıyor.
Eskişehir’de alınan acele kamulaştırma kararıyla birlikte artık temel mesele yalnızca toprağın altında ne kadar rezerv bulunduğu değil; bu büyük stratejik servetin nasıl işletileceği, bölge halkının haklarının nasıl korunacağı ve elde edilecek ekonomik değerin Türkiye’ye nasıl kazandırılacağı olacak.