
1 Ocak itibarıyla Bağ-Kur ve Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borcu bulunanların sağlık hizmetlerine erişimi yeniden tartışma konusu oldu. Yeni yılla birlikte geçici düzenlemelerin sona ermesi, borcu olan vatandaşların özellikle acil dışı sağlık hizmetlerinde kısıtlamalarla karşılaşabileceği endişesini doğurdu.
Mevcut uygulamaya göre, acil sağlık hizmetleri prim borcuna bakılmaksızın herkese açık olmaya devam ediyor. Acil servislerde tedavi reddi söz konusu değil. Ancak poliklinik muayeneleri, planlı tetkikler ve bazı ileri işlemler için SGK provizyonu aranıyor. Bu noktada GSS veya Bağ-Kur borcu bulunanlar, provizyon alamadıkları takdirde hizmetten yararlanamayabiliyor.
Tartışmaların merkezinde, yeni yıl için ek bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlanmamış olması yer alıyor. Önceki yıllarda borçluların sağlık hizmetlerinden yararlanmasını sağlayan geçici uzatmaların bu yıl tekrarlanmaması, uygulamada daha katı bir tablo ortaya çıkmasına yol açtı. Bu nedenle borcu olan bazı vatandaşlar, acil dışı başvurularda hastanelerden geri çevrilebiliyor.
Öte yandan bu durum kesin ve kalıcı bir engel anlamına gelmiyor. Borcu bulunan kişiler için hâlâ:
Uzmanlar, yanlış bilgi ve genellemeler yerine vatandaşların kendi provizyon durumlarını e-Devlet üzerinden kontrol etmelerini ve tereddüt halinde SGK birimlerinden doğrudan bilgi almalarını öneriyor. Yeni dönemde sağlık hizmetlerine erişimde belirleyici unsurun, kişinin borç durumu ve sigorta statüsü olduğu vurgulanıyor.
1 Ocak sonrası süreçte borcu olanlar acil dışı sağlık hizmetlerinde zorluk yaşayabiliyor, ancak bu durum tüm sağlık hizmetlerini kapsayan mutlak bir yasak anlamına gelmiyor. Sistemin kapıları tamamen kapanmış değil; borcun durumu ve atılacak adımlar, sağlık hizmetlerine erişimin anahtarı olmaya devam ediyor.