Kayseri’nin şehirler arası ulaşım yükünü taşıyan en önemli güzergâhlarından çevre yolunun bazı bölümlerinde oluşan bozulmalar, üst üste yapılan yamalar ve sürüş konforunu ciddi biçimde düşüren yol yüzeyi artık görmezden gelinecek noktayı geçti. Sanayisiyle, ticaretiyle, nüfusuyla ve her yıl büyüyen araç trafiğiyle Türkiye’nin önemli şehirlerinden biri olan Kayseri’ye giriş yapan sürücülerin karşılaştığı yol manzarası, kentin büyüklüğüyle bağdaşmıyor. Bir tarafta “modern şehir” söylemleri, diğer tarafta adeta parça parça onarılmış asfalt görüntüsü… Vatandaşın sorduğu soru artık çok net: Kayseri gibi bir şehrin çevre yolu neden hâlâ yamayla ayakta tutulmaya çalışılıyor?
Çevre yolu sıradan bir mahalle sokağı değil. Günün hemen her saatinde otomobillerin, şehirler arası otobüslerin, ağır tonajlı kamyonların ve ticari araçların kullandığı ana ulaşım damarlarından biri. Böylesine yoğun bir güzergâhta asfalt kalitesi yalnızca görüntü meselesi de değil; doğrudan trafik güvenliği, araçların mekanik sağlığı ve sürüş konforuyla ilgili. Yol yüzeyindeki bozulmalar, seviyesiz yamalar ve farklı dönemlerde yapılan onarımların oluşturduğu düzensiz zemin özellikle yüksek hızlarda sürücüyü zorlayabiliyor.
Asıl tepki ise sorunun kalıcı biçimde çözülmemesine.
Bir yol sürekli bozuluyor ve sürekli aynı bölgeler yeniden yamalanıyorsa burada artık “bakım yapıldı” demek yeterli değil. Çünkü vatandaşın beklediği, çukurun üzerine bir parça asfalt dökülmesi değil; yolun altyapısıyla birlikte incelenmesi, neden bozulduğunun belirlenmesi ve uzun yıllar dayanabilecek şekilde yenilenmesi. Bugün bir noktaya yama yapılıp birkaç ay sonra aynı bölge yeniden bozuluyorsa kamu kaynağının ne kadar verimli kullanıldığı da doğal olarak sorgulanır.
Kayseri çevre yolunda ortaya çıkan görüntü tam anlamıyla bir “yama üstüne yama” görüntüsüne dönüşmemeli. Farklı asfalt tonlarının, çökmüş bölümlerin ve düzensiz onarım izlerinin bulunduğu bir ana arter, kente ilk kez gelen bir ziyaretçinin Kayseri hakkındaki ilk izlenimini de doğrudan etkiliyor. Şehrin girişinde karşılaşılan yol kalitesi, o şehrin altyapıya verdiği önemin göstergelerinden biridir.
Kayseri yıllardır ihracatıyla övünüyor. Organize sanayi bölgeleri büyüyor, ticaret hacmi artıyor, yeni konut alanları yükseliyor, milyonlarca liralık yatırımlar açıklanıyor. Peki bütün bu ekonomik hareketliliği taşıyan ana yollar neden aynı hızda yenilenmiyor?
Bir şehrin gelişmişliği yalnızca yeni binalar, meydanlar ve tabelalarla ölçülmez. Sürücünün tekerleğinin değdiği asfalt da şehir yönetiminin vitrinidir.
Özellikle ağır taşıt trafiğinin yoğun olduğu güzergâhlarda yolun standartlara uygun hale getirilmesi çok daha önemli. Bozuk zemin sürücünün direksiyon hâkimiyetini etkileyebilir, ani manevralara neden olabilir, lastik ve süspansiyon sistemlerinde hasara yol açabilir. Vatandaşın ödediği motorlu taşıtlar vergisi, akaryakıt üzerinden alınan vergiler ve diğer kamu gelirleri düşünüldüğünde insanların düzgün, güvenli ve kaliteli yol istemesi lüks değil; en temel beklentilerden biri.
Burada sorumluluğun hangi kurumun yetki alanında bulunduğu da kamuoyuna açık biçimde anlatılmalı. Karayolları Genel Müdürlüğü mü, ilgili bölge müdürlüğü mü, belediyeler mi? Hangi bölüm kimin sorumluluğunda? Yolun hangi kesimlerinde kapsamlı yenileme planlanıyor? Son asfaltlama ne zaman yapıldı? Kaç kez bakım gördü? Tekrar eden bozulmaların sebebi araştırıldı mı?
Vatandaşın artık kurumlar arasında sorumluluk tartışması dinlemek istemediği açık.
Yol bozuksa düzeltilmeli.
Çünkü sürücü açısından o çukurun hangi kurumun bütçesine ait olduğunun hiçbir önemi yok. Araç o bozuk zemine girdiğinde faturayı vatandaş ödüyor.
Kayseri’nin çevre yolu için artık geçici pansumanlardan daha fazlasına ihtiyaç var. Sorunlu bölümlerin tek tek yamalanması yerine güzergâhın tamamının teknik olarak taranması, zemin ve drenaj problemlerinin tespit edilmesi, ağır taşıt yüküne uygun asfalt uygulaması yapılması ve yapılan işin kısa sürede yeniden bozulmayacağı şekilde denetlenmesi gerekiyor.
Üstelik mesele yalnızca asfalt dökmekle de bitmiyor. Yapılan her çalışmanın kalite kontrolü yapılmalı. Kullanılan malzemenin standardı, asfalt kalınlığı, zemin hazırlığı ve yük dayanımı denetlenmeli. Aynı bölgede sürekli bakım ihtiyacı doğuyorsa “Neden?” sorusu mutlaka sorulmalı.
Çünkü aynı yola tekrar tekrar para harcamak hizmet değil, çözülmeyen sorunun maliyetini büyütmektir.
Kayseri çevre yolundaki mevcut görüntü kente yakışmıyor. Türkiye’nin önemli sanayi ve ticaret merkezlerinden birinin ana ulaşım arterinde sürücüler düzgün asfalt aramak zorunda kalmamalı. Yolun bir bölümü düzgün, birkaç yüz metre sonra yama, ardından bozuk zemin şeklinde devam eden bir güzergâh modern ulaşım standardı olarak kabul edilemez.