
ABD Adalet Bakanlığı’nın, çocuk istismarı ve fuhuş ağı suçlamalarıyla yargılanırken cezaevinde ölü bulunan milyarder Jeffrey Epstein soruşturmasına ilişkin 3 milyondan fazla belgeyi, binlerce video ve görselle birlikte kamuoyuna açmasının ardından, Türkiye’yi de ilgilendiren bir e-posta yazışması sosyal medyada tartışma yarattı.
Açıklanan belgeler arasında, 7 Kasım 2014 tarihli olduğu belirtilen bir elektronik posta dikkat çekti. Yazışmanın, Robert Koleji Yönetim Kurulu üyesi olduğu dönemde Landon Thomas Jr. ile Epstein arasında geçtiği iddia ediliyor.
E-postada Thomas Jr.’ın, Türkiye’de muhafazakâr yapının toplumsal yaşam ve eğitim sistemi üzerindeki etkisinden duyduğu rahatsızlığı dile getirdiği ve Robert Koleji’nin “eğitim misyonunu korumak” amacıyla geniş çaplı bir finansal destek arayışında olduğunu ifade ettiği görülüyor. Thomas Jr., bu kapsamda Gates Vakfı gibi uluslararası kuruluşlara veya milyarder bağışçılara sunum yapılması konusunda Epstein’den “stratejik rehberlik” talep ediyor.
Belgelerde yer alan ifadelerde Thomas Jr.’ın, Robert Koleji’nin 150. yılına yaklaşırken Türkiye’deki siyasi ve toplumsal dönüşümden endişe duyduğunu belirttiği aktarılıyor. Yazışmada, okulun müdürünü Epstein ve çevresiyle tanıştırma teklifinin de yer aldığı görülüyor. Epstein’in bu mesaja “Görüştüğümüzde bana daha fazlasını anlat” şeklinde kısa bir yanıt verdiği belirtiliyor.
Yazışmaların kamuoyuna yansımasının ardından Özel Amerikan Robert Lisesi yönetimi yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada özetle şu ifadelere yer verildi:
Açıklamada ayrıca Robert Koleji’nin, Türkiye’nin değerleri ve yasalarına bağlı, köklü bir eğitim kurumu olarak faaliyetlerini sürdürdüğü ifade edildi.
Uluslararası basın ve hukuk çevreleri, dosyalarda geçen bu yazışmanın bir suç isnadı anlamına gelmediğini, ancak Epstein dosyalarının açılmasıyla birlikte kurumlar ve isimler etrafında şeffaflık tartışmalarını yeniden alevlendirdiğini belirtiyor. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) da daha önce yaptığı açıklamalarda, Epstein dosyalarında geçen isimlerin suçlu olduğuna dair genel bir “müşteri listesi” kanıtı bulunmadığını duyurmuştu.
Yeni belgelerle birlikte Epstein soruşturması, yalnızca ABD’de değil, farklı ülkelerde de siyasi, kurumsal ve etik tartışmaların odağında yer almaya devam ediyor.