
Ankara’da yaşanan aile içi şiddet olayı, kamuoyunda büyük infial yarattı. Cezaevinden kısa süreli izinle çıktığı öğrenilen bir hükümlünün, annesini, küçük yaştaki kızını ve boşanma aşamasındaki eşini silahla öldürdükten sonra intihar ettiği belirlendi. Olayla ilgili ortaya çıkan detaylar, vahşetin planlı şekilde gerçekleştiğini gösteriyor.
Edinilen bilgilere göre, silahlı tehdit ve dolandırıcılık suçlarından hükümlü olan şahıs, açık ceza infaz kurumundan izinli olarak çıktıktan sonra Ankara’ya geldi. İlk olarak yakınlarının bulunduğu adreslere giden zanlının, kısa süre içinde saldırılarını gerçekleştirdiği tespit edildi.
Şüphelinin, annesi ile küçük yaştaki kızını hafif ticari bir araca bindirdikten sonra, araç içinde tabancayla ateş ederek öldürdüğü belirlendi. Cinayetlerin ardından cansız bedenlerin araç bagajına konularak üzerlerinin örtüldüğü ortaya çıktı.
Zanlının daha sonra boşanma aşamasındaki eşinin yaşadığı eve gittiği, kapının açılmaması ihtimaline karşı kurye gibi davranmak için kask taktığı öğrenildi. Eve girdikten sonra silahla ateş açan zanlı, eşini çocukların gözü önünde öldürdü. Ardından aynı silahla kendi yaşamına da son verdiği tespit edildi.
Soruşturma kapsamında elde edilen bulgulara göre zanlı, binadaki güvenlik kameralarına yakalanmamak amacıyla elektrik tesisatına zarar verdi. Bu detay, saldırının önceden planlandığı yönündeki şüpheleri güçlendirdi.
Olay sonrası bölgeye sevk edilen polis ekipleri geniş çaplı inceleme başlatırken, hayatını kaybedenlere ait otopsi işlemleri Ankara Adli Tıp Kurumu’nda sürdürülüyor. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak devam ediyor.
Yaşanan bu vahşetin ardından, cezaevlerinden verilen izinlerin denetimi ve risk analizleri yeniden kamuoyunun gündemine geldi. Uzmanlar, aile içi şiddet geçmişi bulunan hükümlülerle ilgili izin süreçlerinin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini vurguluyor.