
Antalya’da savaş mağduru olarak Türkiye’ye getirilen iki Ukraynalı yetim çocuğun başına gelenler büyük bir skandala dönüştü. Otel çalışanları tarafından hamile bırakıldıkları ortaya çıkan iki kız çocuğuyla ilgili yürütülen soruşturmada, savcılık “takipsizlik” kararı verdi. Kararın gerekçesi ise tepkileri daha da büyüttü: “15 yaşını doldurmuşlar, rızaları var.”
Dosyayla ilgili detaylar kamuoyuna yansıdıkça, soruşturmanın neredeyse hiç yürütülmediği anlaşıldı. Çocukların savcılık sürecinde ifadelerinin dahi alınmadığı, beden muayenelerinin dosyada bulunmadığı ve olayın tümüyle “rıza” yorumu üzerinden kapatıldığı tespit edildi.
Savaş nedeniyle Türkiye’ye getirilen ve devlet korumasındaki tesiste kalan iki yetim çocuğun, aynı otelde çalışan yetişkin erkekler tarafından istismar edildiği, ardından hamile kaldıkları öğrenildi. Ancak olayın ortaya çıkmasına rağmen, savcılık yetişkin şüpheliler hakkında hiçbir işlem yapmadı.
Karar, çocuk hakları savunucuları ve hukukçular tarafından ağır şekilde eleştirildi. Türk Ceza Kanunu’na göre 15–18 yaş arası çocukların “rıza” beyanı, yetişkinle yaşanan cinsel ilişkiyi hukuken suç olmaktan çıkarmazken, dosyada bu değerlendirmeye gidilmesi “hukuki bir skandal” olarak yorumlandı. Uzmanlar, özellikle korunmaya muhtaç, travma altındaki yetim çocukların rıza beyanının geçerli sayılamayacağını vurguluyor.
Ayrıca çocukların savcılık tarafından dinlenmemesi, psikolojik destek raporlarının istenmemesi ve kurum içi ihmallerin araştırılmaması da tepkilerin odağında. Çocukların hamilelik sürecini nasıl geçirdiği, kimlerin sorumlu olduğu ve olayın nasıl fark edildiği gibi kritik sorular ise yanıtsız bırakıldı.
Sivil toplum kuruluşları ve barolar, dosyanın yeniden ele alınması, sorumluların tespiti ve istismar mağduru çocuklara devlet koruması sağlanması çağrısında bulundu. Kararın kamuoyuna yansımasının ardından, adli makamların yeniden işlem başlatıp başlatmayacağı ise merak konusu.
Türkiye’de daha önce de “rıza” gerekçesiyle tartışmalı kararlar verilmiş olsa da, savaş mağduru, yetim ve devlet korumasındaki iki çocuğa ilişkin bu karar, son yılların en ağır istismar skandallarından biri olarak kayıtlara geçti.