
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek Resmî Gazete’de yayımlanan ve kamuoyunda 11. Yargı Paketi olarak bilinen düzenlemeyle birlikte cezaevlerinden tahliyeler fiilen başladı. Yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte infaz rejiminde yapılan değişiklikler, birçok hükümlü ve ailesi için yeni bir sürecin kapısını araladı.
Düzenleme kapsamında, özellikle infaz süreleri, denetimli serbestlik uygulamaları ve bazı suç tiplerine ilişkin infaz oranlarında yapılan değişiklikler etkili oldu. Bu çerçevede, cezasının belirli bir bölümünü tamamlayan ve yasada öngörülen şartları taşıyan hükümlüler için tahliye işlemleri başlatıldı.
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı kurumlarda, tahliye süreçlerinin aşamalı ve kontrollü şekilde yürütüldüğü bildiriliyor. İdareler, hem hukuki kriterlerin hem de güvenlik ve kamu düzeni hassasiyetlerinin dikkate alındığını vurguluyor. Tahliyelerin, mahkeme kararları ve infaz savcılıklarının denetimi altında gerçekleştirildiği belirtiliyor.
Öte yandan düzenleme, kamuoyunda farklı tepkilere de yol açtı. Bir kesim, yasanın cezaevlerindeki yoğunluğu azaltacağı ve infaz sistemini daha işlevsel hale getireceği görüşünü savunurken; bazı çevreler ise hangi suçların kapsamda yer aldığına dair daha fazla şeffaflık talep ediyor.
Yetkililer, 11. Yargı Paketi’nin yalnızca tahliyelerden ibaret olmadığını; yargılamaların hızlandırılması, infazda eşitlik ve hukuk güvenliğinin güçlendirilmesi gibi hedefler taşıdığını ifade ediyor. Tahliyelerin önümüzdeki günlerde de kademeli olarak devam etmesi bekleniyor