ÇOCUKLARI KORUMASI GEREKEN SİSTEM İDDİALARA RAĞMEN SUSMUŞ

Yayınlama: 04.04.2026 07:37
A+
A-
TACİZ İDDİASINA RAĞMEN ÇOCUKLARIN YANINA GÖREVLENDİRİLDİ

Diyarbakır’da kamu vicdanını sarsan bir iddia gündeme geldi. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bünyesinde “din görevlisi” olarak çalışan H.K. hakkında, kız çocuklarına yönelik taciz iddialarının ortaya çıkmasına rağmen kritik bir göreve getirildiği öne sürüldü. İddialara göre daha önce hakkında alınan “18 yaş altı bireylerin bulunduğu ortamlarda çalıştırılmaması” yönündeki karara rağmen, H.K.’nın çocukların kaldığı bir kuruma görevlendirilmesi skandalın boyutunu büyüttü.

Süreç, Diyarbakır’daki çocuk evlerinde kalan kız çocuklarına yönelik rahatsız edici iddiaların gündeme gelmesiyle başladı. İddiaya göre, hakkında ciddi suçlamalar bulunan personelin çocuklarla temasının kesilmesi gerekirken, tam aksine yeniden çocukların bulunduğu bir kuruma görevlendirildiği tespit edildi. Bu durum, kamu kurumlarında denetim ve sorumluluk mekanizmasının nasıl işlediği sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

27 Kasım 2024 tarihli resmi yazışmalarla yapılan görevlendirme kararında, il müdürlüğü ve ilgili yöneticilerin imzasının bulunması, olayın sadece bireysel bir ihmal değil, sistemsel bir zafiyet olabileceği yorumlarına neden oldu. İddialara göre bu görevlendirme sonrasında taciz eylemleri devam etti ve çocukların güvenliği bir kez daha tehlikeye atıldı.

Kamuoyunda yükselen tepkilerin ardından Diyarbakır Valiliği devreye girdi. Yapılan resmi açıklamada, söz konusu iddiaların öğrenildiği gün idari sürecin başlatıldığı, personelin görev yerinin değiştirilerek çocuklarla temasının kesildiği ve olayın adli makamlara iletildiği belirtildi. Ayrıca ilgili personelin 2 Nisan itibarıyla görevden uzaklaştırıldığı açıklandı.

Valilik açıklamasında, olayın hassasiyeti nedeniyle soruşturmanın genişletildiği ve sürecin Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı müfettişlerine devredildiği ifade edildi. Yetkililer, çocukların üstün yararının esas alındığını ve soruşturma sonucuna göre gerekli tüm idari ve adli işlemlerin kararlılıkla uygulanacağını vurguladı.

Ancak yaşananlar, “karar alınmasına rağmen neden uygulanmadı?”, “kim ya da kimler bu görevlendirmeye onay verdi?” ve “çocuklar neden korunamadı?” sorularını da beraberinde getirdi. Olay, yalnızca bir personelin eylemleriyle sınırlı kalmayıp, kamu kurumlarında çocuk güvenliğine ilişkin denetim süreçlerinin ne kadar etkin işlediğini sorgulatan ciddi bir kriz olarak değerlendiriliyor.