ENGELLİYE ÇİFTE DARBE!

ENGELLİYE ÇİFTE DARBE!
Yayınlama: 25.02.2026

Vergi Muafiyeti Var, SGK “Raporu Yenile” Diyor: Oran Düşüyor, Emeklilik Hayal Oluyor

Türkiye’de binlerce engelli vatandaş, yıllar önce aldığı engelli sağlık kurulu raporuyla vergi indirimi hakkı kazanıp çalışma hayatını buna göre planladı. Ancak şimdi aynı kişiler, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından yeniden rapor almaya zorlanıyor. Üstelik yeni raporlarda oranlar düşürülüyor. Sonuç: Emeklilik kapısı kapanıyor. Bu tabloya engelli yurttaşlar tek cümleyle isyan ediyor: “Devlet bir hakkı veriyor, başka bir kapıdan geri alıyor.”

Aynı Kişi, Aynı Hastalık… Ama Oran Düşüyor

Yıllardır değişmeyen, hatta ilerleyen hastalıklar için alınmış %40 ve üzeri raporlar; yeniden değerlendirmede %30’lara, %20’lere düşürülebiliyor.

Bu düşüş;

  • Vergi indiriminin kaybına,
  • Engelli kadrosunda çalışma hakkının tehlikeye girmesine,
  • En önemlisi erken emeklilik hakkının yanmasına neden oluyor.

Engelli bireyler, “Hastalığım iyileşmedi, oranım nasıl düştü?” sorusuna yanıt bulamıyor.

Hukuki Karmaşa, İnsani Mağduriyet

Vergi indirimi hakkı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından kabul edilmiş bir rapora dayanıyor. Ancak SGK, emeklilik aşamasında “kontrol muayenesi” talep ederek süreci başa sarıyor. Engelli dernekleri şu soruyu soruyor: “Bir kamu kurumu ‘engellidir’ diyor, diğeri ‘oran yetmez’ diyorsa vatandaş kime güvenecek?”

Emeklilik Hayali Yıkılıyor

Özellikle 15–20 yıl çalışmış, primini doldurmuş engelli çalışanlar için tablo ağır:

  • Emeklilik başvurusu yapılıyor.
  • SGK yeni rapor istiyor.
  • Oran düşürülüyor.
  • “Şartları sağlamıyorsun” deniliyor.
  • Ve yılların emeği bir kalemde siliniyor.

Oran Düşüşü = Hak Kayıpları

Oran %40’ın altına düştüğünde:

  • Vergi indirimi gidiyor.
  • Erken emeklilik hakkı ortadan kalkıyor.
  • Engelli statüsüne bağlı bazı sosyal haklar riske giriyor.

Bu durum sadece bürokratik bir işlem değil; doğrudan hayat standardını etkileyen bir hak kaybı. Sosyal medyada ve engelli platformlarında tepkiler çığ gibi. Vatandaşlar, uygulamanın gözden geçirilmesini ve kazanılmış hakların korunmasını talep ediyor. Engelli bireylerin ortak çağrısı net: “Kazanılmış hak geri alınamaz. Aynı rapor iki farklı kurumda iki farklı sonuç doğurmamalı.”

Sorulması Gereken Sorular

  • Hastalığı değişmeyen birinin oranı neden düşürülür?
  • Aynı devletin iki kurumu neden çelişkili karar verir?
  • Primini doldurmuş bir engellinin emekliliği neden son anda engellenir?

Bu sorular yanıt bekliyor.

Bu mesele teknik bir mevzuat tartışması değil; engelli bireylerin onuru, emeği ve yaşam hakkı meselesidir. Devlet politikalarının amacı engelliyi sistem dışına itmek değil, sosyal güvence sağlamak olmalı. Aksi halde ortaya çıkan tablo nettir: Hak var deniyor, uygulamada yok ediliyor.