Akademide Sessiz Çığlık: Gerekçesiz İhraç

Akademide Sessiz Çığlık: Gerekçesiz İhraç
Yayınlama: 08.07.2025

Türkiye’nin önde gelen vakıf üniversitelerinden biri olan Nuh Naci Yazgan Üniversitesi, akademik etik ve insan hakları açısından ciddi bir tartışmanın merkezinde. Üniversitenin Psikoloji Bölümü’nde görev yapan Dr. Öğr. Üyesi E. K. yaklaşık iki yıl süren mobbing sürecinin ardından hiçbir somut gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldı.

Türk Psikologlar Derneği’nin yaptığı açıklamaya göre, meslektaşları tarafından desteklenen Dr. E.K.’ye yönelik baskı, yıldırma ve dışlama süreci uzun zamandır devam ediyordu. Ancak akademik sicili temiz olan ve bilimsel çalışmalarıyla takdir gören bir öğretim üyesinin bu şekilde görevine son verilmesi, sadece üniversite camiasında değil, tüm kamuoyunda tepkilere neden oldu.

“Etik dışı uygulamaların takipçisiyiz”
Türk Psikologlar Derneği yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Bilimsel liyakatı ve etik çalışma koşullarını savunuyoruz. Meslektaşımız Dr. E. K. yalnız değildir. Bu sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyururuz.”

Dernek, yaşananların sadece bir kişinin mağduriyetiyle sınırlı kalmadığını, akademide yaygınlaşan baskıcı ve keyfi uygulamaların ürkütücü bir örneği olduğunu vurguladı.

Mobingin adresi akademi mi oluyor?
Son yıllarda Türkiye’deki üniversitelerde, özellikle genç akademisyenlere yönelik mobbing, baskı ve keyfi görevden almalar artış gösteriyor. Bilimsel özerkliğin yerini idari tahakkümün aldığı bu düzen, akademik üretkenliği değil itaat kültürünü ödüllendiriyor.

Dr. E.K.’nin yaşadıkları, bu karanlık tabloyu gözler önüne sererken, kamuoyu da şu soruları sormadan edemiyor:

  • Bir üniversite, hiçbir gerekçe göstermeden bilim insanını görevden alabilir mi?
  • Bu durum, diğer akademisyenler üzerinde nasıl bir baskı yaratır?
  • Bilimin ve bilginin itibarı bu şartlarda nasıl korunabilir?

Şeffaflık çağrısı
Kamuoyu ve akademik çevreler, Nuh Naci Yazgan Üniversitesi’nden konuya ilişkin net bir açıklama bekliyor. Gerekçesiz işten çıkarma kararının iptali ve mobbing iddialarının araştırılması için Yükseköğretim Kurulu (YÖK) ve İnsan Hakları Kurumu gibi yetkili mercilere de çağrı yapılıyor.

Bir bilim insanının susturulması sadece kişisel bir mağduriyet değil; bilimin, özgürlüğün ve akademik ahlakın da susturulmasıdır.

Kaynak:https://www.instagram.com/p/DLpMB1ctT_0/?igsh=MXQ1cGI3MXdqb3kyNA%3D%3D