Üniversite eğitimini çeşitli nedenlerle yarıda bırakmak zorunda kalan binlerce kişiyi yakından ilgilendiren öğrenci affı yürürlüğe girdi. Yükseköğretim Kanunu’nda değişiklik yapan düzenlemenin Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla birlikte, kapsam dahilindeki eski öğrenciler için üniversiteye dönüş süreci resmen başladı. Düzenlemeden yararlanmak isteyenlere 4 aylık başvuru süresi tanındı. Başvurusu kabul edilenler 2026-2027 eğitim öğretim yılında yeniden öğrencilik hakkı kazanabilecek.
Yeni hak yalnızca lisans öğrencileriyle sınırlı tutulmadı. Hazırlık sınıfından ön lisansa, lisans tamamlama programlarından lisansüstü eğitime kadar yükseköğretimin farklı kademelerinde öğrenim görürken ilişiği kesilenler düzenleme kapsamında değerlendirilecek. Kendi isteğiyle kaydını sildirenlerin yanı sıra herhangi bir nedenle üniversiteyle ilişiği kesilenler ve bir programa yerleştiği halde zamanında kayıt yaptırmayanlar da belirtilen şartları taşımaları halinde yeniden üniversiteye dönebilecek.
Düzenlemenin önemli ayrıntılarından biri, dönüş hakkının sınırsız olmaması. Terör suçları, kasten öldürme, işkence, eziyet, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarından mahkûm olanlar öğrenci affından yararlanamayacak. Sahte belge nedeniyle kaydı iptal edilenler ile üniversite kaydı sırasında sahte belge kullandığı belirlenen kişiler de kapsam dışında bırakıldı.
Askerlik hizmetini sürdürenler için ise ayrı bir kolaylık getirildi. Askerde bulunmaları nedeniyle dört aylık genel başvuru süresini kullanamayan kişiler, askerlik görevlerinin sona ermesinden itibaren iki ay içerisinde başvuru yapabilecek.
Kanun yalnızca eski üniversiteye dönüş imkânı sağlamıyor. Öğrencinin üniversiteye giriş yaptığı yıldaki ÖSYS veya YKS puanının başka bir bölümün taban puanını karşılaması halinde, şartları oluştuğu takdirde farklı bir diploma programına yatay geçiş talebinde bulunulabilecek. Kontenjan belirlenirken ilgili bölümdeki öğrenci sayısı ve üniversitenin fiziki kapasitesi dikkate alınacak.
Üniversiteye yeniden dönenlere açık öğretim seçeneği de sunuldu. Şartları karşılayan öğrenciler Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi veya İstanbul Üniversitesi bünyesindeki eşdeğer açık öğretim programlarına geçiş için başvurabilecek. Uygulamanın ayrıntılı usul ve esasları Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenecek.
Ancak bütün yükseköğretim kurumları af kapsamına alınmadı. Polis Akademisi, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile Milli Savunma Üniversitesine bağlı Harp Okulları, Astsubay Meslek Yüksekokulları ve ilgili enstitüler düzenlemeden yararlanamayacak kurumlar arasında yer aldı.
Kanunun öğrencilere yönelik dikkat çeken bir başka bölümü ise azami öğrenim süresini dolduran son sınıf öğrencilerini ilgilendiriyor. Mezuniyet aşamasında olup başarısız veya hiç alamadığı dersleri bulunan öğrencilere teorik ve uygulamalı dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek. Uygulamalı eğitimini ya da intörnlüğünü tamamlayamayan öğrenciler de bu eğitimlerini tamamlayabilmek için yeniden fırsat elde edecek. Ara sınıfta azami süreyi dolduran öğrenciler ise bu ek sınav hakkından yararlanamayacak.
Düzenleme akademisyenleri de yakından ilgilendiriyor. Emeklilik yaş haddine ulaşan öğretim üyelerinden üniversiteler tarafından görevine devam etmesinde yarar görülenler, YÖK kararı doğrultusunda 75 yaşına kadar sözleşmeli olarak çalışabilecek. Görevlendirmelerin ikişer yıllık dönemlerle yapılması öngörülüyor.
Akademik etik konusunda ise oldukça sert bir hüküm getirildi. Başkası tarafından ücretli veya ücretsiz biçimde hazırlanmış yayın ve çalışmaları kendi eseriymiş gibi atama, yükselme, unvan ya da derece kazanmak amacıyla kullananlar meslekten çıkarma cezasıyla karşılaşabilecek. Aynı şekilde bu tür akademik çalışmaların başkaları adına hazırlanmasına veya sürece aracılık edilmesine de aynı yaptırım uygulanabilecek.
Yeni kanunla birlikte üniversiteden ilişiği kesilmiş binlerce kişi açısından en kritik konu artık takvim. Dört aylık başvuru süresinin geçirilmesi halinde yeni haktan yararlanmak mümkün olmayabileceği için, kapsama girdiğini düşünenlerin eski üniversitelerinin duyurularını ve YÖK tarafından açıklanacak uygulama esaslarını yakından takip etmesi gerekiyor.
Düzenlemenin en dikkat çekici sonucu ise açık: Yıllar önce üniversite kapısından ayrılmak zorunda kalan birçok kişi için ikinci bir başlangıç imkânı doğdu. Başvurusunu süresinde yapan ve yasal engeli bulunmayan öğrenciler, 2026-2027 eğitim öğretim yılında yeniden sıralara dönebilecek.