
Altın fiyatlarındaki hızlı yükseliş, dolar kurundaki artışın enflasyonun gerisinde kalması ve küresel ölçekte dolar endeksindeki düşüş, Türkiye’de vatandaşların mevduat tercihlerini köklü biçimde değiştirdi. Son veriler, bireysel yatırımcının dövizden uzaklaşıp altın ve kıymetli madenlere yöneldiğini net şekilde ortaya koydu.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) verilerine göre, bankalarda yurt içi yerleşik gerçek kişilerin yabancı para mevduatında altın dâhil kıymetli madenlerin payı geçen hafta yüzde 60’ı aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine çıktı. Bu oran, yalnızca bir yıl önce yüzde 37 seviyesindeyken, finansal dalgalanmaların başlamasından önceki 2017 yılında yüzde 6 gibi oldukça düşük bir düzeyde bulunuyordu.
ABD Dolarının Payı Tarihi Dipte
30 Ocak 2026 itibarıyla yurt içi yerleşik gerçek kişilerin yabancı para mevduatı 160,8 milyar dolarla rekor kırdı. Ancak bu toplam içinde ABD dolarının payı yüzde 20’ye gerileyerek tarihi dip seviyelerden birine indi. Uzmanlar, bu gerilemenin hem doların reel getirisinin zayıflaması hem de altının güvenli liman algısının güçlenmesiyle doğrudan bağlantılı olduğuna dikkat çekiyor.
Genel tabloya bakıldığında, yurt içi yerleşiklerin toplamda 238,3 milyar dolarla rekor seviyeye ulaşan yabancı para mevduatı içinde kıymetli madenlerin payı yüzde 44,9’a yükseldi. Miktar bazında ise önemli bir eşik aşıldı: Kıymetli maden mevduatı ilk kez 100 milyar dolar sınırını geçerek 106,9 milyar dolara ulaştı. Bu tutarın yaklaşık 97 milyar doları gerçek kişilere, 9,9 milyar doları ise tüzel kişilere ait hesaplarda yer aldı.
Sadece Fiyat Değil, Alım da Rekor
Altın mevduatındaki artışın arkasında yalnızca fiyat yükselişi değil, doğrudan vatandaşın altın alımını artırması da bulunuyor. Parite etkisinden arındırılmış verilere göre, yerleşiklerin kıymetli maden hesaplarında geçen hafta 4,2 milyar dolarlık rekor artış kaydedildi. Aynı dönemde yerleşiklerin 1,2 milyar ABD dolarını elden çıkardığı görüldü.
Son bir yıllık tablo ise eğilimin kalıcı hale geldiğini gösteriyor. Parite etkisinden arındırılmış verilere göre yerleşikler, bir yılda 24,5 milyar dolarlık altın satın alırken, 2,5 milyar ABD dolarını portföylerinden çıkardı.
Ekonomi çevreleri, bu verilerin vatandaşın enflasyona karşı birikimini koruma refleksinin güçlendiğini ve altının mevduat tercihlerinde açık ara öne çıktığını ortaya koyduğunu belirtiyor. Mevcut eğilimin, küresel piyasalardaki belirsizlikler ve iç enflasyon dinamikleri sürdükçe devam edebileceği değerlendiriliyor.