Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan ve derneğin kurucuları arasında yer aldığı belirtilen Alper Çelik’in savcılık ifadesindeki iddialar gündem yarattı. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini söyleyen Çelik, Haluk Levent’in kendisini zaman zaman Kapalıçarşı’daki bir dövizciye gönderdiğini; aldığı döviz ve Türk lirasını belirtilen hesaplara yatırdığını, bu paralarla bahis ve borsa bağlantılı ödemeler yapıldığını öne sürdü. Çelik, söz konusu paraların kaynağını ise bilmediğini iddia etti.
Soruşturma dosyasına yansıdığı belirtilen ifadeler, Ahbap Derneği ve Haluk Levent hakkındaki tartışmaları yeni bir boyuta taşıdı. Ancak Çelik tarafından dile getirilen suçlamaların savcılık ifadesinde yer alan iddialar olduğu ve yargı makamlarınca kesinleşmiş bulgular olarak değerlendirilemeyeceği önem taşıyor.
Alper Çelik’in savcılıkta etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini belirterek soruşturmaya katkı sağlamaya hazır olduğunu söylediği aktarıldı.
Çelik’in ifadesinde, “Etkin pişmanlıktan faydalanmak istiyorum. Aklıma gelen başka şeyler olursa seve seve yardımcı olmak isterim” dediği belirtildi.
Çelik, Haluk Levent’in bazı finansal işlemleri doğrudan kendi hesaplarından gerçekleştirmek yerine kendisine telefonla talimat verdiğini öne sürdü.
İddiaya göre Çelik, zaman zaman Kapalıçarşı’daki bir dövizciden para alarak kendisine bildirilen banka hesaplarına yatırdı. Bu paraların daha sonra borsa ve bahis bağlantılı işlemlerde kullanıldığını ileri süren Çelik, paranın kaynağını bilmediğini savundu.
Çelik’in, “Bana sadece bazı isimler söyleniyordu. O kişilerden parayı alıp belirtilen hesaplara yatırıyordum. Paraların nereden geldiğini bilmiyorum” şeklinde ifade verdiği aktarıldı.
Bu iddiaların doğruluğunun ortaya çıkarılması açısından para hareketlerinin, banka kayıtlarının ve söz konusu olduğu ileri sürülen hesapların soruşturma makamlarınca incelenmesi kritik önem taşıyor.
Çelik’in iddiaları yalnızca finansal işlemlerle sınırlı kalmadı. Savcılık ifadesinde Ahbap Derneği’nin satın alma biriminde çalıştığını söylediği “Deniz” isimli bir kişiyi de işaret ettiği belirtildi.
Çelik, soyadını hatırlamadığını söylediği bu kişinin, satın alınan bazı ürünlerin depolarda bekletildiği, bozulduğu veya ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmadığı yönündeki iddialar hakkında bilgi sahibi olabileceğini öne sürdü.
Bu iddia da özellikle bağışlarla gerçekleştirilen satın almaların nasıl yönetildiği, ürünlerin nerelere teslim edildiği ve stok kayıtlarının ne durumda olduğu sorularını gündeme taşıdı.
Alper Çelik, ifadesinin sonunda kendisinin de yaşanan süreç nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek suçsuz olduğunu savundu.
Çelik’in soruşturma makamlarına yeni bilgiler vermeye hazır olduğunu ifade etmesi, soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni iddiaların veya delillerin gündeme gelip gelmeyeceği sorusunu da beraberinde getirdi.
Ortaya atılan iddiaların son derece ciddi olması nedeniyle, iddialarla somut delillerin birbirinden ayrılması büyük önem taşıyor. Savcılık ifadesinde bir kişi tarafından dile getirilen suçlamalar tek başına kesinleşmiş bir suç veya mahkûmiyet anlamına gelmiyor.
Haluk Levent ve Ahbap Derneği cephesinden iddialara ilişkin yapılacak açıklamalar ile soruşturma makamlarının elde edeceği banka hareketleri, mali kayıtlar ve diğer deliller sürecin nasıl şekilleneceğini belirleyecek.
Şimdi kamuoyunun yanıtını beklediği temel sorular ise paraların kaynağının ne olduğu, hangi hesaplara aktarıldığı ve iddia edildiği gibi bahis veya borsa işlemlerinde kullanılıp kullanılmadığı. Bu soruların kesin yanıtını ise devam eden soruşturma ve yargı süreci ortaya koyacak.