
Sokak röportajları nedeniyle 54 gündür cezaevinde tutulan Hasan Köksoy, Arif Kocabıyık ve röportajda yer alan Halil Kürklü hakkında iddianame hazırlandı. Savcılık, üç isim için Cumhurbaşkanı’na ve Papa’ya hakaret iddiasıyla dava açılmasını talep etti.
İddianamede, sokak röportajlarında sarf edildiği öne sürülen ifadelerin suç kapsamında değerlendirildiği belirtilirken, kamuoyunda “gazetecilik faaliyeti mi, ifade özgürlüğü mü, yoksa suç mu?” tartışması yeniden alevlendi. Üç ismin tutuklu bulunması ve iddianamenin 54 gün sonra hazırlanması, sürece yönelik eleştirileri daha da sertleştirdi.
Hukukçular, iddianamenin hazırlanmasının mahkûmiyet anlamına gelmediğini vurgulasa da, uzun tutukluluk süresinin ölçülülük ve ifade özgürlüğü açısından sorgulanması gerektiğini ifade ediyor. Sokak röportajlarının kamuoyunu bilgilendirme işlevi gördüğünü savunan çevreler ise, tutukluluk tedbirinin orantısız olduğu görüşünde.
Öte yandan dosyada yer alan suçlamaların, yargılama sürecinde mahkeme tarafından değerlendirileceği; sanıkların savunmalarını sunacağı ve nihai kararın yargılamanın sonunda verileceği belirtiliyor. Ancak yaşanan süreç, sokak röportajlarının sınırları, ifade özgürlüğü ve tutuklama pratiği başlıklarını bir kez daha Türkiye gündeminin merkezine taşıdı.