
Venezuela’da siyasi kriz yeni bir aşamaya geçti. Hükümet, ülkede artan belirsizlik ve güvenlik riskleri gerekçesiyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan edildiğini duyurdu. Açıklamanın hemen ardından devlet kanalları üzerinden yapılan çağrıyla halkın sokaklara çıkması ve yönetime destek vermesi istendi.
Hükümet cephesinden yapılan açıklamalarda, OHAL kararının “ulusal egemenliğe yönelik tehditler, dış müdahale ihtimali ve iç güvenlik riskleri” nedeniyle alındığı vurgulandı. Yetkililer, kamu düzeninin korunması için güvenlik güçlerine geniş yetkiler tanındığını, stratejik noktaların ordu kontrolüne alındığını bildirdi.
Başkent Karakas başta olmak üzere birçok şehirde askeri hareketlilik dikkat çekerken, kritik kamu binaları, havaalanları ve iletişim merkezlerinde güvenlik önlemleri artırıldı. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde zırhlı araçların sokaklarda konuşlandığı, bazı bölgelerde sokağa çıkma kısıtlamalarının fiilen uygulandığı öne sürüldü.
Hükümetin halka yaptığı “sokağa çıkın” çağrısı ise ülke içinde tartışma yarattı. İktidar yanlıları bu çağrıyı “ulusal birlik ve direniş” mesajı olarak değerlendirirken, muhalif çevreler olası provokasyonlar ve çatışma riskine dikkat çekiyor. İnsan hakları savunucuları da OHAL’in, ifade özgürlüğü ve toplanma hakkı üzerinde baskı oluşturabileceği uyarısında bulunuyor.
Nicolás Maduro’nun kamuoyuna henüz doğrudan bir görüntülü mesaj vermemesi, ülkedeki belirsizliği daha da artırmış durumda. Hükümet kaynakları, yönetimin “kontrolü kaybetmediğini” savunurken; uluslararası toplumdan gelecek tepkiler ve diplomatik açıklamalar yakından izleniyor.
Venezuela’da OHAL’in ne kadar süreceği ve sokak çağrısının nasıl sonuçlar doğuracağı önümüzdeki saatlerde netleşecek. Gelişmeler, yalnızca ülkenin iç dengelerini değil, Latin Amerika genelindeki siyasi ve güvenlik ortamını da doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.