
İZMİR – Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın 2018 yılında İzmir’de bir inşaat şantiyesinde ölü bulunmasına ilişkin davada dikkat çeken ifadeler kayda geçti. Aradan geçen 8 yılın ardından birleştirilen iki dava kapsamında hem şantiye çalışanları hem de polisler yargılanmaya devam ediyor.
Duruşma, İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Bazı sanıklar ve tanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, müşteki anne ve baba ile taraf avukatları da salonda hazır bulundu.
Olayın yaşandığı dönemde Narlıdere İlçe Emniyet Müdürlüğü’nde görev yapan polis merkezi amiri sanık İ.K., soruşturma kapsamında olay yerine gittiğini belirterek, iki farklı noktada kamera kaydı bulunduğunu ancak şifre nedeniyle görüntülere erişemediklerini öne sürdü.
İ.K., olayın ilk aşamada “şüpheli ölüm” olarak değerlendirildiğini ifade ederek, iki bekçinin düşme sesi ve bağırma duyduklarını aktardığını söyledi. Maktule ait cep telefonu ve araç anahtarının yerlerinin değiştirilip değiştirilmediğine ilişkin soruya ise eşyaları usulüne uygun şekilde muhafaza ettiğini savundu.
Sanık olarak dinlenen emekli polis memurları da suçlamaları kabul etmedi.
Olay tarihinde Narlıdere İlçe Emniyet Müdürü olan tanık İ.Y., durumu “şüpheli” olarak değerlendirdiklerini ve sürecin sürüncemede kaldığını söyledi. İnşaat firmasının sahibinin oğlu tarafından arandığını, kendisinin de 112 Acil Servis’e haber verilmesini istediğini ifade etti.
İnşaat firması sahibi ve oğlu ise güvenlik kameralarının çalışmamasıyla ilgili bilgilerinin olmadığını savundu.
Başka bir suçtan tutuklu bulunan K.K., 2021 yılında tanıştığı bir kişinin kendisine, bir genci darp ettikten sonra Narlıdere’de bir inşaattan attığını ve olayı intihar gibi gösterdiklerini anlattığını iddia etti.
Tanık, “İnşaat demiri, cop ve kelepçeyle bir çocuğu dövdüğünü, ardından inşaattan attığını söyledi. Çocuğun emekli bir askerin oğlu olduğunu belirtti” dedi. Cezaevinde Dorukhan Büyükışık olayını duyunca benzerlik kurduğunu ve tanıklık yapmak istediğini ifade etti.
Maktulün ilk muayenesini yapan adli tıp uzmanı G.B., duruşmada çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Yüksekten düşme vakalarına kıyasla vücutta çok az yara bulunduğunu belirten uzman, “Meslek hayatım boyunca bu kadar yüksekten düşüp bu kadar az yara alan bir vakaya rastlamadım. ‘Yüksekten düşme olmayabilir’ dedim” ifadelerini kullandı.
Olay yeri fotoğraflarının gösterilmesi üzerine cesedin pozisyonunun muayene sırasında gördüğünden farklı olduğunu da belirtti.
13 Mayıs 2018’de İzmir’in Narlıdere ilçesindeki bir şantiyede ölü bulunan 26 yaşındaki Dorukhan Büyükışık’ın ölümü ilk etapta intihar olarak değerlendirilmişti. Ailenin itirazları ve şikayetleri üzerine süreç yeniden ele alındı.
“Görevi kötüye kullanma” suçlamasıyla yargılanan polislerin dosyası ile şantiye çalışanlarının “kasten öldürme” suçlamasıyla yargılandığı dava birleştirildi. Cumhuriyet savcısı, dosyadaki eksikliklerin giderilmesini talep ederken mahkeme heyeti sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
Davanın bir sonraki celsesinde yeni tanıkların dinlenmesi ve teknik raporların değerlendirilmesi bekleniyor.