Lice’de 63 Sahte Araç Dosyası İddiaları Gündeme Taşıyan Neden Sanık Oldu?

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde, ihaleye çıkılmadan ve gerekli evraklar tamamlanmadan 63 aracın tescil edildiği iddialarıyla gündeme gelen dosyada, sürecin en çok tartışılan başlığı iddiaları kamuoyuna taşıyan kişinin neden sanık konumuna geldiği oldu. Dosyada Mehmet O.A. olarak yer alan isim hakkında verilen tahliye kararı, bu tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Dosya kapsamına yansıyan bilgilere göre Mehmet O.A., icra ve tescil kayıtlarını inceleyerek bazı araçların satış ihalesi yapılmadan, standart prosedürler işletilmeden ve zorunlu belgeler tamamlanmadan tescil edildiğini fark ettiğini ileri sürdü. Bu durumu ilgili mercilere bildirdiği ve kamuoyunun dikkatine sunduğu belirtildi.
Yargılama sürecinde sanık konumuna gelinmesinin gerekçesi, iddiaların içeriğinden çok yöntemi olarak gösterildi. İddia makamı;
Savunma tarafı ise Mehmet O.A.’nın ihbarcı sıfatıyla hareket ettiğini, amacının kamu zararını önlemek ve usulsüzlük iddialarını yetkili kurumların dikkatine sunmak olduğunu ifade etti.
Dosya, şu soruyu gündeme taşıdı:
“Kamu yararı gözetilerek yapılan bir ifşa, hangi noktada suç sayılır?”
Hukuk çevreleri, davanın ihbarcıların korunması, belgeye erişim sınırları ve ifade özgürlüğü açısından emsal nitelik taşıyabileceğine dikkat çekiyor. Uzun tutukluluk süresi ise “ölçülülük” ilkesi üzerinden eleştirildi.
Son duruşmada mahkeme, dosyanın geldiği aşama ve mevcut delil durumunu dikkate alarak tahliye kararı verdi. Ancak yargılama devam ediyor. Tescil işlemlerinin mevzuata uygunluğu ve sorumluluk zinciri ilerleyen duruşmalarda ele alınacak.
Kamuoyunda beklenti;
Lice’deki 63 araç dosyası, yalnızca bir tescil tartışması değil; denetim, şeffaflık ve ihbarcıların konumu açısından da önemli bir sınav olarak görülüyor. Tahliye kararıyla birlikte gözler, davanın esasına ve iddiaların hukuki zeminde netleşmesine çevrilmiş durumda.