Kongo’da Ebola Krizi Derinleşiyor: Bundibugyo Türünde Can Kaybı 1.657’ye Ulaştı

Kongo’da Ebola Krizi Derinleşiyor: Bundibugyo Türünde Can Kaybı 1.657’ye Ulaştı
Yayınlama: 03.08.2026 20:53

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde mayıs ayında başlayan Ebola salgını, ülkenin doğusundaki beş eyalete yayılarak ağır bir sağlık krizine dönüştü. Doğrulanmış vaka sayısı 3 bin 748’e, yaşamını yitirenlerin sayısı ise 1.657’ye yükseldi. Salgına yol açan Bundibugyo Ebola virüsüne karşı henüz onaylanmış özel bir ilaç veya aşı bulunmaması, mücadeleyi daha da güçleştiriyor.

Kongo Demokratik Cumhuriyeti, son yılların en hızlı büyüyen Ebola salgınlarından biriyle mücadele ediyor. Ülkede 15 Mayıs’ta resmen ilan edilen salgın, aradan geçen yaklaşık üç ay içinde binlerce kişiye ulaşarak yalnızca yerel bir sağlık sorunu olmaktan çıktı.

Sağlık makamlarının açıkladığı son tabloya göre 3 bin 748 kişide hastalık laboratuvar testleriyle doğrulandı. Enfeksiyon nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısı 1.657’ye çıkarken, ölüm oranı yüzde 44 olarak hesaplandı. Bu oran, hastalığa yakalanan her 10 kişiden dördünden fazlasının yaşamını yitirdiğini gösteriyor. Salgın, vaka büyüklüğü bakımından tarihte kaydedilen en ağır Ebola dalgalarından biri hâline geldi.

SALGIN BEŞ EYALETTE ETKİSİNİ SÜRDÜRÜYOR

Hastalığın en yoğun görüldüğü bölge ülkenin doğusundaki Ituri eyaleti oldu. Bunun yanında Haut-Uele, Kuzey Kivu, Güney Kivu ve Tshopo’da da vakalar kaydedildi.

Salgının geniş bir coğrafyaya yayılması, sağlık ekiplerinin hastalara ulaşmasını ve temaslı kişileri takip etmesini zorlaştırıyor. Bölgedeki güvenlik sorunları, yerinden edilmiş nüfus, yetersiz ulaşım imkânları ve sağlık altyapısındaki eksiklikler de mücadeleyi ağırlaştırıyor. Dünya Sağlık Örgütü, salgının insani krizlerin ve yoğun nüfus hareketlerinin yaşandığı hassas bir bölgede ilerlediğine dikkat çekiyor.

Son açıklanan verilere göre temaslı kişilerin yaklaşık yüzde 80,1’i sağlık ekipleri tarafından takip edilebiliyor. Bu oran önemli görünse de geriye kalan kesimin izlenememesi, hastalığın yeni yerleşim alanlarına taşınması açısından ciddi risk oluşturuyor.

Ebola ile mücadelede hastayla yakın temas kuran herkesin hızla belirlenmesi, belirli süre boyunca sağlık durumunun izlenmesi ve belirti gösteren kişilerin vakit kaybetmeden izole edilmesi hayati önem taşıyor.

BU KEZ SALGININ ARKASINDA BUNDİBUGYO VİRÜSÜ VAR

Mevcut salgının nedeni, Ebola hastalığına yol açabilen daha az rastlanan virüs türlerinden biri olan Bundibugyo virüsü olarak belirlendi.

Kamuoyunda zaman zaman “nadir varyant” olarak tanımlansa da Bundibugyo, bilimsel olarak Ebola hastalığına neden olan ayrı virüs türlerinden biri kabul ediliyor. Daha önce Ebola virüsüne karşı geliştirilen bazı aşı ve antikor tedavileri, esas olarak Zaire Ebola virüsüne yönelik hazırlandı.

Dünya Sağlık Örgütüne göre Bundibugyo virüsüne karşı henüz onaylanmış özel bir aşı veya doğrudan virüsü hedefleyen standart tedavi bulunmuyor. Bununla birlikte “hiçbir tedavi uygulanamıyor” demek doğru değil. Erken dönemde sıvı desteği verilmesi, kandaki oksijen seviyesinin korunması, tansiyonun dengelenmesi ve ortaya çıkan diğer enfeksiyonların tedavi edilmesi hastanın yaşama ihtimalini artırabiliyor.

AŞI ÇALIŞMALARI HIZLANDIRILDI

Salgının büyümesi üzerine Bundibugyo virüsüne karşı geliştirilen aşı adayları için çalışmalar hızlandırıldı. Salgına Hazırlık İnovasyonları Koalisyonunun desteklediği bir aşı adayının ilk aşama insan deneylerine geçtiği bildirildi.

Ancak klinik çalışmaya başlanması, aşının hemen yaygın biçimde kullanılabileceği anlamına gelmiyor. Aşının güvenliğinin, oluşturduğu bağışıklık düzeyinin ve farklı yaş gruplarındaki etkisinin değerlendirilmesi gerekiyor. Bu süreç tamamlanıncaya kadar salgınla mücadelenin temelini erken teşhis, izolasyon, temaslı takibi ve destekleyici sağlık hizmetleri oluşturacak.

SAĞLIK ÇALIŞANLARI DA BÜYÜK RİSK ALTINDA

Ebola, sağlık personeli açısından da son derece tehlikeli bir hastalık. Koruyucu ekipmanın eksik veya yanlış kullanılması hâlinde doktorlar, hemşireler, laboratuvar çalışanları ve hasta yakınları virüsle doğrudan temas edebiliyor.

Hastalık; enfekte kişinin kanı, kusmuğu, tükürüğü, dışkısı ve diğer vücut sıvılarıyla temas yoluyla bulaşıyor. Grip veya COVID-19 gibi havadan kolayca yayılan bir hastalık olarak değerlendirilmemesi gerekiyor. Ancak hastayla veya hastanın kullandığı eşyalarla korumasız temas edilmesi ciddi bulaş riski taşıyor.