Türkiye’de icra dosyalarının sayısı son 10 yılda milyonlarca artarak 2025 itibarıyla 35 milyon 284 bin 514’e ulaştı. Adalet Bakanlığı verileri ile TÜİK nüfus rakamları üzerinden yapılan hesaplamaya göre, icra dosyalarının nüfusa oranı da 2016’daki yüzde 33,8 seviyesinden yüzde 41’e yükseldi.
2016 yılında Türkiye’de icra ve iflas dairelerine gelen toplam dosya sayısı 26 milyon 946 bin 126 olarak kayıtlara geçti. Dosya sayısı 2017’de 28 milyon 36 bine, 2018’de 29 milyon 727 bine, 2019’da ise 31 milyon 485 bine yükseldi. 2020 yılında 30 milyon 384 bine gerileyen dosya sayısı, sonraki yıllarda yeniden artış gösterdi.
2021’de 32 milyon 169 bin, 2022’de 33 milyon 275 bin dosyaya ulaşılırken, 2023 yılında sayı 38 milyon 969 bin ile son 10 yılın en yüksek seviyesine çıktı. 2024 yılında ise 32 milyon 703 bin dosya kaydedildi. 2025’te dosya sayısı yeniden yükselerek 35 milyon 284 bin 514 oldu.
Nüfus artışı dikkate alındığında da tablo dikkat çekiyor. 2016’da yaklaşık 79,8 milyon olan Türkiye nüfusuna karşılık icra dosyalarının nüfusa oranı yüzde 33,78 seviyesindeydi. 2025’te nüfus 86,1 milyona ulaşırken dosya/nüfus oranı yaklaşık yüzde 40,99 olarak hesaplandı.
Bu oran, icra dosyası sayısının nüfustan daha hızlı arttığını gösteriyor. Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: “İcralık oranı” kişilerin icralık olma oranını değil, toplam icra dosyası sayısının nüfusa oranını ifade ediyor. Aynı kişinin birden fazla icra dosyası bulunabileceği için söz konusu yüzde, doğrudan “Türkiye nüfusunun yüzde 41’i icralık” şeklinde yorumlanamaz.
Dosyaların hangi kaynaklardan oluştuğu konusunda ise kamuya açık resmî istatistiklerde banka, çek, senet ve diğer alacaklar şeklinde ayrıntılı yıllık dağılım bulunmuyor. Bu nedenle toplam icra dosyalarının ne kadarının banka borcu, çek veya senetten kaynaklandığı konusunda kesin bir oran vermek mümkün değil.
Bununla birlikte finansal göstergeler, ödeme güçlüğünün önemli boyutlara ulaştığına işaret ediyor. 2025 yılı içerisinde karşılıksız ve protestolu finansal araçlara ilişkin verilerde de yüksek tutarlar dikkat çekti. Protestolu çek ve kambiyo senedi tutarlarının milyarlarca liralık seviyelere ulaşması, icra süreçlerinin arkasındaki alacak-borç sorunlarının önemli göstergeleri arasında yer alıyor.
İller bazında ise önemli bir veri açığı bulunuyor. Adalet Bakanlığı’nın kamuya açık yıllık istatistiklerinde Türkiye genelindeki toplam dosya sayıları yayımlanırken, illerin tamamı için karşılaştırılabilir yıllık toplam icra dosyası sayısı sunulmadığından “en çok icralık olan 20 il” konusunda kesin bir resmî sıralama oluşturulamıyor. Bu nedenle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi nüfusu yüksek illerin dosya sayısında öne çıktığı yönündeki değerlendirmeler, resmî il bazlı icra dosyası sıralaması olarak kabul edilemez.
Benzer şekilde Bayburt, Tunceli veya Kilis gibi nüfusu düşük illerin daha düşük dosya sayısına sahip olması beklenebilir; ancak il bazında kişi başına düşen icra dosyasını kesin olarak hesaplamak için her ilin dosya sayısının açıklanması gerekiyor.
Veriler, Türkiye’de icra dosyası yükünün son 10 yılda önemli ölçüde arttığını ortaya koyarken, dosya sayısındaki yükselişin vatandaş sayısındaki artıştan daha hızlı gerçekleşmesi dikkat çekiyor. 2016-2025 döneminde toplam icra dosyası yaklaşık 8,34 milyon adet, yani yaklaşık yüzde 31 oranında arttı.
Öte yandan 2023 ve 2024 yılları arasındaki sert değişim, yalnızca ekonomik koşullarla açıklanmamalı. Dosya tasfiyesi, düzenlemeler ve icra sistemindeki uygulamalar gibi idari ve hukuki faktörler de yıllık rakamları etkileyebiliyor.