Yoğun Bakıma Alınan Doktora 77 Milyon TL’lik Haciz: İstinaf Kararı Bozdu, Tartışmalar Sürüyor

Yoğun Bakıma Alınan Doktora 77 Milyon TL’lik Haciz: İstinaf Kararı Bozdu, Tartışmalar Sürüyor
Yayınlama: 16.07.2026 16:33

DİYARBAKIR – Diyarbakır’da görev yapan kadın hastalıkları ve doğum uzmanı bir doktor hakkında yürütülen tazminat davası, hem sağlık camiasında hem de hukuk çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Geçirdiği ağır trafik kazasının ardından yoğun bakımda tedavi gören hekimin yokluğunda sonuçlanan dava sonrasında yaklaşık 77 milyon TL tutarında icra ve haciz işlemi uygulanırken, dosyada daha sonra istinaf mahkemesi yerel mahkeme kararını bozdu.

Olayın geçmişi, Down sendromlu dünyaya gelen bir bebeğin ailesi tarafından açılan maddi ve manevi tazminat davasına dayanıyor. Davada, gebelik sürecindeki tıbbi uygulamalar nedeniyle hekimin sorumluluğu bulunduğu iddia edildi.

Yoğun Bakım Sürecinde Dava Sonuçlandı

Dosyaya ilişkin yapılan açıklamalara göre doktor, dava süreci devam ederken ağır bir trafik kazası geçirdi ve uzun süre yoğun bakımda tedavi gördü. Hekimin sağlık durumu nedeniyle yargılama sürecine etkin şekilde katılamadığı belirtilirken, yerel mahkemenin verdiği kararın ardından yaklaşık 77 milyon TL’lik icra takibi ve haciz işlemi başlatıldı.

Bu gelişme, özellikle sağlık çalışanları arasında hukuki güvenceler ve malpraktis davalarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

İstinaf Mahkemesi Kararı Bozdu

Dosyayı inceleyen bölge adliye mahkemesi (istinaf), yerel mahkemenin kararını bozdu. Ancak haciz işlemlerinin doktor üzerinde oluşturduğu mağduriyetin nasıl giderileceği konusu tartışılmaya devam ediyor.

Kararın ardından sağlık meslek örgütleri ve hekim temsilcileri, dava sürecinde yaşanan gelişmelerin hekimlerin mesleki güvenliği açısından endişe verici olduğunu savunarak, malpraktis davalarında daha güçlü hukuki koruma mekanizmalarının oluşturulması çağrısında bulundu.

Sağlık Camiasından Düzenleme Çağrısı

Uzmanlar, tıbbi uygulama hatalarına ilişkin davalarda hem hastaların haklarının korunmasının hem de sağlık çalışanlarının adil yargılanma hakkının güvence altına alınmasının büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Öte yandan, istinaf mahkemesinin bozma kararının ardından dosyanın yeniden yargılama sürecine girmesi beklenirken, nihai kararın yapılacak yargılama sonunda verileceği belirtiliyor.

Hukuki süreç devam ettiğinden dosyaya ilişkin kesin hüküm henüz verilmiş değil. Yetkililer, yargılamanın sonucunun beklenmesi gerektiğini vurgularken, olay sağlık hukukunda emsal olabilecek davalar arasında gösteriliyor.